RİSALE-İ NUR SERENCÂMIM - 5
Lise yıllarından itibaren İslâm dinini en iyi ve sahîh kaynaklardan öğrenip, İslâm dâvâsı için her türlü fedakârlığı göze almaya azm û cehd etmiştim. İslâm dâvâsı için Müslümanları müdafaa eden, mahkemelere çıkan Üstâd Bediüzzaman'ın da avukatı olan "Bekir Berk" Ağabey'in ve hayatının tesirinde kalmışım ki, Hukuk okuyup avukat olmayı isterdim. Gayem, amacım avukat olup para kazanayım vs hiç olmadı. Bu mesleği istememdeki tek gayem, Türkiye'de İslâm dinine ve Müslümanlara karşı kim var ise, hakaret ediyor ise onların karşısına dikilmek; İslâm dâvâsını müdafaa edebilmek idi. Lakin zaman gösterdi ki, durum öyle olmuyordu. Lise 4'te Sınıf Öğretmenliği geldiği hâlde 1 sene daha çalışıp Hukuk kazanmayı istiyordum. 1 sene ailemden uzak yerde Nur Medresesi'nde kalarak kursiyer olarak üniversite sınavına hazırlandım. Hukuk okuyanlar ile de konuşup bu bölümün benim fıtratıma muvafık olmadığı kanaatine vardım. İlahiyat okuyup i̇lahiyatlar hakkındaki menfî yargıları kendim bilfiil kırmaya gayret etmeye niyet ettim. Nasıl ki Üstâd Bediüzzaman'ın Mektubat eserinde İkinci Mektub'da "Ehl-i dalalet, ehl-i ilmi; ilmi vasıta-i cerr etmekle ittiham ediyorlar. 'İlmi ve dini kendilerine medar-ı maişet yapıyorlar.' deyip insafsızcasına onlara hücum ediyorlar. Bunları fiilen tekzib lâzımdır." (Mektubat, s. 13) dediği gibi yanlış algılara karşı "fiilen tekzib" etmeyi kendime vazife bildim. O sene "Van YYÜ İlahiyat'a gideceğim inşâallah" dedim ve tercihlerimde de 1. Sıraya Van İlahiyat'ı yazdım. İsteyerek, severek ve kendi irademle seçtiğim bu bölümü okuduğum için de hiç pişman olmadım. Kendime her zaman derdim, "Dünyaya 100 defa gelsem 100'ünde de İlahiyat okumayı tercih ederdim." diye. Bana lisede iken "İlahiyat okumamı" tavsiye edenlere, İlahiyat okuyanlardan daha iyi İslâm dinini bilip bu dine ve dâvâya hizmet edeceğimi ifade ederdim. İlk İslâmî yazımı 9. Sınıfta iken lise dergimiz olan "Katre"de yayınlamıștım. Yazının ismi "Dinin Bilime Verdiği Önem" idi. İslâmî yazılar yazıp insanlara ulaşma niyetim ise İlahiyat'a gitmeden önceki yaz tatili döneminde ziyâdelești. Birçok İslâmî mesele hakkında Kur'ân, Sünnet ve Nurlar ekseninde yazılar yazıp insanlara faydam dokunsun istiyordum. Ve ilk yazdığım, Türkiye geneli ulusal bir dergide de yayınlanıp, 8 civarı internet sitesinde paylaşılan "Çağımızda Bir Hastalık: Modalaștırılan Tesettür" yazısı idi. 6 aylık bir çalışma neticesinde ortaya çıkmıştı. Bu yazı hem birçok tesettürlünün 'Allah razı olsun bunları bilmiyorduk' deyip yanlışlarını tashih etmesine hem de birçok insanın tesettüre girmesine vesile olmuştu. Yazı yazıp yayınlamaya neden karar verdim? "Fikrî Mülahazalar " ismiyle bir zaman neșrettiğim yazı serisinin 15.sinde de ifade ettiğim gibi; «Okuduğum ve çevreme anlattığım hakikatleri, yazı haline getirip neşretmeme teşvik olan, Üstâd'ım Bediüzzaman’ın şu sözleri olmuştur; "Evet kısa bir ömürde, hadsiz günahlarıma keffaret olacak, muvakkat lisanımın tövbe ve nedametleri kâfi gelmiyor. Sabit ve bir derece daim olan kitabın lisanı daha ziyade o işe yarar." (Lem'alar, s. 129)» Bir lisân ile ancak çevreme 5 - 10 kişiye İman ve Kur'ân hakíkatlerini anlatabiliyordum ama yazı ile linki attığım kişiler veya i̇nternet üzerinden hiç tanımadığım binlerce insana vesile olma imkânını Cenâb-ı Hak veriyordu. Bu imkânı da değerlendirmem gerektiğine karar vermiştim. Bunun üzerine İlahiyat Fakültesi'ne daha başlamadan Türkiye geneli çeşitli sitelerde yayınlanan yazılar ile bu niyetim tahakkuk etmeye başlıyordu. Kur'ân'ı, Sünneti ve Risale-i Nur eserlerini okumaya, anlamaya ve yaşamaya vesile olması için yazılar yazıp insanları bu kaynaklara yönlendirme yapmayı vazife addetmiștim. Elhamdülillah ki bu niyetimiz her gün Kur'ân okumaya, Hadîs okumaya, Nurları okumaya başlayıp haber verenlerin müjdeli beșaretleri ile devam edegeldi.
1000Kitap
··
5 +1'leme
·
685 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Abdulkadir Çelebioğlu
Gönderi Sahibi
RİSALE-İ NUR SERENCÂMIM 1- #230473141 2- #230517913 3- #231281953 4- #231571114 5- #232012222 6- #233192824 7- #233291939 8- #271377712 9- #271636352