RİSALE-İ NUR SERENCÂMIM - 8
Korona döneminde sosyal medya faaliyetleri hususunda ilk adımları atmaya başlamıştık. 10.07.2020 tarihinde de "Nurani Müdafa" isimli sosyal medya sayfalarımızı açmak nasip olmuştu. İsmini Üstâd Bediüzzaman'ın "Vaziyetimiz bir nevi nuranî müdafaadır." (Emirdağ Lâhikası 1, s. 44) sözünden ilham olarak "Nurani Müdafa" koymuştuk. Tevafuk ki, Ayasofya'nın camiye çevrilme kararı alındığını gün sayfalarımızın açılması vukûa geldi. Mufassal Tarihçe-i Hayat (3 Cilt)'ta şöyle bir hatıra geçtiğini de sayfalar açıldıktan sonra fark ettik; «Abdullah Yeğin Ağabey diyor ki: Bir ara Salih Özcan ve diğer bazı hareketli zâtlar, Üstâd'a gelerek bir gazete çıkarmak, (yani Nur cemaatı adına bir gazete çıkarmak) fetvasını Üstâd'dan almak istediler. Hazret-i Üstâd bu zâtları kırmadan şöyle buyurmuşlardı:“Ne zaman ki Ayasofya yine cami oldu, bizim de o zaman bir gazetemiz olabilir.”» (Mufassal Tarihçe-i Hayat (3 Cilt), c. 3, s. 1971)
Nurani Müdafa da sosyal medya hesaplarını 10.07.2020 tarihinde Ayasofya'nın camiye dönüştürülmesi kararı alındığı gün, Üstâd Bediüzzaman Hazretleri'nin böyle bir sözünün olduğundan bîhaber iken Türkiye'nin muhtelif vilayetlerinde bulunan 6 kişi tarafından kurulması tam bir tevafuktur. Üstâd Bediüzzaman döneminde en yaygın kitle iletişim aracı "gazete" iken, günümüzde sosyal medya bunun yerini tutmaktadır. Böylece Üstâd Bediüzzaman'ın “Ne zaman ki Ayasofya yine cami oldu, bizim de o zaman bir gazetemiz olabilir” kerâmeti, aynı gün kurulan Nurani Müdafa ile zâhir olmuştur.Kuruluşundan tam 1 sene sonra 10.07.2021 tarihine tevafuk eden günde ise inayet-i İlâhiye ilenuranimudafa.comsitesi kurularak hizmetlerine ivme kazandırmıștır. Hazâ min fadli Rabbi. (Bu, Rabbimizin lütfûdur.)
2020 yılının evvelinde farklı çeşitlerde sosyal medya çalışmalarımız olmuşsa da, nizamî bir şekilde bir heyet hâlinde çalışmak "Nurani Müdafa" ile başladı. Elhamdülillah ki Türkçe'nin yanı sıra Arapça, Kürtçe, Zazaca, Farsça, İngilizce, Almanca, Fransızca, Rusça lisanlarında da İnstagram sayfaları ve Telegram kanalları açtık. (Nurani Müdafa Zazakî, ilk Zazaca İslâmî tebliğ sayfası olma hâsiyetine hâizdi.) Amacımız aynı şeyleri tekrar ya da başkalarının yaptığı şeyleri bir daha ele almak değildi, eksikleri tamamlamak ve yapılmamış hizmetlerle alâkadar olmaktı. Cenâb-ı Hakk'a şükürler olsun ki Rabbimiz bizi istihdam eyledi, vesile kıldı.
2022 yılında Mart ayı olmadan önce ilahiyat 3. Sınıfta iken "Mart Ay'ı Bediüzzaman Ay'ı" şeklinde faaliyetler yapılırken neden Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde de faaliyetler yapılmasın ki, diye düşündüm. Nitekim Üstâd Bediüzzaman Van için "Benim için Van çok kıymettardır. Lillahilhamd sizler o kıymettarlığı gösterdiniz. Ve Van'a karşı şedit hissiyatıma tam mukabele ediyorsunuz." (Barla Lâhikası, s. 122) demekte yirmi yıldan fazla Van'da bulunmuştu. Dahası Van'ı "vatanı" (Lem'alar, s. 247) görmüş, "şirin vatanım" (Lem'alar, s. 248) diye tavsif etmişti. Lâkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde herhangi bir Bediüzzaman Konferansı tertiplemek için adım atılmadığını müşahede etmiştim. 2019 yılında İlahiyat hazırlıkta iken "Bediüzzaman'ı Anmak ve Anlamak" isimli bir konferansı, bir tane kabul eden topluluk adına düzenlemek nasip olmuştu. Daha sonra araya pandemi girince Mart aylarında yapmak istediğimiz konferanslar da nasip olmamıştı. 2022 yılında tekrar bu konferanslara devam edelim diye düşünüp üniversite bünyesindeki çeşitli öğrenci toplulukları ile görüştüm. Çünkü bir öğrenci topluluğunun ismiyle ancak konferans yapılabilirdi. Maalesef ki hiçbir öğrenci topluluğu "Bediüzzaman ve Risale-i Nur" hakkında bir konferansta isimlerinin geçmelerini istemediler; istemeyebilirler kendi tercihleridir elbet. Ama niyet etmiştik bir kere ve Van YYÜ Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı ile görüştüm. Dedim ki durum, vaziyet böyle. Oradaki görevli kişinin "Abdulkadir Hoca! Madem kimse kabul etmiyor. Sen bir tane öğrenci topluluğu kur. İstediğin zaman faaliyetlerini yap. Sadece dilekçe verip imza atarsın." dedi. Tek başıma idim, yanımda yardımcı olabilecek ikinci bir kişi dahi yoktu. Yirmiden fazla kurucu ismi, bilgileri ve imzası gerekirken ne yapabilirdim ki.İşte bu andan itibaren yeni bir devre başladı. Kur'ân ve İman hizmetinin geniş daire faaliyetleri için vesile ve vasıtaları ile insanlara ulaşmaya çalışmak.