Edgar Allan Poe, 1800'lü yılların başında yaşayan zekası, bilgeliği, şiir ve Macabre ve gizem öykülerindeki başarıları tanınır. Macabre, sanat eserlerinde ürkütücü ve acı verici betimlemelerle ölüm sembolleri ve ölümün detayları üzerinde duran bir kompozisyon türüdür. Amerika'da hem romantizmin, hem de kısa öykülerin ilklerindendir onun yapıtları. Polisiye türünün mucidi, bilim kurgunun da altyapısına katkıda bulunanlardandır. Birçok önemli yazar gibi onun da hayatı ekonomik sorunlarla boğuşmakla geçmiştir. Çok genç bir yaşta, 40 yaşında ölmüştür.Ölüm sebebi bilinmemekle birlikte hastalık, alkolizm, uyuşturucu bağımlılığı, intihar veya diğer sebeplerden öldüğü ileri sürülmektedir. Yaşadığı evlerin bazıları müze hâline dönüştürülmüştür. Amerika Gizem Yazarları Grubu gizem türü edebiyat dalında seçkin eserlere yıllık olarak Edgar Ödülü vermektedir.
Birçok önemli ismin ortak düşüncesine göre Poe, iğneleyici üslubu olan, nasihat vermeyi seven, titiz, felsefeyi kullanmayı bilen birisi olarak nitelendirilmiştir. Arthur Conan Doyle, Jules Verne, H. G. Wells , Henry James, Berick Traven , David Morrell ondan etkilenerek edebiyat dünyasına giren isimlerin sadece bazılarıdır. Bu listedeki isimlerin büyüklüğü de ana kaynak olan Poe'nin ne kadar önemli bir isim olduğunu bizlere gösterir niteliktedir.
Poe'nun ilk kitabı "Timurlenk ve Diğer Şiirler"'in yalnızca 12 adedinin günümüze ulaşabildiğine inanılmaktadır. 2009 yılının Aralık ayında New York'ta Christie's müzayede salonunda bu kitap 662.500 dolara satılmıştır ki bu bir Amerikan edebiyatı eserine ödenmiş en yüksek bedeldir.
2012 tarihinde yönetmenliğini James McTeigue'nin üstlendiği The Raven (Kuzgun) isimli yapımda Poe'yu John Cusack canlandırmıştır.
Morgue Sokağı Cinayetleri, Poe'nin en meşhur eseridir. 1841'de yazılmıştır. İlk modern kısa öykü polisiye kitabı olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmış bir eserdir. Kısaca konusu şudur; C. Auguste Dupin, Paris'te iki kadının vahşice öldürülmesinin gizemini çözen bir adamdır . Cinayet işlenirken kullanılan dil kitabın ana çözüm noktasıdır. Çok sayıda tanık ve şüpheliyi dinlemiş olsa da hiç kimse hangi dilin konuşulduğu konusunda hemfikir olamamıştır.
Dupin karakteri ile Poe, aralarında Sherlock Holmes ve Hercule Poirot'nun da bulunduğu sonraki kurgusal dedektiflerde edebi gelenek haline gelen birçok özelliği bu kitapta biz okurlara gösteriyor . Buradan da şu ortaya çıkıyor ki, polisiye edebiyat dünyası Poe'den doğmuştur desek abartmış olmayız. Çünkü günümüzün en meşhur polisiye yazarları ondan kesinlikle esinlenmiştir.
Kitabın girişindeki analitik düzlemdeki akıl yürütme olayı Poe'nin ne kadar zeki ve çeşitli konularda fikrinin olduğunu da bizlere gösterir nitelikte. Kitabın adı olan Morgue, Rue Morgue'daki cinayetlerin yaşandığı evin olduğu yerin adı. Spoiler olmasın diye cinayeti işleyen şüpheli ile ilgili bilgi vermeyeceğim ama bu cinayette de bilim kurgusal bir örnek mevcut. Ama burada Agatha Christie tarzı bir katili hadi bulunuz durumu söz konusu değildir, haksız bir arayış ve bulma çabası vardır. Yani kimin yaptığının bulunma ihtimali olmayan bir cinayettir. O nedenle mantıklı veya kafanıza yatacak bir beklenti oluşmasın diye şimdiden böyle bir mevzunun olduğunu da söylemekte fayda var. Tam anlamıyla bir polisiye diyemeyiz. Gizem, polisiye, bilim kurgu ögeleri barındıran bir kısa öykü demek çok daha doğru olacaktır.
Poe, Morgue Sokağı Cinayetleri'ni kentleşme nedeniyle suçun insanların zihninde ön planda olduğu bir dönemde yazmıştır. Londra'nın yakın zamanda ilk profesyonel polis gücünü kurduğu zamanla eş zamanlı olarak gazeteler cinayetleri ve cezai davaları haber yaptıkça Amerikan şehirleri bilimsel polis çalışmalarına odaklanmaya başlamıştır.
Hikayenin temelinde beyin ile kas arasındaki savaşa dair bir metafor var. Hikaye aynı zamanda Poe'nun sıklıkla kullandığı, "dünyanın en şiirsel konusu" olarak adlandırdığı güzel bir kadının ölümü temasını da içeriyor.
Dupin Yöntemi diye daha sonra anılacak olan bir yönteme de bu kitapta yer verilmiştir. ''Elde edilen bilginin kapsamı; çıkarımın geçerliliğinden çok, gözlemin kalitesinde yatmaktadır." Gerçekten 150 yıl önce yazılmış bir kitap metnine göre fazlaca zeki bir metin ve analizdi.
Ayrıca şunu bilmekte de fayda var. Kitap yazıldığı dönemde dedektiflik kelimesi mevcut değildi. Benzerleri ünlü yazar Voltaire yazmış ve Poe de ondan esinlenerek bu kitabın temelini oluşturmuştur.
Sonuç olarak, kitap kendi yazıldığı dönemle mukayese edildiğinde birçok ilkin yer aldığı başarılı bir eser diyebiliriz. Kendi içinde o dönem için özgün olup, daha sonra birçok polisiye yazarını da etkisi altına alarak bu türün temellerini atmıştır. Ancak,katilin kim olduğu çözülemez olduğundan eksi puan vereceğim. Bu durum polisiye okuruna bulma şansı verdirmemiş ve haksızlık yapmış. Bu türün en sevilen yanını okurların elinden almış. Onun dışında kurgu, zeka, anlatım tekniği, edebi teknik vs kusursuzdu. Kitaba puanım 8.