Kesinlikle herkesin okuması gereken müthiş bi Türk eseriydi. Böyle distopik romanların baş tacı benim için George Orwell 'dır ve cidden 1984 okuduğum en iyi romanlar arasında ilk 5'te yerini alır. Ama bence Yaşar Kemal de bir yerlerden 1984'ün seviyesine getirmiş bence bu kitabı.,
Kitabımız fillerin karıncaların yurtlarını basıp onları köleliğine almasıyla başlıyor. Hem de fillere sorsanız asla suçlu değiller karıncalar hiçbir şey yapmayıp kendi hallerinde yaşarlarken güya fillerin yurtlarını basıp onları katletmişler ki minicik karıncaların kocaman filleri katledebileceğini düşünebiliyor musunuz? Yani filler burda mağdura yatıp karıncalara suçlu olduğunu manipülasyonla inandırıyor. Cidden Mikail Balcı 'nın da incelemesinde bahsettiği gibi benim de aklıma direkt Filistin-İsrail olayı geldi. Daha sonrasında bu sömürgecilik karşısında karıncalar baş kaldırmak istediğinde ise filler onları 'siz birer filsiniz' diyerekten ya da onlara geçmişini, dillerini, filmlerini, dizilerini, şarkılarını unutturarak kandırıyor. Tabi fil olduğunu duyan karıncalar da fil gibi davranır değil mi? Başlıyorlar bizim karıncalar fil gibi yemek yiyip fil gibi (tabiri caizse) kıçlarını ağaca sürtmeye. Bunu gören filler hükümdarı da durur mu endişeleniyor tabi ki. Karıncalar da kendileri gibi yatsa onları sömüremese ekmek elden su gölden gelir mi hiç fillere? Yine karıncaları manipülasyonlarla kandırıp iş yaptırmaya geri döndürüyor. Ama karıncaların içinde öyle birisi var ki işte o kişi karıncaların kurtuluşuna sebep oluyor. Çünkü umudu tükenmemiş, filler kocaman biz küçücüğüz nasıl yeneceğiz onları dememiş. Okumuş, düşünmüş ve bu sayede kitabın sonunu mutlu yani ezilen tarafın kazandığı konuma getirmiş. İşte bu kişi 'Kırmızı Sakallı Topal Karınca'dır.
Filler sultanı başından beridir bu topal karıncadan korkar çünkü topal karınca en başta da filler sultanına karşı gelmiştir. İnanın ki hepimizin içinde bir kırmızı sakallı topal karınca vardır. Yeri geldiğinde o karıncayı ortaya çıkarmayı bilin ki ezilen taraf siz olmayın, ezilenleri de her zaman kurtarabilin.
Bir de filler sultanının tarafında hüdüd kuşları ve onların hükümdarı Ulukepez'de var. Bunlar da fillerle beraber karıncaları sömüren kısımdalar. Ama onların da sonu fillerle aynı. Çalışmadıkları için o kadar yağ kaplıyolar ki uçamıyorlar bile. Şunu unutmayın ki ne olursa olsun her zaman haklının ve doğrunu yanında olun. Bilmiyorum belki inandığınız bir din yoktur, benim inandığım dine göre haksızlık burda karşılığını bulmasa bile diğer dünyada kesinlikle karşılığını bulur o yüzden biraz daha iç rahatlatıcı diyebilirim.
Bu filler ve karıncalara bir başka örnek de bence kast sistemidir. Evet kanunsal olarak şuanda Türkiyede kast sistemi yok olarak görünüyor fakat bence alası var. En basitinden bu enflasyon arttıkça zenginler daha zengin fakirler daha fakir olma yolunda ilerledi ne yazık ki. Gerçekten üzücü bir durumdur bu da.
Kusuruma bakmayın biraz uzun tuttum incelememi ama kitabı gerçekten çok beğendim. Yaşar Kemal'in de okuduğum ilk eseriydi ve açıkçası beni akıcılığıyla olsun yazım diliyle olsun büyüledi diyebilirim. Türk yazarlarımızı pek okumuyorum ama okumaya da çalışıyorum ve şu ana kadar en sevdiğim Türk yazar Reşat Nuri Güntekin 'dir benim için. Artık Yaşar Kemal de benim ilk 3 sıralamama girmiş bulunmaktadır. Daha en merak ettiğim eserleri İnce Memed serisi ve Ağrı Dağı Efsanesi kitaplarıdır. İnşallah onları da okuyabilirim. Buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim. Kendinize iyi bakın, okumayla kalın!