Ahmet’in ağzından ve bakışından bir cinayet ile hikaye başlıyor. Bir başrol gazeteci kız hikayeye ve Ahmet’in yaşamına giriyor! Polisiye roman tadında ilerleyen hikayede Ahmet’in ikizi Mehmet hikayesini gazeteci kıza ne diye anlattığını kendi bile bilemezken anlatır buluyor. Ve ikizi Mehmet’in akıl almaz aşk hikayesine geçiyoruz. Ve sonunda aşk, cinayet, şaşkınlık iç içe geçerek muhteşem hikaye son buluyor. Spoiler vermeden bu kitaba inceleme yazmak oldukça zor, sarsıcı bir edebiyat ve kurgusu ile hafızalardan silinemeyecek uzun yıllar sonra bile detayları ile hatırlanacak bir roman.
Kitabın konusundan bağımsız dikkatimi çeken ve hikayeye bağlayan okuyanların belkide fark ettiği, okuyacak olanlarında dikkatini çekebilecek anekdotlar ile incelemeye devam edip bitireceğim.
Ahmet insanlara ve durumlara bakarken hep bir roman karakterinden yada hikayesinden yararlanıyordu, bu çok hoşuma gitti. “Benim için hayat bir roman, herkes de roman kahramanı.”
S:155 Ahmet. Bende okurken Peyami Safa ’nın Yalnızız romanındaki Samim’in zekice analizleri ve kafasında olayları işlemesini ve Albert Camus ‘un Yabancı romanındaki Meursault karakterinin hissizliği ve kayıtsızlığını hissettirmiş ve not etmiştim.
Finalinde ne kadar belirgin olduğunu gördüm ve Zülfü Livaneli ’nin okuyucuya aktarmak istediklerini çok güzel aktardığını hissettim. Mehmetin hikayesi her kesintiye uğradığında gazeteci kız gibi sinirlendim bende kitaba ara verdim. Gazeteci kız üzerinden verdiği sinir etme ve merakta şiddetli bir şekilde bana ulaştı.
Kitabın final kurgusu ise kelimeler anlatılamayacak kadar etkileyiciydi. Kitap bitti ve iç sesim “Ben ne okudum!” Dedim ve kaldım.
“İnsan her şeyi unutarak yaşayabilirdi ama her şeyi hatırlayarak yaşayamazdı.”
S:222
Olay kurgusu çok çok iyi✨ Mehmet Rusya da konteynerda kilitlendigi zaman bende onunla kilitlendim.Yazarin En iyi kitabı Serenad diyenler Kardeşimin Hikayesini okumayanlardir..
Abdullah Karadeniz Her kişide heyecan ve merak farklılık gösterebilir; kimin, hangi kitapta, nerede takılı kalacağı, neye bağlanacağı değişken. Bu yüzden, o anlamda “başlayın” demek için söylemedim. Okuyan kişide bir derinlik varsa, kitap ne olursa olsun bir kelime ya da bir cümle bile farkındalık yaratabilir, insana değer katabilir.
Dediğiniz kitapları okudum. Zülfü Livaneli’nin kalemini ve anlatımını ben de seviyorum; hem duru hem de derin bir dili var. Okumaya da devam edeceğim bir yazar.
Katkınız için teşekkür ederim, ben de size keyifli okumalar diliyorum.