Gönderi

Bir Kitap Kafeniz Olsun İster Miydiniz?
8/10
·288 syf.··
2024 49. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Ekim 2024 20:36
Bu kitap yorumunu Instagram profilimde de bulabilirsiniz: instagram.com/alintilarlayasi... "Olmak istediğimiz kişi olabilmiş miydik?" (s. 252) Hyunam-Dong Kitabevi kitabı, Kore edebiyatı teması altında uzun zamandır karşıma çıkan kitaplardan biriydi. İlgi alanıma da hitap edeceğini düşündüğüm için sonunda bu kitabı okudum. Bu kitapla hayatım arasında bazı benzerliklerin olduğunu fark ettim. Sevdiğin bir işi yapmakla zorunda olduğun bir işi yapmak arasındaki fark, benim de kendi mesleğimi yaparken içine düştüğüm çıkmazlardan biriydi. Mimarlıktan mezun olduktan sonra 1 yıl çalışıp ardından tamamen istifa ettiğim için bu kitabı çok daha iyi anlıyorum. Çünkü baş karakter Youngjou da, eski işinde tatildeyken bile çalışan bir insanken sonrasında kendi kitabevini açıyor. Kitabevini açtıktan sonra her ne kadar maddi bir darboğazdan geçmek zorunda kalsa da, insanlarla manevi ve sosyal bağlar kurup hayatı gerçekten yaşadığını hissediyor. Kitapta Youngjou'nun kitabevine bağlı bir kitap okuma grubu kurup bunu işletmesini de 5 yıldır yönetmeye devam ettiğim online kitap okuma grubuma benzettim. Gerçekten de bu hayat, benzer kitapları okuduğunuz insanlarla birlikte olunca çok daha keyifli geçiyor. Hayatın risk almaya değip değmeyeceğini de okuyabileceğiniz bu kitapta, insanın kendi tutkusuna giden yolun tabelasının üstünde "cesaret" yazdığını görüyoruz. Çünkü cesaretsiz ve risk alınmamış bir hayatın, başkalarının boyunduruğunda geçen edilgen bir hayat olarak kalacağını düşünüyorum. Jack Nicholson'ın başrolde oynadığı Guguk Kuşu filminde çok sevdiğim bir sahne vardı. Hiç kimsenin kaldırmaya yanaşmadığı bir lavaboyu gören Jack Nicholson kollarını sıvar ve neredeyse imkansız olanı yapmaya girişir. Sonrasında başaramadığında ise "En azından denedim" der. İşte sırf bu cümleyi diyebilmek için bile bu hayat yaşamaya değer bence. Bir performans dünyası içerisinde yaşıyoruz. Herkesin onlarca saat çalışmak zorunda bırakılması ve bunun üzerine kimsenin içinde bulunduğu durumu sorgulamaması artık iyice normalleşti. Kimse tam olarak kime hizmet ettiğini sorgulamıyor. Kimse kendi benliğine ve sevdiklerine neden daha çok zaman ayıramadığını merak etmiyor. Başta sorduğum soruya dönecek olursam, kitabın içinde geçen bu soru bizim de hayatta nereye ulaşmak istediğimizle doğrudan ilişkili... Olmak istediğimiz kişiye daha ne kadar var? Şu anda içinde bulunduğumuz hayat yolunun bizi olmak istediğimiz kişiye götüreceğine inanıyor muyuz? İşte Hyunam-Dong Kitabevi aklınızda bu tür soruların ihtimallerini uyandıracak, okuması kolay bir kitap olabilir. Her yaşa hitap ettiğini ve içeriğinde sıkıntı oluşturabilecek hiçbir ögenin olmadığını düşünüyorum. Bu yüzden beni takip eden her çocuk ve gence de bu kitabı mutlaka öneririm. Kitap hakkında eleştirebileceğim şeylerden biri, neredeyse 300 sayfalık bir romanın tek mekanda geçmesinin okuru da tek mekana hapsettiğini düşündüm. Bu yüzden bir okur olarak bazı kısımlarda o kitabevi bana rahatlatıcı bir yer gibi gözükmektense okurunu sıkıştıran ve kendimi bir türlü dışarı atamadığım bir yer gibi hissettirdi. Bir diğer eleştireceğim konu ise yazarın sadece konu ve temaya odaklanmış olmasıydı. Bu yüzden kitap içeriğinin ne zamanda, nasıl, hangi koşullarda geçtiği gibi soruların cevaplarını kitapta bulamıyoruz. Yani dünya sanki sadece Youngjou ve Minjun karakterlerinin etrafında dönüyor gibiydi. Dış koşullar ve zorlukların yadsındığı, toz pembe bir dünyada geçiyormuş havası vardı kitabın. Oysaki yayıncılık ve kitabevi sektörü artık hiç de böyle değil. Gerçekçi olmak gerekirse şu an yapılabilecek en zorlu mesleklerden biri hatta. Üstelik teknoloji ve yapay zekanın yükselişini de işin içine katınca, basılı kitap kültürünün bile ileride dijitalleşmeye yenik düşme ihtimali var. Yine de bu söylediklerim, bu güzel kitabı okumaya engel değil tabii. Hayatımızın sonunda geriye doğru baktığımızda olmak istediğimiz kişinin ta kendisi olabilme dileğimle...
Edebiyat
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,1bin okunma
·
1.467 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Belki benim olmaz ama ben öldükden sonra kitaplarımdan kütüphane ya da kafesinin olmasını vasiyet ederim...
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
yakında bu kitabın içinde olduğu bir video da çekicem bu arada
Yorumunuz okuma isteği uyandırdı. Teşekkür ediyorum, listeme aldım.👍🏽
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
ben teşekkür ederim, harika
Piyasada edebiyattan yoksun o kadar çok popüler kitap var ki o yüzden elim gitmemişti bu kitaba. Güzel inceleme için teşekkürler. Biraz da kendimi iyi hissedeceğim kitapları okuyayım:) Yazında yayıncılık, kitapçı sektöründen, bahsetmişsin acaba Kore'de de öylemi merak ettim.
Şu an okuduğum kitap, güzel ilerliyor😍