Karanlık, Karamsar, Hayat Karartan Filozof Arthur Schopenhauer!
9/10
·222 syf.··
2024 105. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2024 13:29
Ne tuhaf, bunca zaman düşünceleriyle karanklıkları aydınlatan olarak bildiğim, okuduğum tüm kitaplarında üzerine uzun uzun düşündüğüm bir yazarın sosyal platformlarda karşıma “karanlık, karamsar ve hayat karartan olarak çıkması”. Meğer ne kadar farklı pencerelerden bakmışız yazarın kalemine. Tozpembe olmayan ne varsa hayata dair, bir kara leke çalıp geçmişiz üzerine. İnsanlar duymak istediklerine gerçeklerden daha fazla inanırlar, zira ağır gelir gerçeklerin yükü yeterince ağırlık taşımış olan ruhlarına. Schopenhauer Immanuel Kant’ın öğrencisi ayrıca kendisinden sonra gelen Friedrich Nietzsche üzerinde de derin izler bırakmış bir isim. Felsefeye adanmış bir ömür… Kolay fizolof olmuyor değil mi insan? Hayatın derin düşüncelere itecek kadar yaralaması gerek. O da ilk yaralarını ailesinden alıyor birçok insan gibi… “Aile korkunç bir yüktür,” der Oscar Wilde Taşıması diğer yüklere göre hayli zor olan. Ve Fyodor Dostoyevski “Evde, yani aile içinde de yalnızdım.” Schopenhauer’ı düşünmeye iten de bu olsa gerek… Aile, kadınlar, hayat ve ölüm üzerine… Keskin görüşlerinin doğum yeri zihninden önce ailesinin evi. “Mutluluk kendi kendine yetenlerindir.” (s. 25) Başkalarının varlığıyla mutluluğu bulan insan onların yokluğuyla bürünüyor derin bir mutsuzluğa. Oysa hayatı kendi kendine yaşamayı bilen insanlar için mutluluk çok daha kolay. Yanlış anımsamıyorsam Mutlu Olma Sanatı’nda geçiyordu bu cümle, mutluluk kendine yetenlerindir, diye. Ve yine aynı kitapta “Mutluluk kolay değil, içimizde bulmak çok zor, başka yerde bulmaksa imkansız.” Kendiyle başbaşa kalabilmenin ne kadar değerli olduğunu çok erken yaşlarda keşfediyor yazar ve hayatını bu keşif üzerine kurmaya çalışıyor. Peki başarabiliyor mu? Teoride mümkün görünen pek çok şey uygulamada yerle yeksan oluyor. “Sırrımı saklarsam, benim tutsağım olur: Açığa vurursam, ben onun tutsağı olurum.” (s. 186) Ne derdi bir romanda “Sırrını rüzgara fısıldarsan, ağaçlara söylediği için suçlayamazsın.” Hayatta birçok şey daha önce deneyimlemediğimiz için geliyor başımıza. Daha önce deneyimleyenlerin sözlerini ise “hayat karartan filozof” olarak damgalıyoruz. “Şimdiki aklım olsa”lara sığınarak bir yere varamadı bugüne dek insanoğlu. Bunun yolu ancak okuyarak o aklı zamanında edinebilmekte saklı. “Düşmanının bilmemesi gereken şeyi dostuna söyleme.” Bir cümleyle çıkılan uzun bir zihinsel yolculuk. Ve daha da iddialısı: “Bırakın insanları, köpekler bile büyük dostluklara katlanamazlar.” İnsan düşünmeden edemiyor, neler yaşadın da böyle çıkarımlara ulaştın diye. Göğsümüzde yumruk yok da sırtımız dostlarımızın tırnak izleriyle dolu. Önce en çok suladığın çiçek çürüyor. Düşüncelerini açıklarken gerek Doğu’dan gerekse Batı’dan birçok düşünür ve yazarın görüşlerinden de yararlanıyor yazar. Aristoteles, Seneca, Shakespeare, Cicero, Goethe bunlardan birkaçı yalnızca. “Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir.” Seneca “Bir kimsenin ne olduğu, neye sahip olduğu, neyi temsil ettiği üzerine görüşler, öğütler, özdeyişler yer alıyor eserde. Katıldığınız, katılmadığınız birçok yer olmakla birlikte okuyana çok şey katacak bir eser olduğunu düşünüyorum. Bir çırpıda okunmasa da bir süre başuçlarınızda misafir olabilir.
Felsefe
Yaşam Bilgeliği Üzerine AforizmalarArthur Schopenhauer · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20259,3bin okunma
··
924 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.