Gönderi

9/10
·231 syf.··
2018 3. kitabı
Bu inceleme hayatımda varlığıyla beni onurlandıran değerli Hocam, Dostum ve Ağabeyim Metin T. ‘a ithaf edilmiştir. Kitabın karanlığından mı ismi “Gece” acaba ya da karakterlerin karanlığından mı? Sahi karakter var mı bu kitapta? Zor kitap. Zorluğu okunmasında değil de anlamasında ve zihninde bir yerlere koyabilmesinde. Anlatmaya çalışayım. Okumaya başladıktan bir süre sonra okuyucu içene düştüğü belirsizlikten rahatsız olup anlamlar çıkarmaya ve tanımlar çıkarmaya çalışsa da anlatıda mekan ve zaman belirsiz. Hatta karakterler ve bizzat anlatının kendisi belirsiz. Okuyucu neresinden tutsa elinde kalıyor, bir garip anlatı. Yazar okuyucuyu da yazımı da savurup duruyor sürekli, bir şekilde dalga da geçiyor hem yazıyla hem okucuyla hem de kendi yazımıyla, ben böyle anladım. Eğer okuyucu yazımı kendi mantığında ve usunda biryerle yerleştirmeye çalışırsa harap oluyor, dedik ya neresinden tutsanız elinizde kalıyor diye. Okunacaksa bu kitap, okuyucu kendisini yazarın yazımına bırakmalı ki keyfine varabilsin bu edebi anlatının. Çok katmanlı roman diyorlar, katmanlı olması doğru da roman olduğundan pek emin değilim, okuduktan sonra siz karar verin. Postmodern nedir diye sorarlar bazen ya işte bu anlatı postmoder. Gerçek yok, doğru ve yanlış, hayal-rüya birbirinin içinde, yazarın bilinç akışında kaybolup yol bulmaya çalıyor okuyucu. Bir de kurmaca ekleyin. Zor, değil mi? Evet zor ama bir o kadar da keyifli. Geçen gece bayağı sorhoş olduğum bir anda bir dostuma yazmıştım; “işte bu düşünce halime edebiyatta postmodernizm deniyor, gerçek hayatta ise hass... “ diye. Neyse, öyle işte. Kitap dört ana bölüm ve yüz on alt bölümden oluşuyor. Alt bölümlere ayrılmasa okunabilirliğini kaybederdi zaten anlatı, yazar işi biliyor. Bu alt bölümlerinin kimisi dipnot şeklinde ipuçları veriyor okuyucuya. Yani ilerleyen bölümlerde yapacaklarını sezdiriyor önceden diyebiliriz. Örneğin 27. Sayfada “ 1.Dipnot .... Benim dilim çiçek dermek üzere eğilip kalkan bir gövdenin yumuşaklığına, dalgalanışına ulaşmalı” Haydi bakalım. Bir anlatım, bir yazım bu benzetmeyle nasıl açıklanır? Diğer bir örnekle ip uçlarına devam edelim. “ 2. Dipnot .... Dağınıklığı taparlamak gereği var, her şeyin ardındaki yazar ben miyim, benim bir yaratığım mı, kararlaştırmak gereği var.” Diyor. Yazının muğlaklığı yetmedi yazarın da muğlaklığı sözkonusu şimdi. Bitmedi daha yeni başlıyor kitap, daha başımıza gelecek var. İşte buyrun bakalım “3.Dipnot ... Kişileri de hem var kılmalıyım, hem de belirsizlik içinde bırakmalıyım. Öyle düşünüyorum ya, gerçekten ne demek bu? Öznenin ara ara belirsizleşmesi.” Haaaahhh işte tam oldu. Haydi kolay gelsin okuyucuya şimdi. Bu kadar ipucu yeterli sanırım, bundan sonrasını güzel okuyucunun güzel düş gücüne bırakalım. İnsan kendi bilinç akışında kayboluyorken başka birinin bilincini takip etmesi ve anlamlandırması çok zor zaten. Ama anlatının ya da yazarın deyimiyle “yapıntının” okuyucunun zihniyle kendini karşı karşıya getirebilme gibi bir yeteneği de olabilir kim bilir. Kendi zihninin karanlıklarında kalmış, unutulmuş korkular ve ihtiraslar gün yüzüne çıkabilir “gece” de. Keyifli inceleme oldu, okuması da keyifliydi benim için. Okuyacaklara kolay gelsin. Çok koşulacak konu var bu kştap için, söylenecek çok söz var ya bunları kitap toplantısına bırakalım.
Etkinlik
GeceBilge Karasu · Metis Yayınları · 20202,840 okunma
··
1.604 Gösterim
6 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Muzaffer Hocam o gün çıkıp uyarmıştım herkesi, ‘Arkadaşlar bu postmodernizme bulaşmayalım, Metin Abi’nin yolu yol değil, biz efendiliğimizi bozmayalım’ demiş ama sonunda kaybetmiştim:))) İşte şimdi bedelini ödemeye başladık tek tek:) Neyse siz atlatmışsınız, sıra bizde artık... Şaka bir tarafa, çok farklı bir okuma deneyimi olacağı çok açık. İncelemenizden bunu anladım ve gerçekten daha bir merak ettim kitabı. Elime ulaştığında çok geciktirmeden başlayacağım ben de... İncelemeniz tam ölçüsünde olmuş Muzaffer Hocam. Ne bir eksik ne bir fazla:) Ser vermiş ama sırları kendinize saklamışsınız:) Emeğinize, kaleminize sağlık...
Muzaffer Akar
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, toplantıyı merakla bekliyorum çok keyifli olacağa benzer. Aslında inceleme yazmakta tereddüt ettim ama düşününce herkes toplantıdan önce yazarsa daha çok konuşma konusu çıkar gibi geldi. Şimdiden iyi okumalar.
Mekanım benim ruhumdur, diyor sanki BK. Bu anlamda "Kendi zihninin karanlıklarında kalmış, unutulmuş korkular ve ihtiraslar gün yüzüne çıkabilir " tespitini çok önemsiyorum. Yani bir anlamda değerli Necip'in, ekspresyonist bir bakış açısı, tespitiyle senin tespitin örtüşüyor. Aslında benim geldiğim nokta da aynı. Bu anlamda, bugüne dek yapılmış, "yazar baskı dönemlerini anlatıyor," ana fikrine dayanan onca akademik tezi boşa çıkardık gibime geliyor. Bu sitede böyle güzel iş birliği oluyor işte. Ezber bozuyoruz billahi. :))) Bundan sonra "Gece" üstüne yazılan roman tahlilleri asla eskisi gibi olamayacak. İşte bundan eminim. Bu fukarayı onurlandırman ayrıca, mutlu etti çok. Teşekkür ederim değerli dostum. Ömrüne bereket.
Muzaffer Akar
Gönderi Sahibi
Ben de okuma grubunda okunup incelenen romanın okuma amacına ulaştığı kanısındayım. Toplantı da bereketli olacağa benzer. Sağolasın Metin Abim.
Hocam, yüreğinize sağlık. Gayet açıklayıcı bir inceleme olmuş. İnceleme "Ben seni bekliyorum;ya merak edip dur ya da merakını gidermek için al beni oku." diyor. Postmodern denince aklıma direk Oğuz Atay geliyor. Oğuz Atay'ın eserlerini okuyup da müteessir olmayan insana rastgelmedim. Acaba bu kitap da Oğuz Atay'ın eserleri gibi müteessir edecek mi? Cevabını kitabının okuyunca alacağım galiba. Kaleminiz pas tutmasın, hocam.
Muzaffer Akar
Gönderi Sahibi
Oğuz Atay bana göre doruklardan birisi, bu kitaptaki anlatım daha şahsına münhasır diyelim. Teşekkürler, iyi okumalar.
Çok güzel bi inceleme olmuş ama umarım kitap da bu kadar uzun depildir okuyacağım.
Muzaffer Akar
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim kitap 231 sayfa, kolay gelsin.
Güzel incelemeniz için teşekkürler. Anlayamadığım bir şey olduğunda çok asabileşirim ben :) bir an kitabı okumuş anlayamamış ve asabileşmiş gibi hissettim :D Yinede "gerçek, doğru ve yanlış"ın olmaması fikri benim kulağıma hoş geldi. Kaleminize sağlık.
Muzaffer Akar
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim efendim zaman ayırıp okuduğunuz için.
Reklam
Çok zorlu ve keyifli bir esere benziyor. İncelemeniz de eseri okumak isteyenler için, yol gösterici olmuş. Elinize sağlık, çok güzel olmuş. Keyifli okumalar dilerim.
Muzaffer Akar
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim, zorlu ama keyifli evet.