Gönderi

Çeviri Kıyası 1
İki çeviri hakkında ne düşünüyorsunuz? Kitap İnsancıklar. 1) Can Yayınları, E-kitap sayfa 60, Sabri Gürses çevirisi Bir yurttaş için en büyük iyilik nedir? Evstafi İvanoviç’le yaptığımız özel bir görüşmede, bir yurttaşın en büyük iyiliğinin para saklayabilmek olduğunu konuştuk. Şaka yollu şöyle dedi kendisi (şaka olduğunu biliyorum), kimseye yük olmamak bir ahlak dersidir; ben kimseye yük olmuyorum! Ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek. Ne yapayım! Yazıları temize çekme işiyle az kazandığımı ben de biliyorum; yine de gurur duyuyorum bundan; çalışıyorum, ter döküyorum. Ama sonuçta gerçekten böyle; yazı temize çekiyorum! Günah değil ya yazı temize çekmek? “Zaten o yazıları temize çeker!”, “Bu memur müsveddesi var ya,” derler, “yazı temize çeker!” Bunda onursuz bir şey var mı? 2) Öteki Yayınevi sayfa 49, Serpil Demirci çevirisi En büyük vatandaşlık erdemi nedir? Yevsafi İvanoviç geçen gün konuşurken, en önemli vatandaşlık erdeminin çok para kazanmayı bilmek olduğunu söylüyordu. Şaka yapıyordu kuşkusuz, biliyorum şakaydı. Başkalarına yük olmamak gerektiği sonucunu çıkarabiliriz bundan. Zaten ben de kimseye yük değilim! Bazen kuru bir ekmek kırıntısından başka bir şeyim olmasa bile o kırıntı bana ait. Emeğimle kazandıklarımı hakkımla yiyiyorum. Ne yapayım yani? Benim yaptığım temize çekme işinin pek işten sayılmayacağını biliyorum ama bununla gurur duyuyorum. Alın terimle çalışıyorum. Öyleyse geçimimi kazanmamın nesi kötü? Bu iş günah mı? "Sadece evrak kopya eder," diyorlar. "Şu kağıt faresi adam kopyacılıkla para kazanıyor," diyorlar. İyi de bunun utanılacak nesi var?
··
70 Gösterim
23 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Can yayınlarını sevmemekte ne kadar haklıymışım. Çevirileri kötü diyorum inanmıyor kimse. Öteki yayınları kimmiş dersin ama çevirmen işini iyi yapmış hak vermek lazım.
Kübra
Gönderi Sahibi
:)
Öncelikle bu soruya cevap verebilmek için hem Rusça bilmek hem de paragrafın Rusça metnini görmek gerekir. Bu durumu göz ardı ederek sorunuza cevap vereceğim. Can Yayınları çevirisini hiç beğenmedim. Beni oldukça rahatsız eden kelimeler ve kelime öbekleri bulundurmasının yanında bana göre mantıksız cümleler barındırıyor. Örnekler vermem gerekirse; 1- "Bir yurttaş için en büyük iyilik nedir?" Yurttaşın iyilik yapmak gibi bir amacı yoktur. Yurttaşlık görevi veya yurttaş erdemi şeklinde bir kullanımı tercih ederdim. 2- "Şaka yollu şöyle dedi kendisi (şaka olduğunu biliyorum)" Buradaki "şaka yollu" kelime öbeğini uygun bulmadım. Daha güzel bir çeviri yapılmalıydı. 3- "kuru bir parça ekmek" Bir parça kuru ekmek yazılmasını tercih ederdim. 4- "hatta kararmış ekmek" Ekmeği nitelerken kararmış ekmek diye nitelendiğini hiç duymadım. Tükçe'de olmayan bir niteleme. 5- "yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek." Yasal ekmek nedir? Yasal ekmek diye bir şey olmaz. 6- "Ama sonuçta gerçekten böyle; yazı temize çekiyorum!" Anlamsız bir cümle bu. Ama sonuçta gerçekten de yazıları temize çekiyorum denmesi uygun olurdu. Netice olarak; Can Yayınları çevirisini okurken çok zorlandım ve Öteki Yayınevi çevirisine karşı zaman kaybettim. Anlamakta zorlandım. Öteki Yayınevinin çevirisi de muhteşem değil; ama onun hatalarını da başkası bulsun :)
Kübra
Gönderi Sahibi
Sürekli bunu açıklıyorum ama bir kez daha açıklamalıyım sanırım. Elbette dilin aslını bilmediğimiz için, aslı ile kıyaslama yapamayız. Ben burda bunu aramıyorum ki. Tam olarak cevap verdiğiniz gibi bir kıyaslama bekliyorum :) Hangisi insanlara daha akıcı, daha gerçekçi, daha anlamlı gelmiş vs. Hal böyle olunca çevirmen listesine de sadece kendi görüşlerimi yansıtmamış olacağım. Tam aradığım nitelikte cevap verdiğiniz için teşekkür ederim. :)
Kübra bu İnsancıklar'dan di mi? Adamın adı her iki çeviride de yanlış :))))
Kübra
Gönderi Sahibi
Evet İnsancıklar.
Kitabı okumadım ve bu ileti sayesinde alırsam hangi yayınevinden alacağıma karar verdim, Serpil hanımı tercih ediyorum. Daha kaliteli çevirmiş gibi geldi. İlk çeviride adam aklına ilk geleni söylemiş gibi, ikinci çeviride ise düşünceler derlenmiş toplanmış ve güzel bir şekilde okuyucuya sunulmuş. Daha sade ve anlaşılır. Belki de yalnızca Yevsafiyi Evstafiye tercih ettiğimdendir. :)
Kübra
Gönderi Sahibi
Kırk yıllık Dostoyevski de oldu Dostoyevskiy... Gülmek istiyorum, bir tuhaf oldum :) Bizdekiler neden neden neden çılgınlar gibi çeviriyorlar her şeyi...
Çok teşekkürler Kübra yine aydınlatıcı bir ileti daha. İnsancıklar için Can mı Öteki mi diye düşünürken aklıma incelemende özellikle bir çevirmen tavsiye ettiğin geldi. Dönüp baktım ve Öteki'den okuyacağım.
Kübra
Gönderi Sahibi
Yani aslında kelime haznemizi genişletmek açısından iyi olabilir. :)
Reklam
En merak ettiğim şey, orijinal metinde "vatandaşlık erdemi" mi yoksa "bir yurttaş için en büyük iyilik" ifadesi mi geçiyor. Bu tamlamalar ve devamındaki cümleler paragrafın esas yapısını belirliyor. Benim yorumum: Sabri Bey paragrafın vermek istediğini daha güçlü aktarmış gibi. Dikkatimi çeken noktalardan birisi 'kararmış ekmek' ifadesi. Ben bir çevirmenin, çeviride eklentiler yaptığını nadiren gördüm.(Tabii Can Yücel gibi ileri düzey Türkçeleştirme ile yapılan çeviriler hariç.) Ancak birçok klasikte olduğu gibi sadeleştirme yoluna gidildiğini, tam metin arayışlarında birçok okur olduğunu gördüm. Serpil Hanım da paragrafın vermek istediğini aktarmış ama kelimeleri biraz basitleştirerek-sadeleştirerek-. 'Temize çekmek' ifadesi 'kopyacılık' ifadesinden, 'para saklayabilmek' ifadesi 'çok para kazanmak' ifadesinden daha anlaşılır, daha oturaklı geliyor. Ancak Serpil Hanım'ın kullandığı 'vatandaşlık erdemi' ise 'bir yurttaş için en büyük iyilik' ifadesinden daha anlaşılır. Kısacası okurun alıştığı, dilini, kelimelerini daha çok sevdiği ve metni daha rahat anladığı çeviri elbette onun için daha başarılıdır. Rusça dilbilgim olmadığı için sadece bu şekilde yorumlayabildim, sanırım çoğu okur da benim durumumda. Hepimize kolay gelsin :)
Kübra
Gönderi Sahibi
Bugün arkadaşımın biriyle bu konuyu konuştuk uzun uzun. Erdem mi iyilik mi, dedim. Erdem bana göre daha anlamlı. O da her türlü Sabri Bey dedi. Serpil Hanım, İnsancıklar'ı öyle güzel çevirmiş ki yüreğim hissetmekten perişan oldu Metin Amca. Diğer yandan Sabri Beyin çevirisini de okuyorum kıyaslamak için, zerre yaprak kıpırdamadı içimde. Demek ki yüreğim doğrusunu seçmiş, çok sevindim :)