Gönderi

Çağın yaralı ruhlarına, yaşarken yitirdiklerimize!
Puan vermedi·200 syf.··
2025 41. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 24 Mart 2025 21:40
"Sizin hiç babanız öldü mü? Benim bir kere öldü kör oldum," diye anlatıyor Cemal Süreya baba yokluğunu bir şiirinde. Ve Şilan Avcı, "Bu memlekette insanlar belki de en çok baba sancısıyla inliyor, en çok baba deyince aklımıza gelir çocukluğumuz!" Aile yaraları geçmiyor, hele bir de kız çocuğuysan ve babandan yaralıysan... Bazı boşluklar dolmuyor. Tarifi yok kimi acıların. Telafisi yok yaşarken ruhumuza gömülen insanların. "Kimilerine göre baba; atadır, yardır, sığınılan en güvenli limandır. (...) Benim içinse koca bir boşluktu babam." "Baba beni neden sevmedin," diye soruyor Nermin Yıldırım, ve Şükrü Erbaş, "Anne gam yükü, baba bir boşluk fotoğ­rafıydı." Hazan'ın ruhunu en iyi Şermin Yaşar kaleme döküyor: "Sırtını dayayabile­ceği bir babaya öyle ihtiyacı vardı ki, yıllar boyu ördüğü bü­tün duvarları kendine baba diye ördü." Hazan demişken... Hikayemizin başkahramanı. "Gerçek bir hayat öyküsünün gerçek kahramanı." Varlığı gerçek, acıları gerçek ama en çok babasızlığı gerçek! Bir babanın ölmesinden daha kötü bir şey varsa o da yaşarken sevmemesi olsa gerek... Yaşarken gitmesi. Mahallenin çocukları bisiklete biner, sen bakar kalırsın, bisikletsizliğine bakıyorsun sanırlar oysa sen o an bisiklet alacak bir babanın olmayışına bakıyorsundur. "Ne tuhaf şey ki insan evrende küçücük bir zerre olmasına karşın derdi dağlardan büyük olabiliyordu." "Öz babam yok benim, öz annem de yok; öz kimsem yok aslın­da, bir başımayım ben," diyordu Yu Hua, Annen yoksa kimsen yok, diyor Doğan Cüceloğlu gözyaşları içinde: youtube.com/shorts/pbyUdFTS... Peki ya baban yoksa? Ya bir ömür kimseye güvenemiyor ya da baba sevgisinin eksikliğini karşına çıkan ilk insanda gidermek için haddinden fazla güveniyorsun. Bundandı Hazan'ın biraz da -istemiyor görünmesine karşın- her erkekte aşkı araması. Bundandı aldanması, aldatılması... En çok bu konularda kızdım ona, "İnsanın mutlu olmak için bir erkeğe ihtiyacı yok," demesine karşın adım adım o erkeği aramasına. "Hem bedenen hem ruhen oldukça yorgundum." Hangi günü gördük sabah olmamış, der bir Yaşar Kemal kitabında. Dünyanın pek çok acısına şahitlik etmiş yazar bütün kalbiyle inanmaktadır buna. "Gecenin en karanlık anı, şafak sökmeden az önceki andır." Güneş yeniden doğacak, gün tüm güzelliğiyle yeniden başlayacaktır. Tıpkı sonbahardan sonra kış gelince tükenen ümitlerin baharla yeniden doğması gibi. Umudu yitirmemeli. Vardır bir bildiği "Çaresiz insanlar için tek ilaç umut etmektir," derken William Shakespeare'in. Hâlâ nefes alıyorsak dünyadan umudumuzu kesmediğimiz için. Peki ya Hazan? O da umudunu koruyor mu dersiniz? Fazlası spoilere girer, bu kadar tutabildim kendimi!
Edebiyat
Hazan MevsimiDilek Çolakoğlu · Dls Yayınları · 202425 okunma
··
5,5bin Gösterim
3 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Kaydedebilir, okuma listelerinize ekleyebilirsiniz.
Okurken duygulandım... Çok güzel olmuş, emeğinize sağlık hocam.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Güzel görüşünüz için teşekkür ederim.
Her ne oluyorsa sevgisizlikten oluyor.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Maalesef