| Hikâyeler
| Ahmet Hamdi Tanpınar
Selâmlar
Damıtılmış edebiyat nüvesi bir eser okudum; nasıl kımıl kımıl aktı eski, yeni bütün hallerime.
Eski ben şöyle cümlelere muhatap olmuştu:
“ Zaten Tanpınar bi adamla kafayı bozmuş bi de zamanla..”
Bergson mu?
“Hayır pli bi şeydi aklımda değil şimdi.”
Havada kalmıştı, Tanpınar kütüphanesindeydik, ne olaydı bilemedimdi. Olmuştur bi beş sene..
Eski ben bilemedi ama şimdi Kayıp Zamanın İzinde okumuş birisidir bu kız, Marcel Proust ‘a götüren haleti ruhiyeyi ve edebiyat sembollerini tanıyor, seviyor, arıyor da.
Tanpınarda tanımışlığı, sevişi, arayışı bulmaklı oldu.
Hikâyelerdeki yaşam; eski bir zaman nehrinde sanki durmuyor orada, akıyor; ona kucak açmış, kitabın sayfasıyla hemhal olana- az da kalbî bakana- akıyor.
İstanbul, Bursa, Anadolu mekândır
ve insan -insanın gark olduğu haller, hisler, bağlar- ile örülmüş eser
Hisler betimlemenince rengi, kokusu, tadı, sesi, mekânı var kılınmış sanki Tanpınarca.
Bir iç alem sunuyor da bizim iç alemimiz ; onun sunduğundan sonra aynı kalamıyor ya onu çok sevdim, seviyorum, seveceğim.
Tavsiyedir.
Kitapla Kalın
Ahmet Hamdi TanpınarHikâyeler