Leonard Mlodinow ve Stephen W. Hawking 'in birlikte yazdığı "Büyük Tasarım" kitabı, evrenin kökeni, varoluş nedenimiz ve doğa yasaları gibi temel kozmolojik sorulara modern fizik ve bilimsel yaklaşımlarla cevap aramayı hedefleyen popüler bir bilim kitabı olmasıyla uzun süredir okuma listemde yer alıyordu. Kitap, evrenin kökenini açıklamak için Tanrı'ya veya doğaüstü bir güce ihtiyaç olmadığını savunmasıyla ilk yayımlandığında büyük yankı uyandırmıştı. Hawking, eleştirilere cevaben "Biri çıkıp Tanrı'nın olmadığını ispatlayamaz; fakat bilim Tanrı'yı gereksiz kılar" demişti. Kitap aynı zamanda Büyük Patlama'nın, doğa yasalarının bir sonucu olarak kendiliğinden gerçekleştiğini öne sürer.
Antik Yunan'dan modern kozmolojiye kadar bilimin gelişimini, özellikle de fiziksel gerçekliği anlamak için geliştirilen "evren modellerini" inceleyen kitap, Ptolemy'den Nicolaus Copernicus 'e, Isaac Newton 'dan Albert Einstein 'a ve günümüz kuantum teorilerine kadar olan bu modellerin sürekli değiştiğini ve geliştiğini vurguluyor. Günümüzdeki en iyi fizik tanımının M-kuramı olduğunu ve M-kuramının sadece içinde yaşadığımız tek bir evrenin değil, muazzam sayıda evrenin (çoklu evren) var olduğunu da öngörür.
Yazarın Çoklu evren teorisi, kitabın en dikkat çekici kısımlarından biridir bana göre. Bu teoriye göre, evrenin sadece tek bir varlığı veya öyküsü yoktur; mevcut kanıtlar, evrenin eş zamanlı birçok geçmişinin var olabileceğini göstermektedir. Bu çoklu evrenler arasında, bazıları yaşamın ortaya çıkışına olanak tanıyan yasalara sahip olmalıdır. Bizim varlığımız, zaten böyle bir çoklu evrende olduğumuzun bir kanıtıdır. Yani, evrenin başlangıcına dair tüm sorular, bu muazzam sayıdaki olası evrenleri işaret eder ve bunların bazılarının tesadüfen yaşama olanak sağlayacak özelliklere sahip olduğunu söyler.
Kitap, kuantum teorisini ve onun gerçeklik anlayışımızı nasıl değiştirdiğini, özellikle de evrenin sadece tek bir geçmişi olmadığını, aksine aynı anda birçok geçmişe sahip olabileceğini anlatır. Bu durum, neden-sonuç kavramını sorgulatır ve tarihi gözlemleyerek yarattığımızı öne sürer. İnsanoğlunun, evrenin çok erken dönemlerindeki kuantum dalgalanmalarının bir ürünü olduğunu açıklar.
Yani, "Büyük Tasarım" bilimin evreni açıklamada ne kadar ilerlediğini ve en temel varoluşsal sorulara bilimsel yöntemlerle nasıl yaklaşıldığını popüler ve anlaşılır bir dille anlatan, provokatif ve zihin açıcı bir eser olması zebebiyle bilime meraklı olan her okira şiddetle tavsiye ederim.