Selam, bu benim sanal ortamda ilk kitap inceleme yazım olacak. Her bir cümle öznellik içereceği için siz yine de kitabı bi' okuyun derim. Okumaya değer fakat bayılmadım. Kitabı 7 günde bitirmişim ama 2 gün ara vermiştim. Osamu Dazai den okuduğum ikinci kitap Batan Güneş. Bir de İnsanlığımı Yitirirken 'i okumuştum. Bence Batan Güneş'ten daha başarılı. Bu yazarın kitapları akıcı ve tam olması gerektiği kadar sayfa sayısı var. Bu açıdan herkes okuyabilir ama içerik açısından herkes okuyamaz. 15 yaş üstü okumalı en kötü ihtimalle. Kitap 8 bölümden oluşuyor. Her gün bir bölüm okumuşum.(3 gün dışında 2 gün ara verip son gün ulti açıp bitirmiştim.) Önerir miyim? Pek sayılmaz. Ben iyi ki okumuş muyum? Kesinlikle evet. Çünkü merakımdan çatlayacaktım. Konusu "Dünya Savaşı'nın ertesinde, dünyanın gördüğü en büyük kitlesel kıyımların birine maruz kalan Japon halkının tastamam gerçekliğini anlatıyor Batan Güneş. Refah içinde süren bir yaşam bıçak gibi kesilip tepetaklak oluyor." şeklinde geçiyor Google'da. Tabi ki bunlar da yer alıyor. Fakat ikinci planda kalmış gibi hissettiriyor. Sürekli 'devrimci' kelimesi geçiyor ama asıl hikâyeye odaklandığım için pekte savaş ilgimi çekmemişti. Bana göre konusu 29 yaşında bir kadının ailesinin yavaş yavaş yok oluşuyla birlikte aşkına sahip çıkması. Bence böyle. Zaten Uzak Doğu Edebiyatından 3 kitap okudum. Batan Güneşİnsanlığımı YitirirkenYaşamak inanın hepsinde de madde, kumar, ayyaş insanlar, savaş ve savaştan doğan yoksulluk var. Neredeyse yakın konular. (İnsanlığımı Yitirirken de savaş yok sadece ama hep benzer temalar işlenmiş.)
Kısaca olaylardan bahsedeceğim (spoiler dolu bir bölüm olacak kitabı okumayanlar KESİNLİKLE OKUMASIN)
19 yaşında babasını kaybeden Kazuko 29 yaşına geldiğinde de annesinin vefat etme ihtimalinden endişelenmektedir. Çünkü annesi sürekli hastalanmakta ve ateşi yükselmektedir. Doktorlar sürekli iyileşeceğini söyler ama annesinin ciğerleri iltihaplanmış ve iyileşmesi güç bir hastalığa yakalandığı için istediği her şeyi yemesi söylenmiş. Tabi bu sırada da Kazuko'nun kardeşi BAŞ BELASI Naoci gelmiş. Askerde bir tür uy**turucu madde olan afyon bağımlısıymış. Annesine öldüğü söylenmiş ve kadın ondan umudu kesmiş. Eve geldiğinde ise annesi çok mutlu olmuş. Neyse işte annesi ölüyor. Kardeşi annesinin ölmesini istiyormuş kurtulması için fakat ölünce o da dayanamamış maddeden kurtulmak için alkol bağımlısı olan Naoci canına kıymış. Yalnız kalan ve önceden bir evlilik yapıp boşanmış olan Kazuko da aşkının peşinden koşmak istemiş. Naoci'nin bir arkdaşı olan ve Kazuko'nun 6 yıl önce tanıştığı Uehara'dan çocuğu olsun istiyormuş. Ama bu adam evli bir kızı var hatta bir sevgilisi varmış. Ona rağmen seviyorum seviyorum dediği için okurken çıldırdım. Sürekli mektup gönderiyor, cevap gelmiyor, tekrar gönderiyor. (Tam dellenmelik). En sonunda adamın evine gidiyor. (Sayfa 96 ben yerin dibine girdim utançtan) adamı bulmak için bir sürü istasyon değiştiriyor ve adam ona aşık olduğunu söylüyor. (Adam TABİ Kİ SARHOŞ) Kazuko da içiyor. Hamile kalıyor. YİNE MEKTUP YAZIYOR. İşte ben seninle gurur duyuyorum o da seninle duysun. Karnındaki bebeden bahsediyor. Ben kalıplaşmış toplumsal yargıları reddediyorum falan filan ya her şeyi geçtim. ADAMİN UMRUNDA DEĞİLSİN. Çok zoruma gitti. Zaten annesinin öldüğü kısım da ağrıma gitmişti. Naoci sadece sinirlendirdi beni. Uehara ayrı bi' cins zaten. Kazuko'ya üzüldüğüm için ona kızdım. Sonra bir de çocuğa sen bak diye mektup gönderiyor.(seninle gurur duyuyorum falan filan dediği mektup) PATLADIM GÜLMEKTEN CLFŞŞDDĞSŞİSSİİSİS sinirim bozuldu. Bir de kitabın başında ve sonunda bir yılan vakası var. Kitabın başında Kazuko engerek yumurtası yakıyor. Anne yılan bir kere evi ziyarete geliyor. Kazuko'nun annesi ölecek zannetmiştim. Kitabın sonlarına doğru anne yılan bir daha geliyor kadın onu rüyasında görüyor ve o gün içinde kadın vefat ediyor. Zaten babasının vefatında da kara yıkanlar görmüşler. Asilzade olan bu aile işte böyle çöküyor. Savaş yüzünden ve Naoci'nin eczane borcu yüzünden paraları kalmıyor. Başka eve taşınıyor. Kazuko da tarlada çalışıyor. Kitabı oluş sırasına göre anlatmadım. Çünkü bir olay olurken aynı anda diğer olay da gerçekleşiyor. Aklımda kalanlardan biraz bahsetmek istedim. Annesi hassas noktası olanlar okumamalı.
Yine de iyi okumalar dilerim.