Gönderi

9/10
·196 syf.··
2018 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2018 00:09
Yaşar Kemal'e göre Zülfü Livaneli'nin büyük bir romancı olarak kendisini kabul ettirdiği romanıdır. Gerçekten de okurken bir dünya klasiği okuyormuş gibi hissettim. Yaşar Kemal'in de referansı ile son derece beğendiğim bir kitap oldu kendileri. Son Ada, konu olarak bir ütopyanın distopyaya dönüşme hikayesini anlatıyor. Yazarın kitaptaki tabiri ile Son Ada, son sığınak, son insani köşedir ve sakinlerinin tek istediği bu dinginliğin bozulmamasıdır. Fakat bir gün adalarına "başkan" isminde eski bir albayın gelmesiyle işler hiç de istedikleri gibi gitmemeye başlar. Bu "başkan" önce adanın huzurunu ve sessizliğini bozar ve daha sonra yönetimi ele geçirerek ada sakinlerine diktatör bir şekilde hükmetmeye başlar. Konuya ilişkin bu kadar bilgi vermek yeterli diye düşünüyorum. Bu kısımdan sonraki anlatacaklarım ise bir kısım "spoiler" özelliği gösterebilir. Bu sebeple dikkatli okunmalıdır. Zülfü Livaneli kitap boyunca ada sakinlerinin başkana karşı direnç gösterememesini eleştiriyor. Ada sakinleri birçok yerde haksız olduklarını bildikleri başkana karşı gelip baş kaldıramıyorlar. Protesto dahi etmiyorlar. Yavaş yavaş da başkanın diktatörlüğü perçinlenmiş oluyor, halkın bu kabullenişi karşısında. Kitabın 52. sayfasında yer alan şu alıntı aslında bu bahsettiğim konuyu özetliyor: "Şimdi geriye dönüp baktığım zaman, bu tavrımızın aşırı bir tembellikten, uyuşmuşluktan kaynaklandığını açıkça görebiliyorum. Hiçbir şeyi protesto etmiyorduk, karşı çıkmıyorduk. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!" diyor ama yılanın bize de dokunacağını hesap edemiyorduk." Bir haksızlığa karşı çıkmak veya zulme karşı gelmek için illa yılanın bize dokunması gerekmiyor. Montesquieu'nun dediği gibi " Bir tek kişiye yapılan bir haksızlık, bütün topluma yönelmiş bir tehdittir." Kitapta bazı karakterler veya imgeler dikkatimi çekti. Onlardan ikisine değinmeden geçmek istemiyorum. Bu karakterlerden ilki ada sakinlerinden olan "yazar" lakaplı kişi. Yazar ilk günden beri başkana karşı gelebilen ve başkanın adayı felakete sürükleyeceğini görebilen entelektüel bir kişiliktir. Her zaman doğruları söylese de "yazar" bir süreden sonra halk bu karaktere bir "vatan haini" edasıyla yaklaşıyor. Ancak her şeye rağmen "yazar" doğru bildiklerini söylemekten vazgeçmiyor. İkinci dikkatimi çeken simge ise, martılar oldu. Martılar adanın en eski sahipleridir ve başkan martıları adadan göndermeyi geldiği ilk günden aklına koyuyor. Modern hayatta martılar ile aynı adada insanların yaşamasını bir utançmış gibi anlatıyor ve halkı ikna ediyor. Bu kısımları okurken İstanbul'da eskiden ne kadar çok martı olduğunu hatırladım. Yaklaşık 15 sene öncesinde İstanbul'da çokça martı görüyorduk; fakat şimdilerde sayıları bir hayli azaldı. Çünkü maalesef "modernleştik." Martılarla ilgili ikinci değinmek istediğim konu ise, adadan sürgün edildikten sonra insanların başına taş yağdırmaları oldu. Bu kısımda dini bir hikaye olan "ebabil kuşu hikayesi" geldi aklıma. Livaneli romanın bu kısmında ebabil kuşu hikayesine bir atıfta bulunarak insanlığa ders verme amacı gütmüş veya aba altından sopa göstermek istemiş olabilir... Yine kitapta mevcut siyasi iktidara ilişkin sıkça eleştiriler ve inceden inceye laf sokmalar mevcuttu. Fakat hiçbiri rahatsız edici bir nitelikte değildi. Zaten Livaneli de bu kitap için en siyasi kitabım demekten çekinmiyor... Netice itibarıyla kurgusunu ve mesajlarını çok beğendim. Hem güncel hem de evrensel nitelikte bir kitap. Herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
Son AdaZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 201362,1bin okunma
··
4.108 Gösterim
19 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Elinize sağlık, güzel bir inceleme. Zülfü Livaneli şarkılarını sevdiğim ama kendisini nedense bir türlü samimi bulamadığım bir insan. Kitaplarını okuduğumdan değil, tamamen saçma bir ön yargı. Ama burada, sitede, bu kadar övüldükten sonra bir iki ay önce başlamaya karar verdim kitaplarına. Fırsat bulunca bir kedi, bir adam kitabıyla başlayacağım, ilk kitabı oydu galiba. Bir şey sormak istiyorum sadece, kitapta bir yapaylık, bir mevcut ortamdan faydalanma isteği hissettiniz mi, yoksa herşey olmadı gerektiği gibi mi? Özür dilerim ama içimdeki fesatlığı bırakamıyorum hemen. Ve güveniyorum görüşlerinize de.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Erhan Bey, çok tanıdık göndermeler var kitabın içerisinde. Fakat sizin dediğiniz gibi, anlatım tarzı sade ve sıcak. Biraz sizin gibi yazıyor hatta. Yormuyor anlatırken :) Size de keyifli pazarlar :)
Semih Bey elinize, kaleminize, emeğinize sağlık. Çok güzel ve açıklayıcı bir inceleme olmuş. Ben, ''Son Ada'' yı, Livaneli'nin , yazarlık sanatının doruğa çıktığı bir kitap olarak kabul ediyorum. Her şeyi o kadar güzel kurgulamış ki, kitaptaki her karakterin, yazarın anlatmak istediği dünyada ki bir simgeyi temsil ettiğini görmekteyiz. Yani karakterler ve olaylar rastgele seçilmiş değil. Bilinçli olarak kurgulanarak konuya adapte edilmişler. Ben de, önemli mesajlar veren bu kitabın mutlaka okunması gerektiğine inanıyorum. Tekrar tekrar elinize sağlık diyorum. Selamlar.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler Mehmet Bey. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Kurgusu çok sağlam olan bir kitap. Livaneli’nin samimiyeti de eklenince ortaya muazzam bir kitap çıkmış...
Kalemine sağlık Semih, güzel inceleme olmuş. Kitabı okuyalı uzun zaman olduğu için ayrıntısıni yeterince hatırlamıyorum ama bilahare okuyabilirim tekrar kitabı; Livaneli'nin en iyi kitabı diyebilirim en azından. Değişmekte zorlanan bir Orta Doğu ülkesi olan Türkiye'nin kısa ve öz ironik anlatımı şeklinde bir yorum yapabilirim kitap hakkında şu an için.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Zülfü Livaneli’nin en siyasi kitabı zaten; ama okurken siyasi düşüncemiz ne olursa olsun rahatsız etmiyor. Benim de en beğendiğim kitabı olabilir. Teşekkür ederim, düşüncelerin için.
Çok beğendiğim bir kitap oldu su gibi aktı Livaneli'yi severek okurum zaten.Sizin de yorumunuz cok guzel ozetlemis elinize saglık.
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Beğenmenize sevindim. Çok teşekkür ederim.
Zülfü Livaneli nin en beğendiğim kitaplarından biridir Son Ada. ( Bence en iyisi Konstantiniyye Oteli) Bize o kadar yakın ama o kadar da uzak zannediliyor ki ülkede. Bu kitapta en çok martı olmak isterdim herhalde. Çünkü onurlular. Çünkü zulme karşı direniş gösteren bir onlar var, davaları uğruna ölseler bile... Eline sağlık yine güzel bir değerlendirme yapmışsın. Bu kitabı inceledim cümlesi nedense bana ayrı bir itici geliyor da bunu sonra konuşalım bozmayayım yorumu:) Şahanesin:) Sıra Yaşar Kemal e de gelsin artık...
Semih Doğan
Gönderi Sahibi
Konstantiniyye Oteli okuyacaklarım arasında. Livaneli okumak istediğimde ilk onu okuyacağım... Ben de kitaptaki karakterlerin içerisinde "bakkalın oğlu" olmak isterdim. Sessiz ama onurlu :) İnceleme kelimesini de kaldırdım hemen. İtici bulunmasın :) Yaşar Kemal için biraz daha bekleyeceğiz. Başlama kararı aldığımda ilk sana söyleyeceğim, merak etme. Teşekkür ederim değerli katkıların için.