Gönderi

7/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2018 18. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Mart 2018 22:36
İki gündür kaç defa oturdum masama, inceleme adına bir şeyler yazmaya çalıştım, defalarca karaladım sildim, olmadı. İnceleme yazmak değil niyetim, sadece hissettiklerimi paylaşmak. Kendimi daha zarif hissediyorum kitaptan sonra. Evet daha zarif, daha hassas. Ve Nazan Bekiroğlu okuyabilen erkekgilleri anlamak için bu nadide türleri dikkatle korumak ve tüketmemek gerektiğini düşünüyorum artık. ( Burak’ a kocaman selamlar). Yıllar önce nette Bekiroğlu için yazılan kendisine hayran okurlarının yorumlarını okurken rastlamıştım bu cümleye : ‘’Morun asilliğinin ispatı vücudu’’ .. Neden mor hiç düşünmedim. Nazan Bekiroğlu deyince aklıma mor orkide gelir. Her toprakta biten papatya değil. Menekşe ya da karanfil de değil. Bakımı zor, dili hassas. İşte bence Bekiroğlu her ortamda, her vakit okunabilecek bir yazar değil sanki. Dopdolu bir zihinle araya sıkıştırılabilecek kitaplar değil, şöyle koskocaman yer açmalı önceden. Çünkü sonra cümleler dalga dalga büyüyor insanın içinde. Ve bence devamlı okunası da değil, demlenmesini beklerken uzaklaşılası :) Bir de yıllar önce nerede okudum hatırlamıyorum, renklerin tasavvufi manalarını okurken dikkatimi çekmişti. İki ucun rengidir mor. Fani- baki temsili . Uç ruhların temsilidir diye. Nazan Bekiroğlu okurken hem ölesiye yoruldum, hem de garip ama dinlendim. Sanki merakla morun binbir tonuyla çevrili koca bir aleme girdim de, içeride gözlerim de gönlüm de yoruldu biraz. Paragrafların içinde bile uçlar, hatta cümle içlerinde kelimelerde bile. Bir tarafı dünya, bir tarafı ukba. Bir tarafı yerme, bir tarafı övme. Biraz deniz biraz toprak?? Ben de gittim geldim uçlar arasında, yoruldum habire dinlenmek için. Edebi yönüne inceleme yazmak haddim değil elbet, konusu hakkında belki dilim dönerse. Sayfa sayfa kelimelere bile sindirilmiş uçlar içinde koskoca alemler.. Yeri geldi 'Zindan Risalesi'ni okurken; elinden kalemi ve kağıdı alınan şairlerin yazamadığı dizeler oturdu içime, yeri geldi hapishane duvarları oldum mahkum yazarların gözyaşları ile nemlenen. Yeri geldi Piraye’yi, yeri geldi Berin Hanım’ı dinledim açık hapishane mektuplarında aşkı sorgularken, yeri geldi intiharla tarihe geçen yazarların mezarlarını gezdim kutsal emanetin ağırlığıyla. Denizin sesini duyar oldum, toprağın kokusunu. Anlamadım da bu kadar hissetmişken nasıl okuduklarımı anlatamadığımı, kelimelerimin yetmediğini??? Galiba başka seçeneğim ya da fırsatım olsaydı, üstün yeteneklerim ya da 24 saati aşan günlerim; ikinci bir eğitim şansım olsaydı ya edebiyat ya da ilahiyat talep ederdim. Öğrencisi olmak isterdim Nazan Bekiroğlu’nun. Kelamla hal dilinin farklarını tekrarla zikretmiş ya yazar ; kitaplarından sonra dinlemek, gözlemlemek isterdim kendisini. Öğrencisi olabilenlere ne mutlu:) Keyifli okumalar, sevgiler, saygılar...
Edebiyat
Cümle KapısıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 20212,414 okunma
··
1.051 Gösterim
13 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
"Öğrencisi olabilenlere ne mutlu" Öğrencisi olamadım ama hemen üst katımızda odası bazı bazı bahçe de görüyorum öyle bir hayranlıkla bakıyorum ki sanıyorum bakışımı görse rahatsız olur. Öyle çok seviyorum Nazan Hoca'yı. Geçen yıl ilk kez kapısını çaldığımda kalbim çıkacak sandım yerinden öyle bir heyecan. Hani Nun Masalları'ın da "Ne mahçup bir üniversiteli genç çaldı kapımı bir akşamüzeri, ne anlat ben dinliyorum, diyen bir ses geldi kulağıma uzaklardan. Ne de dinle sana anlatıyorum, diyen" der ya o heyecanla girdim odasına, sanıyorum farklı bir aleme gittim gülümsemesi, samimiyeti her yerimi kapladı. Oturduk konuştuk bana çok çok kısa gelen bir zaman. Denizi fakültenin her penceresi görür, biz de derslerde sıkıldıkça bakarız. Ama Nazan Hoca'nın penceresinden ayrı güzel, ayrı mavi, ayrı dalgalı Karadeniz. O pencereden ben de denizi gördüm ve kitaplarında değinir ya, o anı, denize bakarak yazdığı anı tüm hisselerimle hissettim. İncelemeniz için yüreğinize sağlık :)
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Hatice hnm ne güzel anlatmışsınız, hissettik:) Nazan Bekiroğlu'nu ne de çok seven var... Tsk ederim yorumunuzla süslediginiz için:))
Sueda Hanım, Nazan Bekiroğlu da sizle tanışmak isterdi bence, oturup etraflıca sohbet ederdiniz birlikte. Ne güzel yazmışsınız yine.
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Konuşarak değil de yazarak kendimi daha iyi ifade edebilenlerdenim ben galiba..heyecanlanırdım sanki?? En azından yazışsak da olurdu:))) Teşekkür ederim Nesrin Hanım...;)
Sueda hanım  okuduğum her cümlenizde içimden ben de! Ben de! dedim. Çoğu zaman hislerimizi baskılarcasına, kendimizi yapmak zorunda olduklarımıza ikna etmeye çalışırken, sürekli kalbim diyen Nazan Bekiroğlu'nu okumak beni de hem yoruyor hem dinlendiriyor. Bu güzel duygularınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederiz. :)
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Ben teşekkür ederim Yağmur Hanım, hem etkinlik için, hem yorumunuz için:))) Etkinlik olmasa idi bu ara okuyamazdim muhtemel, güzel oldu.
Sueda Hanım sizinle özel bir tanışıklığımız yok -henüz belki :)- ama sitede sizi takip edip paylaşımlarınızı okuduğumdan beri kafamda nedense hep sizinle Nazan Hoca'yı çok yakıştırıyordum. Daha önce okumuş muydunuz bilmiyorum gerçi ama etkinliğe katılımınızı görünce çok sevinmiştim ve sabırsızlıkla bir inceleme bekliyordum. Umduğum kadar güzel oldu nitekim, gönlünüze sağlık. :)
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
Bu yakıştırma çok mutlu etti beni. Cümlelerimiz çok uzak maalesef ancak mor sevgimiz benzer sanki:))) Daha önceden 3 kitabını okumuştum. İnşallah digerlerini de zamanla okumak niyetim. Yorumunuz için teşekkür ederim Rabia Hanım :)))
Aleyküm selam Sueda hocam, çok teşekkür ederim. Yine çok samimi bir inceleme yapmışsınız, yüreğinize sağlık. Bir dahaki ay da bu kitabını okuyayım nasip olursa. İnşallah günün birinde Nazan Bekiroğlu ile tanışma fırsatınız da olur. :))
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
İnşallah tanışırız:))
Reklam
"... üstün yeteneklerim ya da 24 saati aşan günlerim ..." bu kelimelerinizi tekrar ettim incelemenizin bitiminde. Ne hoş! :) Kitaba karşı oluşan muhabbetim dolayısıyla inceleme yazmak istedim ama nereden başlayıp nasıl bitereceğimi bilemedim. Akabinde sizin incelemenizi gördüm. Ne güzel ifade etmişsiniz. Tam da aynı duygularla geçmişiz kitabın içinden.Sanırım ben yazmaya cesaret edemeyeceğim ama sizin kaleminiz hep yazsın. Yüreğinize sağlık Sueda Hanımcığım. :)
Zeyneb Öztürk
Gönderi Sahibi
:)))