4/10
·427 syf.··
2025 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 16:53
Hangi yazarın hangi kitabı olursa olsun, karakterleri ve dili ile bağ kuramadığım hiçbir esere sıcaklık duymam. Nasıl ki F. Scott Fitzgerald'ın Muhteşem Gatsby'sini o kadar sevdiysem, tamamlayamadan öldüğü Son Düş romanını da bir o kadar sevmem. Ne anlattığı belli olmayan, o kadar tutarsız bir romandı ki her okuduğumda içime düşen sıkıntıyı hala hatırlarım. Yanlış hatırlamıyorsam Kemal Tahir ile ilgili bana, ‘’okumadan Türk edebiyatını anlayamazsın’’ denmişti. Ancak yazarın bu eserini okuduktan sonra, benim gözümde böyle bir statüsü olmadığını rahatlıkla belirtebilirim. Amacım elbette yazarı ve eserini yermek değil. Elimdeki kitap, 1969 yılında çıkmış Sander Yayınlarına ait. Yazarın dili çok kopuk geldi. Satırların arasında kolaylıkla kayboldum, olay örgüsünün ilgi çekici olmaması bir yana karakterlerle bağ kuramadım. Tabii bütün bunların arasında romandaki aydınların batı hayranlığı da göze çarpmıyor değil. Yakup Kadri’nin değindiği aydın kesimdeki en büyük eksiklik bence bu. Kendi halkını tanıyamamaları, tanısalar da onlardan kopuk bir şekilde ülkede reform yapmak istemeleri. Romanda beğendiğim tek kısım, 2. bölümde Üst teğmen Mehmet Ali’nin komutanı Albay Şevket Bey’e yazdığı intihar mektubuydu. Yazar, mektupta dönemin insanlarının acı tablosunu gayet güzel yazmış. Hayat kadınlığı yapıp hastalık kapan küçük kızlar, sokak ortasında vurulan Türk polisler, yangınlar, kaybolan ve gazetelere ilanı verilen subaylar… Kurtuluş Savaşı dönemini anlatan eserler arasında Esir Şehrin İnsanları, bence Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Yaban'ı kadar başarılı değil. Çünkü iki yazar arasında bir karşılaştırma yaptığımda Yakup Kadri’nin dili okuyucuya direkt dokunan ve gerçekçi olma özelliğinden dolayı bana daha yakın geldi.
Edebiyat
Esir Şehrin İnsanlarıKemal Tahir · Sander Yayınları · 196913,3bin okunma
·
60 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.