Bir öğrencim var 7/A sınıfında, Yusuf adı… Yürüme zorluğu var ve tekerlekli sandalye ile geliyor okula. Geçenlerde bir gün değneklere tutunmuş yürümeye çalışırken gördüm onu, sandalyesiz… Ah, dedim. Olabilir mi acaba? Bir gün sandalyesiz oluyorsa her gün sandalyesiz olabilir mi?
Bir öğrenci var kitapta, 7/A sınıfında, Yusuf adı… Köy çocuğu ve yürüme zorluğu yaşıyor. Yalnızca ellerim değil satırları okuyan gözlerim de titredi. “Nasıl olabilir,” dedim okurken, tesadüfen elime aldığım bir kitap karakteri ne kadar benzeyebilir bizim Yusuf’umuza. Tesadüf müydü bunun adı, “Yalnızca ihtimallere bağlı olduğu düşünülen olayların kesin olmayan, değişebilen sebebi.” Yoksa tevafuk, “Birbirine uygun olma, uygun gelme” mi? Ya bu kitap karşıma bir çocuğun hayatının değişmesine vesile olmak için çıktıysa?
“Bazen kader bize engeller koyar ama bu engeller aslında bizi daha yükseğe çıkaracak basamaklardır.”
Yusuf…
Boğatepeli Yusuf.
Her gün Allahuekber Dağları’nda bir hayal kuran, o hayale ulaşmak için güneşi çalışarak selamlayan Yusuf… Arkadaşlarının dilinde “Aksak Yusuf”. En büyük hayali ise kaleci olmak. Hepimiz çocuk olduk, çocuklar futbolcu olmak isterler, kaleye geçmek her zaman bir mutsuzluk kaynağıdır onlar için. Ama Yusuf’un en büyük hayali, “Belki de en az hareketle yapabileceği,” için. Kimi zaman hayallerini bile güncelleştiriyor hayat… Başka çare var mı mücadele etmekten? “Bazen var olmak yetmez; hayatta kalmak için savaşmak gerekir.”
“Sen bana hiçbir şeyin imkânsız olmadığını göstereceksin. Ben de sana yalnız olmadığını.”
Kars’a gittiniz mi hiç?
Gravyer peyniri yediniz mi?
1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı sonrasında kuruluyor Boğatepe Köyü, Ruslar bölgenin coğrafi ve iklim koşullarının peynir yetiştiriciliğine uygun olduğunu düşünürler. “Bu kapsamda, 1880’de İsviçreli bir peynir üreticisi olan David Moser, Boğatepe’de Türkiye’de ilk “gravyer (gruyère)” atölyesini kurdu.” (Dergi Park, Kenan Arınç) “Pek çok insan ait olduğu topraklara dönmeyi bir türlü başaramaz.”youtube.com/watch?v=PayCACu...
“Çünkü her karanlık gecenin ardında bir zafer sabahı vardır.”
Boğatepeli Yusuf’un hikâyesi bu…Hayallerine ulaşması diğer insanlarınkinden daha zor olanların hikâyesi.Yarım kalmış düşleri çocuğunda gören babaların,Öğrencilerinin elinden tutan öğretmenlerin hikâyesi…Aziz Sancar misali köyünden kopup gelen, yapamaz dedikçe çabalayan, tutunacak hiçbir şeyi olmasa umuduna tutunanların hikâyesi.
“Umut” hayatımıza ne kadar yön veren bir kelime değil mi? “Unutma; umut ettiğin şeye karşı özgür, tamah ettiğin şeye karşı tutsaksın,” der İskender Pala, Ümit Yaşar Oğuzcan’ı yoran yıpratan umudunu yitirişidir, “Yitirdim umut kırıntılarımı. Sevgimi, neşemi, bütün varımı.” Bir ilaç olarak görür William Shakespeare, “Çaresiz insanlar için tek ilaç umut etmektir.” Daha umutlu Yaşamak kitabıyla bildiğimiz Yu Hua, “Yaşamın olduğu yerde umut vardır.” “İnsandır. İnsanda umut vardır,” diyen Gülten Akın’ı hatırlattı bana. Yine allak bullak ediyor Friedrich Nietzsche, “Umut aslında bütün kötülüklerin anasıdır çünkü insanın işkencesini uzatır.” Ve ben hepsinden çok Albert Camus’ye katılıyorum, “Edebiyat olan her yerde umut vardır.” Şimdi artık umut deyince aklıma biri daha gelecek, Allahuekber dağlarının üzerinde, Gravyer peynirinden hayallerine uzanan, “engeller sizi durdurmaz, siz kendinizi durdurmadıkça diyen Boğatepeli Yusuf… “Çünkü artık biliyordu ki en güzel yıldızlar gökyüzünde değil, hayallerine koşan çocukların gözlerinde parlıyordu.”
Bitti.
Biter bitmez en büyük isteğim başta Yusuf olmak üzere öğrencilerime bu kitabı okutup değerlendirmek, tartışmak oldu. Kim bilir, belki Yusuf’a bir dokunuş, Yusuf’un arkadaşlarının Yusuf’a bakışlarına bir dokunuş olur… Belki hayallerine ulaşmak isteyip kendilerine dayanak arayan öğrencilerime bir dayanak… Önümüzdeki iki hafta içerisinde 6 ve 7. sınıflarımıza okutacağım. Sizler de bu dokunuşa destek olmak isterseniz okulumuzun adresine “Kalenin Kartalı”nı gönderebilirsiniz. Sınıflarımız az kişi, 8-10 kitap işimizi görecektir.
Bu arada,
Öğretmenlerimize de tavsiyemdir, “Sağlıklı Yaşıyorum” “Dilimizin Zenginliği” gibi temalara uygundur ve sonunda öğrenciler için kitabı değerlendiren etkinlikler mevcuttur. Maarif Modeli için okutulabilecek eserlerden. Sevgilerimle…