Merhaba arkadaşlar. İlk bakışta çok da anlamlı gelmeyecek, karmaşık bir eser olduğunu direkt belli eden bir kitabı geride bıraktık. Şimdi bizler, yazarın zamanında ne için gittiğini bile bilmediği bu ada ve ona ait tasvirlere yabancı kalabiliriz. Bizim yaşadığımız yere gelip bir gözlem yapsa ve bir sonraki yüzyılda (yani günümüzde) bizler bu eseri okuyor olsak çok daha güzel bir kıyaslama yapabilirdik. Ama bilmediğimiz, çoğumuz da eminim gitmediğimiz için- kıyaslama yapacak durumumuz da olmuyor. O bölgenin insanları, yaşam biçimleri, doğası hakkında bir bilgimiz olmadığından sadece ayrıntılı tasvirlerle kafamızda geçmiş yüzyıla ait bir bölgeyi canlandırma şansına sahibiz.
Güzel yanlara değinirsek, bir şeye doyduğumuzda ona acıkmamız zaman alır. Yani yazar gittiği yerleri daha tam benimsemeden, çok kısa süre içinde oradan oraya, sağdan sola sürekli hareket halinde çıkıyor karşımıza. Bu, gezilecek çok fazla yer anlamına gelirken aynı zamanda oraya tekrar gidip görme isteği de uyandırmış olabilir. Bunu biraz da özellikle yaz mevsiminde insanların köyler ağırlıkta olarak büyükşehirlerden gitmelerine benzetiyorum. Neden? İnsanlar genel olarak kafasını dinlemek için benzer gezileri yapıyor ve memleketlerine ya da tatil yerlerine gidiyorlar. Bazen hep aynı yere yılda 1 hafta gidenler bile oluyor. Eğer sürekli olarak gittikleri yerde kalsalar, yani 1 hafta değil de birkaç sene oralarda kalsalar artık oraların bir çekiciliği kalır mı? Hayır tabi ki. Durum biraz buna benziyor.
Bir diğer dikkat çeken konu ise gezip görülecek yerlerin olmamasını, olmasından daha çok tercih etmesi. Mesela Nuoro (Sardinya-İtalya) için, orada görülecek hiçbir şey olmadığını, bunun rahatlatıcı olduğunu, sürekli gezecek yerleri olan bölgelerin sadece sinir bozucu olduğunu söylüyor. Saçma gelebilir ama adama hak verdim. Ramazan Bayramı için Sakarya planı yaptım. Gidişi ayrı rezillik oldu, orada gezilecek yerlere gitmek ayrı sıkıntı, dönüşü zaten senelerdir bana problem. Kurban Bayramı içinse daha kolay bir şey düşünelim dedik ve ‘Adalar’ kararı çıktı. O adada şuraya ziyaret bu adada buraya ziyaret, yoğunluk, sıcak, kalabalık derken; kısacası başımıza gelenleri düşününce yazara elbet hak verdim.
Şimdi en güzeli ise ne olurdu biliyor musunuz? Şu kitabın kapağını kapatır kapatmaz soluğu İtalya’da almak ve bahsedilen bölgelerde yapılacak ufak bir gezinti. İşte bu çok güzel olurdu. Hem kıyaslama yapma imkanımız olurdu hem de yeni yerler görme şansı elde ederdik. Lakin ne yazık ki böyle bir şansımız -şimdilik- yok. Olmasını ise, çok fazla isterdim.
İncelemeler:
#44393159#290427507#290939181#291133155#291803527#292324097#292499264#292860126
Okumalar:
Aaron’ın Asası
Adaları Seven Adam
Ak Tavus Kuşu
Anka Kuşu
Aşık Kadınlar (Brangwen Ailesi Serisi 2)
Atını Sürüp Giden Kadın
-İki Mavi Kuş
-Güneş
-Atını Sürüp Giden Kadın
-Gülümseme
-Sınır Hattı
-Jimmy ile Umutsuz Kadın
-Son Kahkaha
-Aşık
-Adaları Seven Adam
-Mutlu Hayaletler
-Hiçbiri
-Şampiyon Sallanan At
-Hoş Hanımefendi
Bakire ile Çingene
Çizgiyi Aşmak
Deniz ve Sardinya Adası
Hepimize iyi okumalar dilerim..