İnsanın içine iki ayrı sevda düştüğünde mesele aşkın çokluğundan çok, kalbin dağınıklığıdır bence… Eşini seviyorum deyip başka birine gönül vermek, sevginin değil vicdanın terazisini şaşırtır, çünkü sevgi emanet ister, sadakat ister. Bazen o ikinci duygu gerçek bir bağ değil de eksik kalan bir yanın, görülme ihtiyacının yansıması olur, insan kendini yeni bir heyecanda arar. Ama kaybedilen şey çoğu zaman heyecandan büyük olur, evdeki güvenin sessizliği, birlikte biriken yılların kokusu, bir bakışla anlaşmanın huzuru… Şunu fark edince insan ürperir, iki kişiyi aynı anda kırmadan yürümek neredeyse imkansızdır, en sonunda en çok da kendin eksilirsin. Belki de en doğru soru kime gönül verdim değil, ben neremde yarım kaldım olmalı.