Şinanay
Yolcu gemisine son anda yetişti adam, boş bulduğu bir koltuğa oturdu. Açtı kitabını başladı okumaya. "Nefret mi etsem şu hayal dünyasına dalmaktan, niye her fırsatta kitap okuyorum ki?" dedi. Soyutladı kendini türlü seslerden, çocuk bağrışmalarından. Daldı yine hayallere. "Dünya benim etrafımda mı dönüyor? Yok, o halde niye okuyorum?" Yanında oturan yaşlıca kır saçlı adam kalkıp çay almaya gitti. Canı çekti ama kitaptan kopamadı en heyecanlı yerindeydi, üşendi hem de. Kitaptaki kahraman esas kızla tanışmak üzereydi, gömüldü kitaba. Sesle irkildi, "Pardon beyefendi yanınız boşsa oturabilir miyim?" Kafasını çevirdi;kızıl saçlı ,otuz yaşlarında, elinde kahve olan kadınla göz göze geldi. İki saniye kadar durakladı, bu süreye kadının güzelliğinden etkilenmesi, onu elindeki kitabın kadın karakterine benzetmesi ve yaşlı adamın elindeki çayla birlikte karşıdan gelişini görmesi sığdı. Zaman izafi bir kavramdı gerçekten. "Aslında bir beyefendi oturuyor ama kendisinden rica edebiliriz başka bir yere geçmesini" bir an pişman oldu dediğine bu nasıl laftı ya, sanki kadınla birlikte oturmaları gerekiyor gibi saçmalamıştı. O anda yaşlı adam yanlarında bitiverdi, "Hanımefendi arkadaşınız mı? İsterseniz ben başka bir yere oturabilirim?" Susakaldı bir anda, kadın hınzırca gülümsedi. Yaşlı adam cevap alamayıp kadının yüzünü de görünce bir şey söylemeden uzaklaşıp cam kenarında bir koltuğa doğru seyirtti. "Eh oturdum o halde" dedi kadın yine gülümseyerek. Tesadüf bu ya, tam da bir yolcu gemisinde tanışmak üzereydi kitabın kahramanı erkek ve kadın(sayfa 67) Sayfa numarasını hafızasına aldı, sonra tekrar dönebilirdi. "Güzel kitaptır" dedi kadın, henüz çok başlardasınız. "Üzerinde konuşabilirdik aslında ama size spoiler vermek istemem, buyrun okuyun isterseniz ben size mani olmayayım." "Daha sonra devam edebilirim " dedi adam ve ekledi "Edebiyatla ilgilisiniz sanırım, başka kitaplardan konuşabiliriz ikimizin de okuyup bitirdiği" İnanamıyordu kendine, uzunca bir zamandır böyle rahat konuşamazdı karşı cinsle, şaşırdı kendi cesaretine. "Çok sevinirim" dedi kadın. Birkaç kitap sıraladı, adam hiçbirini okumamıştı. "Okuma zevklerimiz biraz farklı sanırım" dedi kadın, "Napalım hiç değilse Kürk Mantolu Madonna'yı okuduğunuzu umuyorum, ondan konuşalım bari,çok tüketilmiş bir kitap ama biraz da biz tüketelim değil mi?" dedi gülümseyerek. Adamın içi eridikçe eriyordu bu gülüşe. "Evet okudum onu tabi ki" dedi adam. İki saat kadar kitaptan konuştular , zaman nasıl geçti anlamadılar. Sadece kitapların konuşulduğu bir sosyal medya aracı olsaydı ne güzel olurdu fikrinde mutabık kaldılar. İnsan her zaman böyle kitap dostlarına rastlayamazdı sokaklarda veya yolcu gemilerinde. "Ben bu adada iniyorum " dedi kadın, "Müsait zamanınızda çayımı içmeye bekliyorum mutlaka" Ev yemekleri yapan küçük bir lokanta işlettiğinden bahsetmişti adada. "Tabi ki, çok isterim " dedi adam. Kadın elini uzattı , tokalaştılar. Yürüyüp giderken bir an durakladı kadın, arkasına döndü, birkaç metre mesafeden seslendi, "Elinizdeki kitabı ihmal etmeyin sakın!" Adam uzun zamandır bu kadar keyifli vakit geçirmemişti, tatlı bir telaş sardı içini. Pek de kaptırmak istemiyordu kendini ama çok etkilenmişti kadından, kitap zevklerinden, güzelliğinden,zekasından, cana yakınlığından. Diğer adaya vardılar, indi yolcu gemisinden. Buraya günübirlik bir gezinti için gelmişti. Kitabın geri kalan kısmına olan merakı şiddetle artmıştı fakat ilk defa göreceği bu yerlerin de tadını çıkarmak istiyordu, içinde çocuksu bir sevinçle akşama kadar gezdi. Akşam son seferle evine doğru yola koyuldu, 67. sayfayı açtı, okumaya başladı. """" Sanki adamı yıllardır tanıyormuşçasına bir sıcaklıkla adeta emrivakiyle yanına sokulup oturdu genç kadın......................................""""" çok akıcı, keyifli,romantik ve samimi bir romandı, 394. sayfaya kadar geldi, yolcu gemisinin ardından metro ve otobüste de okumaya devam etmişti eve varıncaya kadar. Yorgundu, acıkmıştı. Bir şeyler atıştırdı, duş aldı. Kalan 99 sayfayı da uyumadan önce bitiririm dedi. Yatağına uzandı, okumaya başladı. 404. sayfaya geldi, """"""" Adam sevgiye açtı, kadın ise hayatı ciddiye almıyordu ve ikili ilişkilerden çoktan vazgeçmişti""""""" Morali bozuldu, gidişat bir anda değişti. Üzülerek, neredeyse ağlayacak hale gelerek okumaya devam etti. Son sayfaya geldi, """""" Yollarımız burada ayrılıyor, üzgünüm beyefendi ,siz çok iyi yürekli bir insansınız fakat ne yazık ki hikayemiz burada noktalanmak zorunda""""" Kapattı kitabı, sanki dayak yemişti. Alt tarafı bir kitaptı bu ama çok etkilenmişti, gün içinde yaşadıklarını da hesaba katınca haksız da sayılmazdı. Kadın da kitabı okumuştu, acaba neyi ima etmişti? Seninle sonumuz olmaz mı demek istemişti? Ne hayaller kurmuştu oysa. En geç bir haftaya kadar kadını ziyaret edecekti. Hepsinden vazgeçti. "Benim yalnızlığım da çayım da bana yeter" dedi. Çayını demledi, yeni bir kitap aldı eline, okumaya başladı. youtube.com/watch?v=y0WAT6B...
··
75 Gösterim
9 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bu kelimeli olmuş, güzel de olmuş eline sağlık. Umut yaramadı bize bu ay, sen de kaybettin hemen :) Gerçi belli olmaz daha ay sonuna çok var. Umutlu bir şeyler de okuruz belki. Sadece yolculuğa takım, sen mi hızlı okuyorsun, yol mu fazla diye :) Ben yavaş okuyorum ya da. Kitabın adını söyleseydin iyi olurdu benim gibi aşk romanı cahilleri için. Çok teşekkürler tekrar.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Yaramadı pek evet :) Aslında ben de hızlı okuyamam da kahramana okuttum biraz hızlı, birkaç vasıta değiştirterek ama yine de biraz fazla hızlı okumuş oldu doğru :) Kitabın adı keşke olsa da söylesem , teşekkürler :)
Osman Bey niye hevesimizi kursağımızda bırakıyorsunuz? :) Adamcağız o lokantaya bir gitsin. Oraları güzelce bir tasvir edin. Arada geriye dönüşler olsun. Aralarında bir ilişki olmayacaksa da öyle bir sebepten olsun ki hem üzülelim hem hak verelim ama arada birlikte en azından martılara simit atsınlar, adada bisiklete binsinler, kadının yemekleri kötü olsun ama adam hatra lokma lokma yutsun falan. Bence kaleminiz çok akıcı. Ben artık okuduklarımdan farklı bir olay beklemiyorum. Bana keyif versin yeter. Herhangi bir olayı yazanın nasıl anlattığı önemli. Bence güzel ve heyecan verici bir kaleminiz var.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Yahu benim suçum günahım ne :) Sempatik sıcak yorumlar yapılmayacak ne ettim :)
Mutlu son severim ben, olmadı. Şaka şaka!:) Emeğinize sağlık.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkürler :)
Çok sevimli olmuş, yüzümde gülümseme ile okudum. Devamını şöyle hayal ediyorum, o çay ve yeni kitapla fikrini değiştirecek esas oğlan, çok fal bakıyor çünkü :) Keşke alıntılar gerçek bir kitaptan olsaydı çok daha leziz olurdu.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkür ederim :) Güzel bir devam hayali olmuş gerçekten :) Gerçek değil ama benzerleri karşımıza çıkabilir bir yerlerde ne de olsa bu da bir ihtimal.
Günün ilk hikayesini okudu -beğendi -paylaştı :)
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Teşekkür etti sevindi :)
Reklam
Ada vapuru yandan çarklı... Eline sağlık Osman, beğendim. Yüksek ego ve kibrimi bir kenara bırakarak, tevazu içinde bir kaç bir şey söylemek istiyorum. Biraz kısa kesilmiş bir hikaye gibi geldi bana. Hâlbuki üzerine yazılıp çizilecek çok malzeme var konuda. Örneğin adamı tanımak isterdim ben. Biraz ürkek, biraz çekingen, biraz da kırılgan olduğu anlaşılıyor ama bir kaç ip ucu daha verseydin iyi olurdu sanki. Aynı şekilde kadını da tanımak isterdim. Ama anlatıcının dilinden değil, adam anlatmalıydı bize kadını. Biraz duygu eksikliği var ve bu anlatmalar ile o eksiklik kapanabilirdi belki. Elimden geldiğince tevazu içinde yorumlama ya çalıştım umarım yapabilmişimdir.
Osman Y.
Gönderi Sahibi
Buna gayret edelim inşallah.