Merhaba arkadaşlar. Hepimize günaydınlar, güzel bir gün olması dileklerimle. Sürprizleri sever misiniz? Aşağıda sizlere bir sürpriz bırakacağım. Esrarlı Ada yine çocukluğumdan hatırladığım ama okumaya başlarken hafızamda canlanmayan, o küçük hikayeler serisiyle okul kütüphanesinde ilkokul zamanlarımızda okuduğum eserlerden biriydi. Şimdiyse, orijinal baskısından çeviri okuduğumuz 700 sayfalık bir külliyatla birlikteyiz. Bu külliyatın neresini anlatacağız, bunca sayfayı nerede özetleyeceğiz bilmiyorum ama elimden geldiğinde kitapla bağımızı bozmadan ilerlemeye çalışacağız. Evvela savaş tutsağı olan birkaç kişinin düştüğü ada bizim hikayemizin temel konusunu oluşturuyor. Bu bilgiyi vererek başlayalım.
Ada konulu eserlerin başında benim için dünya yansa da yıkılsa da Robinson Crusoe gelecek ve her ada konulu eserde de kıyaslamam bu yüzden ne yazık ki başka bir eser değil bu olacak. Maalesef bu kıyaslama durumunu da asla ama asla aşamıyorum. Richmond adında bir savaş kampından önce balonla kaçan suçlular (ABD İç Savaşı ile bağlantılı ama tarihi detayları bilmiyoruz sadece suçlu veya mahkum oldukları bilgisi kitapta var) daha sonra bir fırtınaya yakalanıyor, daha sonrasında bir adanın yakınına düşüyorlar. Bunlardan Cyrus Smith bir mühendis ve aynı zamanda bir bilim adamı. Köpeği Kop ile beraber kölesi Neb, gazeteci Spilett, denizci Pencroff ve yardımcısı Brown da diğer kaçaklar. Aslında buraya kadar oldukça normal bir şekilde ilerliyoruz ama şimdi biraz ada hakkında merak uyandıralım istiyorum.
Balona toplamda 5 insan ve 1 köpek girmişti. Ancak 4 insan çıktı. Buna kimse şaşırmayacak ama grubun en kariyerlisi olan Cyrus Smith balondan sağ çıkanlar arasında yok. Kariyerli dedim bilerek çünkü onu aramak için nedenleri onu sevmeleri yahut yol arkadaşı olmaları değil onu lider, bilgili ve akıllı gören grubun başsız kalmamak adına onu araması ilk neden. Akabinde onu buluyorlar tabi ki. 700 sayfa nasıl geçer yoksa? Ancak bu kısımda ilk gariplik başlıyor. Kendisi yaralı ve baygın. Ama adanın epey içine gitmiş desek yeridir. Onu mağarada bulunca bizim ekibin kalanı da ufak bir aydınlanma yaşıyor tabi.
Benim dikkatimi çeken ise ne oldu bu ada konusunda onu söyleyeyim. Normalde biz okurların aklına gelmesi gereken aslında yazar tarafından bir alt mesaj gibi verilmiş. Yani bu kaza sonrası adada kalanlar buradan bir daha kurtulamayacakları konusunda hemfikir. Ölene kadar burada yaşayacakları konusunda da epey ısrarcılar. İlk olarak sığınak girişimi de beklediğim ve sürpriz olmayan bir başlangıç oldu benim adıma. Ve her gün yeni bir olay yaşamaları da kitabı sıkmadan okutturdu. Misalen bir yerde kaplumbağayı ters çeviriyorlar ama geldiklerinde bulamıyorlar, başka bir gün evlerini maymunlar basıyor alakasız biçimde, bir gün oluyor Smith’in et yerken dişi kırılıyor ve bakıyorlar ki etin içinden kurşun çıkıyor. Bir gün oluyor Crusoe’nin Cuma’sı gibi onlar da Tabor Adasına gidip yanlarına bir tane vahşi alarak geri dönüyorlar.
Devam eden süreçte korsanlarla açıkçası komik bir mücadeleye bile giriyor ekip. Orada da tabi yine bir olay yaşanıyor ama özetle şunu söyleyebilirim ki kitabın sonuna doğru yaşanan tüm garip olaylar için mantıklı bir açıklama bekledim. Tabi böyle bir şey oluyor mu olmuyor mu hep beraber göreceğiz diyerek burayı muallakta bırakmak istiyorum. Çok zevkli olduğunu inkar edemem ama daha güzel ufak bir sürpriz gelişme de ilerisi için vereyim istiyorum: Denizler Altında Yirmi Bin Fersah gibi efsaneler arasında yerini almış bir romanı okuduktan sonra Kaptan Nemo için ne olduğunu bilmediğimizi (kendisini tanımlamanın zorluğunu) açıkça söylemiştik. Bu kitapta ise kendisine yeniden ‘Merhaba!’ deme şansımız oldu. Birbiriyle bağlantılı Jules Verne romanı anımsamadığım için bu bana güzel bir sürpriz oldu. Ayrıca o kitapta öylece giden ve kendisine ne olduğunu bilmediğimiz Nemo için bu kitap tamamlayıcı bir nitelik taşıdı diyebilirim. Kim bilir, belki başka kitaplarla da bağlantısı vardır ama bilemiyoruz derdim ama aşağıda anlatacağım.
Ancak kitabın sonu için ben kesinlikle şunu söyleyebilirim. Issız bir adaya düşsem yanıma alacağım 3 şey sorusu vardır ya hani, birisi Cyrus Smith olur. Diğeri zaten Robinson Crusoe. 3 numarayı merak ediyor musunuz? Çünkü ben de merak ediyorum. Ve şimdi neredeyse her şeyden bahsederek ama hiçbir şeyden bahsetmeyerek bu incelememizi bitirdiğimizi söyleyebiliriz. Bundan sonrasını kitabı okumayanlar okumazlarsa çok sevinirim.
Son olarak buraya eklemek istediğim ufacık bir sürpriz var. Denizler Altında eserinin finalinde bahsettiğimiz bu sürpriz ise serinin son kitabında yani bu kitapta ortaya çıkan Prens Dakkar'dır. Bu neden önemli? Önceki eserde ortaya çıkan Nemo aslında Rus zulmüne karşı savaşan bir Polonyalı olarak tasarlanmış. Aynı zamanda da bir asilzade olarak kaleme alınmış. Ancak o dönem Ruslarla olan ilişki ve Rusya pazarını kaybetme tehlikesi veya korkusu Jules Verne'yi durdurmuş ve bu kimlik sansürlenerek Nemo için bir gizem oluşturulmuş. Daha sonradan da Nemo'nun İngiliz sömürgeciliğine karşı savaşan Hintli bir prens olduğu da burada ortaya çıkarılmış.
Nemo yani Prens Dakkar özelinde bakarsak 1857'de Büyük hint Ayaklanmasında tüm ailesini kaybettiğini bundan önceyse Avrupa'da eğitim aldığını ve bir bilimci olduğunu söyleyebiliriz. İntikam ve nefretle dolu olarak da Latince 'Hiç Kimse' anlamına gelen 'Nemo' adını kendine seçmiştir. Bundan sonra da o çok merak ettiğimiz denizaltı yani Nautilus'un yapım aşaması, planlar, üretimi, sipariş ve montajı, gemide olan mürettebata dair pek çok bilgiyi elde edebiliyoruz. Oldukça ufak bir sürpriz oldu sanırım ki. Gerisi kitapta diyerek veda edelim.
İncelemeler:
#31264078#56163323#57596781#81252317#82211273#82291299#82340895#83993259#84255815#87627778#88172513#88831077#97490979#135539953#135547122#135570147#135619440#135620511#135621657#135623456#135649076#135667376#135677389#135699225#135703571#135768377#135814729#135881965#135887100#135890027#135893678#135897184#135939607#136004046#136033888#136063150#136067130#136074508#136117002#303890682#304156429#304188248#304591430#304663618#304696100#305943758#305989789
Okumalar:
Afrika Serüveni - Çizgi Roman
Akdeniz Korsanları
Altın Volkanı
Ay’ın Çevresinde (Ay’a Yolculuk)
Balonla Beş Hafta
Bayan Branican
Bayrağa Karşı
Begüm’ün Beş Yüz Milyonu (Beş Yüz Milyonluk Miras)
Bozkırda Yolculuk
Buharlı Ev
Buzlar Sfenksi
Buzullar Arasında Bir Kış
Cenup Yıldızı (Güney Yıldızı)
Chancellor
Chanteleine Kontu
Çılgın Madenci - Çizgi Roman
Çin’de Bir Çinli’nin Başına Gelenler
Deniz Yılanı
Denizler Altında Yirmi Bin Fersah
Doktor Ox’un Deneyi
Dönüşü Olmayan Nehir - Çizgi Roman
Dünya’dan Ay’a (Ay’a Yolculuk)
Dünya’nın Keşfi - Cilt 1
Dünya’nın Keşfi - Cilt 2
Dünyanın Hakimi
Dünyanın Merkezine Yolculuk (Arzın Merkezine Seyehat)
Dünyanın Ucundaki Fener (Kahraman Fenerciler)
Esrarlı Ada
Halifax Korsanları
Kaptan Grant’ın Çocukları - Cilt 1
Kaptan Grant’ın Çocukları - Cilt 2
Kaptan Grant’ın Çocukları - Cilt 3
Karpatlar Şatosu
Kartal Yuvası - Çizgi Roman
Kutup Harekatı - Çizgi Roman
Kuzey Güney Savaşı - Çizgi Roman
Küçük İrlandalı - Çizgi Roman
Livonya’da Bir Dram
Macellanya
Meteor Avı
Mişel Strogof
Ne Altı Var Ne Üstü
Seksen Günde Devri Alem
Wilhelm Storitz’in Sırrı
Yanardağ - Çizgi Roman
Yaşama Tutkusu - Çizgi Roman
Yirminci Yüzyılda Paris
Yüzen Şehir
Hepimize iyi okumalar dilerim..