Çok kadın kullandım özel olarak, çünkü daha önceki bir iki incelemelerde haklı olarak kadın yazarların yazdığı şeyleri sevmediğine ilgili yorumlar almıştım. Kadın romanı olmasına rağmen sevdim dedim o yüzden. Erkek romanı diye bir şey yoksa kadın romanı niye var Nesrin Hanımın belirttiği gibi? Basit bir şekilde istatistiklere bakarak bazı kitapların büyük bir çoğunlukla kadın okuyucular tarafından okunduğunu söyleyebiliriz. Ama kadın yazarlar tarafından yazılan tüm kitaplar böyle değil tabii ki. Bazı kitaplar oluyor, içinde sadece bir kadının anlayabileceği, onun bir şeyler hissedeceği girdiler oluyor. Biz erkekler bunları genelde sıkıcı bulduğumuz halde, beğeniyoruz yapmacık bir şekilde. Ya da benim odunluğum sadece. Adalet Ağaoğlu mesela, öyle gelmiyor bana ama. Ya da gelmiyor ki aklıma şimdi, işte Rus edebiyatını sevip kadın bir yazar bulamıyor insan, bilimkurgu yine genel olarak erkeklerin tekeline girmiş Fantezi edebiyatında çok güzel işler başaranlar var ve okuyorum severek. Ama ellerinde olmayan sebeplerden dolayı sayıları erkeklerin onda biri olan kadın yazarların çoğu gerçekte kadınların daha çok beğeneceği kitaplar yazıyor. Yani demek istediğim görüşlerinizde hem haklısınız, hem değilsiniz Nesrin hanımla birlikte. Önyargı başka bir şey, beğenmemek başka. Ama burada yazılamayacak kadar çok şey var bu konuyla ilgili. Dağınık oluyor birşeyler yazmaya çalışınca da bu durumda. Çok teşekkürler yorumun için, şiir parçası vardı kitapta benden, yazmasaydım incelemeye daha iyi olurdu belki ama duramadım yine. Günaydınlar bir de:)