Gönderi

Allah cennete veya cehenneme gideceğimizi biliyorsa, ne diye bizi bu dünyaya gönderdi? Arkadaşlar bu soru kafamı sürekli kurcalayıp duruyor. Acaba düşüncelerinizi benimle paylaşır mısınız? Lütfen kavga etmeyelim, bilinçlenmek açısından fikirlerinizi söyleyin. Ve ayrıca Hz. İbrahim aklına takılan bir soru ile alakalı ''Allah'ım inanmadığımdan değil, kalbim tatmin olsun diye soruyorum." demiştir. Teşekkürler.
Din
··
41 Gösterim
35 Yorum
Hz. İbrahim aleyhisselam, “Allah’ım! Ölüleri nasıl dirilttiğini göster bana!” dedi. Rabbimiz de, “Yoksa inanmadın mı?” buyurdu. Hz İbrahim de, “Gözümle görüyüm, gönlüm de tam yatışsın.” dedi. Bunun üzerine Rabbimiz ona, 4 kuş almasını ve o kuşları kendine alıştırmasını istedi. Pir Mevlana Hazretleri der ki, “Bu 4 kuş: kaz, tavus, horoz ve kargadır.” Hz. İbrahim kendine buyrulduğu gibi, o 4 kuşu kendine alıştırdı. Sonra da Rabbimiz, “Gövdelerini kes ve her dağın üstüne bırak.” dedi. İbn-i İshak’ın naklettiğine göre, daha da hayret verici olması için, kuşların parçalarını birbirine karıştırdı Hz. İbrahim. O karışımları 4 ayrı dağın tepesine koydu. Kuşların başlarını eline aldı. Dağları gören bir yere geçti. “Allah’ın izniyle gelin!” diyerek parçalanmış kuşları çağırdı. Bu parçalar, kanlar, tüyler, her birisi kendi bedenine doğru uçuştu. Sonunda önceki hali gibi bir araya geldiler. Bir tek başları yoktu. Hz. İbrahim, bir daha seslenince ayakları üzerine koşarak ona geldiler. Başlarını giyindiler. Şimdi, nedir bu kıssadan hisse? Öyle ya hissesiz kıssa olmaz. Hz. İbrahim, inanmaz mıydı ki, “Allah’ım, bana dirilmeyi göster!” dedi. Ne der o vakit ayette, “İbrahim, inandığı halde görmek de istedi. Kalbi tam tatmin olsun istedi.” Demek ki akledin demekte ayet. Araştırın, işi bilin, işin doğrusu için kafa yorun, mücadele edin. İnanmayan için mücadele olur mu? İbrahim de, inandığı halde, “Bana göster Rabbim!” dedi. Akledin, soruşturun, der o halde kıssa. İyi de bu kuşlar ne ola o vakit? Kaz, hırstır. Hırs insanı kör eder. Bir insan kör ise Allah’ın rahmetini üzerine çeker. Ama kör olmadığı halde hırsından kör etmişse kendini, o rahmet ondan uzak olur. Bu kaz toprakta suda ayırt etmeden ne bulursa yer. Yiyemediğini de bir yere gömer. Kazın bu hırsının sebebi de sahibine güvenmemesidir. #TapdukEmre
Önceki 5 yanıtı göster
Din konusunda hepimiz yek bir bilgiye sahip değil ve oradan buradan devşirilen sözler ile hayatı idame ediyoruz. Gönderdiğim kıssada ise bunu zaten diyor. Akledin, araştırın, merak edin. Eğer kalbinde bir sancı varsa peşinden koş diyor. Bizim din adamlarımız anca namazı bozan haller, orucu bozan hallerden çıkıp daha ileri gidemedikleri için biz şimdi bu şekilde yoksunluk çekiyoruz. Kimisi korkuyla ibadetini yapıyor, kimisi ise vaat edilenlerle.... Yunus ne der; Cennet Cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri İsteyene ver sen anı, bana seni gerek seni Yani bize Allah yeter, ne yapalım biz cenneti...
Bu yorum görüntülenemiyor
Cennete veya cehenneme gidecek olmamızdan daha fazla önemsediği durumlardan olabilir diye düşünüyorum. Allah adaletlidir diye inanmışsak onun adaletinin ne şekilde tecelli ettiğinin eksiksiz bir şekilde bu dünyada görmemiz mümkün değil. Eğer Yaradan doğar doğmaz, bu dünyaya geldiğimiz ilk an sen cennetliksin,sen cehennemliksin demiş olsaydı; bize şu amelleri yaparsan cennete,şu amelleri de yaparsan cehenneme gidersin dememiş olsaydı; bir uyarıcı,bir kitap göndermemiş olsaydı;doğan her çocuğu günahsız kabul etmemiş olsaydı;İbrahim milletini ırktan azade kılmamamış olsaydı bu soru bir anlam kazanabilirdi. Allah'ın bütün bildiklerini bir kul olarak,yaratılan olarak bilmemek belki imtihanı kolaylaştırmak adına Allah'ın bir rahmeti gereğidir diye düşünüyorum. Eğer herhangi birimiz cennete veya cehenneme gideceğini biliyorsa ortada imtihan yok demektir. Basit bir örnek ama yine de açıklayıcı olabilir. Öğrencileri imtihan yapacak bir öğretmen soruları hazırlarken cevapları da hazırlar ve iyi bir öğretmense hangi öğrencinin nasıl cevaplar vereceğini az çok kestirir. Bizim bilmemiz ile Allah'ın bilmesi kesinlikle bir değil. En azından Allah'ın bilmede bir sınırı yok. Onun sonsuzluğunu kabul etmişsek bu durum bize garip gelmemeli. Merakınız ve uygun bir üslupla konuyu gündeme getirdiğiniz için teşekkür ederim. Saygılar...
Kader nedir ve Allah'ın geleceği bilmesi ile kader bir midir diyerek başlayım. Kader nedir Kuran'da kader tanımları Hicr 21: Ölçü anlamın da kullanılmış Zuhruf 11: Ölçü anlamın da kullanılmış Furkan 2: Nizam vermek ve mukadderati tayin etmek (Maturidi gelenek kader tanımında genel de bunu kullanır) Kamer 49) sistem Rad 8 : sistem Hicr 60: Takdir Ahzab 38: takdir Allah(cc) geleceği bilmesi anlamı yoktur. Kader: Allah'ın atalarımızın, çevremizin ve bizim tercihlerimizin Allah'in Takdirir. Bazılarında tercih yoktur bunlar eski diyemedigimiz kavramlardir(Eski Anne Eski Baba ya da Eski soy). Bunlar dışındakileri biz tercih ederiz. Geleceği bilmesi ilim sıfatıdır. Nasıl bilir derse. Tesbihte hata olmasın bir yapay zekayı üreten yapay zekanin tercihleri ile ne yaparsa sonucunun ne olacağını bildiği gibi Allah bizim neyi tercih edersek sonucu bilir (Bu ilim sıfatının ürünüdür). Yani tercih bizim elimizdedir. Biz ya da cevremiz tercih edersek Allah takdir eder.
Senin secme hakkın olanlardan sorumlusun ama senin secme hakkın olmayan takdirlerden sorumlu degilsin.
Allah'ın bilmesi bizim tercihlerimize etki etmiyor ki :) Tercihi yapmak cennete cehenneme gitmek senin elinde, bu noktada müslüman bir anne babadan doğmamızı bir merhamet göstergesi olarak bile görebiliriz Mesela şuna şöyle bir örnek verebilirim : Öğretmen kimin başarılı olup olmayacağını bilebilir, ama bu öğrencinin kendi tercihleri sonucunda oluşan bir şeydir.
Bu öğretmen örneğine internette sıkça rastladım. Sanki tam karşılamıyor gibi bu soruyu.
1 yanıtı göster
Reklam
Sen istemiş olamaz mısın dünyaya gelmeyi?
Önceki 2 yanıtı göster
Belki de en zor sınav bizimkisiydi ve isteyen belki de sendin. Yapabilecek olanda sensin. Bu düzene gelmeyi başka biri gelemezdi. Fakat benim şahsi düşüncem. Bu dünyaya daha önce de geldiğimiz. :)
8 yanıtı göster
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.