Gönderi

Sis (Edebi + coğrafi + mitolojik + siyasi + psikolojik)
8/10
·225 syf.··
2019 18. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 06 Mart 2019 18:02
YouTube kitap kanalımda Miguel de Unamuno'nun kitaplarını hangi sırayla okumamız gerektiğinden bahsettim: ytbe.one/_xHgWiYVI4o Bask Bölgesi + Katalonya + Endülüs + Diğer İspanyol şehirleri = İspanya Kan + balgam + safra + sevda = Sağlıklı vücut Orfeo + Evridiki + Aristaeus + lir = Müzik Augusto (kan) + Eugenia (balgam) + Ludovina (safra) + Rosario (sevda) = Sisle vücut bulan sesli bir İspanyol "nivola"sı. Sisin hangi çeşidinden başlamalı? Kitap, 1914 yılında yazıldı. I. Dünya Savaşı'nda İspanya tarafsız devlet kaldı. Kitabın yazımından 5 yıl önce 1909 yılında Trajik Hafta'da anarşistler, sosyalistler ve cumhuriyetçiler militarizme ve sömürgeye karşı isyan etmişti. Siyasi sis. İspanya coğrafyası Bask Bölgesi, Katalanlar, Endülüs İspanyası ve belli başlı diğer İspanyol şehirlerinden meydana geliyor. Coğrafi sis. Orfeo, Aristaeus'tan kaçan sevgilisi Evridiki'yi bulmak için Tanrılardan müzik ve liri aracılığıyla yardım ister. Mitolojik sis. Augusto'nun olmak ve görünmek istediği karakter çıkmazı Mauricio. Psikolojideki karşılığı alter ego. Psikolojik sis. İbn Sina gibi tıp alimlerine göre vücutta dört sıvı vardır: Kan, balgam, safra ve sevda. Kısaca ahlat-ı erbaa. Bunlar vücutta dengeli bir miktarda karışırsa vücut da sağlıklı olur. Fakat biri diğerinden fazla olursa bünyenin sağlığı bozulur. Bask Bölgesi, Katalanlar, Endülüs İspanyası ve diğer İspanyol şehirleri dengeli bir miktarda karışırsa sağlıklı bir İspanya vücudu olur. Eğer Madrid Barcelona'dan fazla olursa İspanya'nın vücudunun sağlığı bozulur. Augusto, Eugenia, Ludovina ve Rosario karakterleri dengeli bir şekilde karışırsa edebi bir Sis olur. Eğer kadın karakter Eugenia Rosario'dan fazla olursa Unamuno'nun edebi kurmacasının dengesi bozulur. Unamuno da kitabında böyle demiş bize: "Karıştırmak gerek. Özellikle karıştırmak, her şeyi karıştırmak. Uykuyu uyanıklıkla, düşü gerçekle, özgünü sahteyle karıştırmak; bütün her şeyi tek bir siste karıştırmak." (s. 190) Gerçek ile kurmaca karışır edebi sis içerisinde. Kan olan Augusto'nun, mide işlevindeki safra Ludovina'nın hazırladığı özsularıyla karışması gibi: "(...) midenin kanı oluşturan özsuları hazırladığını, kalbin, işlevlerini yerine getirebilmeleri için beyni ve mideyi bununla beslediğini, beynin de midenin ve kalbin hareketlerini idare ettiğini söylüyordum." (s. 214) Sevdayı karşılayan Rosario, normalde tiksineceğimiz ve insanın kafasını sürekli bulandıran balgam işlevindeki Eugenia ve mide işlevindeki Ludovina'yı fizyonomik bir sis içerisinde karıştırır: "İmgelemime ve kafama hitap eden Eugenia, yüreğime hitap eden Rosario, mideme hitap eden aşçımız Ludovina." (s. 155) İnsan, köpeğin Tanrısı. Orfeo, lirin Tanrısı. Tanrı, insanın Tanrısı. İnsan ölürse köpek ölür. Orfeo ölürse müzik ölür. Tanrı ölürse insan ölür. Karıştırmak gerek. Özellikle karıştırmak, her şeyi karıştırmak. Bütün her şeyi tek bir siste karıştırmak... Orfeo, Augusto'nun köpeği. Anarşizm, militarizmin köpeği. Müzik, piyanonun köpeği. Eugenia, piyano çalar. Augusto, lir Tanrısı köpeği Orfeo'yla birlikte hayatının müziğine kavuşur. Intro'da müzik ölüyse, outro'da da müzik ölüdür. Müzikal sis. Bütün her şeyi tek bir siste karıştırmalı. Unamuno, Bask Bölgesi (Bilbao) doğumlu. Üstkurmaca. Kurmaca içinde kurmaca. Yazarla karakteri konuşturmaca. "Kadınlar çok göz alıcı ve güzel Yüreğim öyle salak ki haberi yok yaşlanmışım Bu ben, ben değil Bu ben, ben değil" Peyk - Bu Ben şarkısı Augusto, salağın teki. Kendisinin öteki bir ben'e sahip olduğunu söyler. Alter ego. Yüreği de çok salak. Rosario. Bir kadını seven bütün kadınları sever. O kişi için bütün kadınlar göz alıcı ve güzel olur. Karıştırmak gerek. Özellikle karıştırmak, her şeyi karıştırmak. Bütün her şeyi tek bir siste karıştırmak... Katalanların çalışkan ve ticari bir zekası var. İspanyollar bunları balgam gibi görüp vücutlarından atmak ister. Oysaki kan, balgam, safra, sevda olmadan dengeli bir vücut sağlığı da olmaz. İspanyollar neşeli, eğlence arayan ve boğa güreşleriyle vakitlerini geçiren "kan"lı canlı bir millet. Safrası, butifarra, fideua, chorizo sosis, paella. Sevdası Bask ve Endülüs arasındaki mesafenin uzaklığı. Mesafeler ne kadar uzaklaşırsa duyulan sevgi de o kadar artar. Augusto ve Eugenia'nın yaşadığı gibi. "Özgürlük, akılsız yüreğe göre değildir." Dostoyevski. Özgürlük, Katalansız İspanya'ya göre değildir. Özgürlük, Augusto'suz Eugenia'ya göre değildir. Özgürlük, Augusto'suz Orfeo'ya göre değildir. Özgürlük, Evridiki'siz Orfeo'ya göre değildir. Özgürlük, anarşizmsiz militarizme göre değildir. Özgürlük, Sis'siz Unamuno'ya göre değildir. Karıştırmak gerek. Özellikle karıştırmak, her şeyi karıştırmak. Bütün her şeyi tek bir siste karıştırmak...
Edebiyat
SisMiguel de Unamuno · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20236bin okunma
··1 alıntı·
2.505 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Bu inceleme aslında bir inceleme değildi. Aynı Unamuno'nun kendisine novella değil de "nivola" adında ayrıksı bir tarz bulma arayışı gibi ben de burada "oncilome" yazmıştım. Fark eden bir tek Roquentin oldu, kutlarım:))
Emek verildiği her halinden belli olan bu incelemenizi paylaştığınız için teşekkür ederim. İstifade ettik saolun. Anasır-ı Erbaa eskiden oldukça faal olmasına rağmen bugün geçerliliği kalmamıştır malumunuz. Mesela insanda "sevda" unsurunun artması neticesinde aşırı sevgi haline düşmesine "karasevda" denmiştir ve bu kelimeyi hala da kullanıyoruz. Eski eserler de ilaçları da yazardı. Bugün ilmini bilen nadirdir :)
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Anasır-ı erbaa ve ahlat-ı erbaa konularına bir ara epey merak salmıştım. Bir incelememde kullanmalıyım dedim, o da bu inceleme oldu hocam. Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Karasevda konusunda çok haklısınız. :)
Şimdi incelemeyi beğenebilirim:)) Ahaha aaa ne ilginç bir incelemeniz var😂
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Hahhaha dur ya buluşma ilotesini yazmam gerek daha😂
Yani şu incelemeni iki kere falan okudum, biri Sis'e ikinci kere başlamadan önce bir de sonra . Şimdi bakıyorum bir şey demek istemiyordum ama dayanamadım:) Bazen bazı kitaplar bizim evrenimizden bağımsızdır,şaşırtır, karmaşıklaştırır, yani roman, şiir, novela olayı var ya ve bu da nivola ya öyle. Peki sen burda tam olarak ne anlatıyor, neye işaret ediyorsun, bu kitap bu yazdığın kadar karmaşık ve anlaşılmaz diyorsan Unamuno'nun kemiği sızlar, hem de kendisi bu kadar kitabın içine girmişken. İncelemelerinde döneme, yazara ilişkin bilgiler veriyorsun , çok önemli ve bence okumayı güçlendiriyor lakin ki her bilgi her yere uyuyor mu , ve bu anlattığın şeyi destekliyor mu bilemedim. Bazen bazı kitaplara inceleme yazmamak yazmaktan daha etkileyici geliyor bana. Ki bugün okuduğum bir ikinci incelemende ne kadar haklı olduğumu gördüm:) (Kendi dedi kendi hak verdi :)) Bak şimdi #42042521 şu yaptığın kesinlikle bilinçli okur, doğru hareket incelemesi:) tabi kaynaktan etkilenmiş olmanı yadsımıyorum ama incelemelerini kendine mi bize mi lazım olur diye yazıyorsun bilmiyorum, bizim çok işimizi görür. Maalesef aynı şeyi Sis incelemesi için diyemeyeceğim, neyse yarın konuşuruz, içimde kalacaktı:)
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Bunları yazarken tam da bunları düşünüyordum aslında. Çünkü içimden geçenler tam olarak bunlardı Elif. Fakat yarın söyleyeceğim şeyler bunlardan hiçbiri olmayacak diyebilirim. O tezin tamamını okudum ve 2 sayfalık özünü çıkardım. Bu yüzden yarın güzel ve verimli bir buluşma geçirebileceğimizi söyleyebilirim. İnceleme konusunda ise, biraz farklı ve içimden geçtiği şekilde deneysel çalışmalar vermeyi seviyorum sanırım. Bazen salt didaktik oluyor bazen de salt duygu yoğunluklu oluyor. O yüzden bu yaptığım inceleme zaten zorlama bir yorumdu. Kitaptan böyle şeylerin çıkarılması çok çok uzak ama ben hoşlaştım yazdıklarımla, çünkü içimden böylesi geldi... Ayrıca Unamuno’nun dünyası gerçekten de çelişki ve ikilemlerle dolu, bu yüzden anlamlandırması biraz bulanık olabilir varoluşçuluk temellerinden dolayı. Biraz da bu yüzden insan bedeni varoluşu üzerine atılan bir teoriden ortaya farklı bir ürün koymak istedim sanırım. Değerli yorumun için teşekkürler. Yarın daha nitelikli bir dönem ve yazar yorumunda görüşmek üzere. :)
Hiç beni bu süslü kurmacanla kandiramazsın :)) Orfeo da senin olsun Ben kedilerle yaşarım :)) Zaten kitaba başladım bir Dosto kokusu geldi burnuma ilk 5 sayfada dedim tamam işimiz var bununla :)) ki öyle de oldu :)) üç kitabını okudum bu hafta Abel Sánchez: Tutkulu Bir Aşk Hikâyesi - Tula Teyze - i bir tık daha sevdim çünkü bir Habil_Kabil temeli vardı . Sis için hiç bir şey söylemiyorum :))
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Ben çok varoluş algılayamadım açıkçası ama bu vücutlaşma ve İspanya olayıyla belki öyle bir varoluşa kavuşabiliriz. Yoksa olay içselleştirmede yatıyor. Ne kadar kendimizi bulursak o kitaba 9, 10 puan veriyoruz rahatlıkla. Önümüzdekilere bakalım bakalım. :))
Reklam
Kırk yıl düşünsem bu kitaptan bu sonuçları çıkarmam mümkün değil. İsimlerin anlamları üzerine mi kurulmuş tüm roman (şaşkın mod) Kurmaca üstü kurmaca demişsin kurmacayı anlayamadık ki üstü kalsın (üzgün mod) Oğuz sen de bizim zihinlerimizde yer alan her zaman ulaşmak istediğimiz gerçeküstü okur musun? (düşünen mod:)
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
İsimlerin anlamlarını bilmiyorum, hiç bakmadım Esra. Ama kitabı okurken tamamen bu 4 karakter üzerine kurulu olup sürekli mide, beyin, kalp göndermeleri yapıldığı için aklıma hemen ahlat-ı erbaa geldi. :) İnceleme için malzeme olmuş oldu işte. Hahahaha yalnız yorumunu incelememe benzetmişsin, estağfirullah umarım sizlerden de incelemeler görebiliriz...