222 syf.
Mutluluğumuzu kendimiz yapar ya da buluruz.

Schopenhauer nedir? Kimdir diye sormuyorum nedir bu adam? Schopenhauer, her şeyden önce felsefenin başkaldırısıdır, bu başkaldırının arasından sızan gülüşüyle. O korkunç resmin arkasında yatan ıstırap infaz mangasının iyi niyetli yol göstericisidir. Schopenhauer olmak yürek ve zekayı aynı kulvarda buluşturmaktır. Adanmışlıktır en başta. Gezdiği yöreleri, okuduğu kitapları, duyumsadığı doğayı düşünsel doktrinlerle yüreklerimizin, zihnimizin içine açıp koyandır.

Bu kitabı okuduktan sonra kendime dedim ki: ''Onur, hayatını değiştirecek kitaplar okumalısın.'' Öyle işledi ki her bölüm içime. Evet, hayatınızı değiştiren kitaplar okuyun, sizi gerekirse yerden yere çalan, etinizi, kemiğinizi bavullara doldurup oradan oraya sürükleyen, ilmek ilmek zihninize işleyen kitaplardan söz ediyorum. Tam olarak bu kitaptan söz ediyorum Arthur Schopenhauer'ın bilgeliğinden sızan aforizmalar.

Okuduktan sonra şu sorular kafamda belirdi:

°Schopenhauer bize ne anlatmak istiyor?
°Schopenhauer'u diğer düşünür ve filozoflardan ayıran nedir?
°Anlatıların hayata uygulanırlığı nedir?
°Anlatıların doğruluğu sadece yaşanmışlıklardan ve bize öğretilenlerden ötürü mü bizi sarsmaktadır?
°Anlatıcı koltuğunda oturan kişi olarak Schopenhauer iyi, soylu ve yaşamı hak eden biri midir?
°Bu kitap bir insana rehber olabilir mi?
°Okuduklarımızı hayatımıza katmayı başarabilirsek gerçekten bilge bir kişi olabilir miyiz?
°Schopenhauer'ın bu hassas ve can alıcı konularda yanılma payı nedir?
°Doğru ve gerçek kardeş midir?
°Söylenenlerin söyleme şekliyle daha etkin bir şekilde bizi etkilediğini düşünüyor muyuz? Filozof bu konuda ne denli başarılı olmuştur?
°Nietzsche Schopenhauer'un devamıdır diyebilir miyiz?
°Burada bahis edilen konular dışında bilgeliği etkileyecek insan hayatını olumlu ya da olumsuz etkileyen konular yok mudur?
°1800'lü yıllar ile 2020'ye merdiven dayadığımız bu yılların arasında bir fark görebiliyor muyuz? Dünya hala Schopenhauer'ın dünyasıyla aynı mı?
°Anlatımı kuvvetlendirmek amaçlı sürekli diğer düşünür ve yazarlara başvurması rahatsız edici midir? Özellikle Goethe ve Aristoteles'ten çok faydalanmakta yazar?

Bir kitaptan beklentiniz tam olarak nedir?

Benim bir kitaptan beklentim düşüncelerime, fikirlerime, yaşayışıma, hayallerime, planlarıma etki edebilmesi, bana yol gösterebilmesidir. Tabii bunu her kitaptan bekleyemem. Kimi kitaplar edebi anlamda bizi doyurur, onun tadı bir süre zihnimizde kalır. Bu kitapta anlatılanlar tam anlamıyla hayatın resmidir. Hayatını düşünmeye ve insanları gözlemlemeye adamış birisi kalkmış bizim için bunları kağıda dökmüş. Bir musibet bin nasihattan iyidir derler. Ancak bu özlü sözün içeriği korkunçtur. Çünkü yaşam her olguyu sırtlayacak kadar uzun değil. Tecrübelerin bile son kullanma tarihi var. Çünkü biz insanoğlu şartlar karşısında çok çabuk değişir, evriliriz. Schopenhauer'ın dimağından yükselenler aklımıza ördüğümüz duvarlardan, zihnimize çekilmiş perdelerden içeri sızıyor. Öncelikle yaşamın kader ve keder arasında sıkışmış bir mutluluk labirentinden ibaret olduğu kabul edilmeli. Evet mutluluk adına sarf ettiğimiz çaba bizi daima keder istikametine sürükler. Mutluluğun da tecrübeler gibi son kullanma tarihi vardır. Hem de süt ürünleri gibi kapağını açar açmaz bozulma süresi de kısadır.

Schopenhauer, diğer okuduğum kitaplarında olduğu gibi bu kitabında da genellikle Aristo ve Goethe gibi düşünürlerden yararlanmış. Bu düşünürlerin fikirlerini kimi zaman açıklayarak desteklerken kimi zaman da kendi anlatısını onların sözleriyle desteklemekte. Bu kitap bir anlamıyla rehber. Yaşama rehberi. Peki Schopenhauer bütün bilgelik adı altında bize sunduğu bu öğreti ve anlatılarında hiç yanılmadı mı? Veyahut bu anlatılanların hepsine birebir hak verdik mi? Hak vermediğim bir çok kısım oldu. Ki Schopenhauer sayfa 183'te şu cümleleri bir başlık altında toplamıştır: ''İnsan, yapıp ettiklerinde kimseyi örnek almamalıdır: Çünkü durumlar, koşullar, ilişkiler hiçbir zaman aynı değildir ve karakterlerin farklılığı eyleme de farklı bir görünüm verdiği için, iki kişi aynı şeyi yapsalar da, yaptıkları şey aynı değildir. İnsan, yeterince düşünüp taşındıktan ve iyice gözden geçirdikten sonra, kendi karakterine uygun bir biçimde davranmalıdır. Demek ki, pratik yaşamda özgünlük kaçınılmazdır; yoksa, insanın yaptığı kendisine uymaz.'' Buradan da anlıyoruz ki Schopenhauer gibi soylu bir üstat bile kendi sözlerine kefil olamıyor, olamaz da.

Yaşlılığın bilgeliğe ve erişkinliğe olan etkisinden söz eden yazarımız başyapıtım dediği ''İstenç ve Tasarım Olarak Dünya'' kitabını 30 yaşında yazmış. Kitaba birkaç kez başlamak istemiştim ancak kafa olarak kendinizi hazır hissetmeden asla başlamamanız taraftarıyım. Çünkü zihni yormadan, üzerinde düşünülerek okunmalı.

Bu kitap aslında bir incelemedir, araştırmadır. İncelemeyi incelemek ve Schopenhauer gibi bir üstadın sözünün üstüne söz söylemeyi fazlalık olarak görüyorum. Çünkü yıllar yılı işgal ettiğim şu yeryüzünde ne ile karşılaştıysam, neyi tecrübe ettiysem her sayfada beni buldu. ''Abi yuh ya!'' ''üstat ne yaptın?'' ''Bu kadar olur'' gibi tepkilerin bir zaman sonra normalleşerek ''Adam Schopenhauer abi elbet bunların farkında olacak, bilecek'' tepkisiyle yer değişti. Toprağın bol olsun, cidden bu kitap insanlığa hizmettir. Elbette yer yer katılmadığım olgular, görüşler oldu. Ancak 222 sayfa ve bir o kadar yoğunluk içeren polemiklerde normaldir.

Bu kitabında spoiler'ı olur muymuş? Olabilir, neden olmasın?

Kitaptan kısa ve öz hisse: Yalnızlık kötü değildir, kendi kendine yetebilmeyi öğrenmelisin, insanlara vazgeçilmez olduğunu hissettirme, en iyi zaman şimdidir, yarını bekleme, sahip olduklarınla yetinmesini bil, ''daha iyi, iyinin düşmanıdır.'' bugünün dostu, yarın deler postu, kendi kendine yetebilmek, kendi kendine bir yaşam alanı açabilmek esastır, sağlık en önemli unsurdur, toplumdan kaçamazsın ancak iletişimini kısıtlı tutmak seni soylu yapar... Liste böyle uzayıp gidiyor. Uzaktan bir kişisel gelişim kitabı dursa da, kişisel, zihinsel ve sayamayacağım onlarca gelişimi sağlayabilir size bu kitap. Keyifli okumalar diliyorum.

https://www.youtube.com/watch?v=xwOto0m-sXg