Eylül Ayı (2019) Hikaye Etkinliği (5-30 Eylül 2019)
Seçilen Ölümler Bir anons üzerine olay yerine giderken , olay faillerinin tanıdığım insanlar olduğunu bilmiyordum. Ama o, kendisi için geldiğimizi biliyordu. Sokağın başından kalabalığın uğultusunu duyuyor, dikkatlice dinleyince yaklaştıklarını işitebiliyordu. Yaklaşıyorduk. Onu vazgeçirmeye geldiğimizden adı gibi emindi. Zamanı dolmuştu, Orta yaşına kadar dürüstlükle çalışmış, inandıklarından hiç ödün vermemişti. Sonu böyle olmamalıydı. Daha 47 yaşındaydı. Fakir bir aileden geliyordu, babası hatırlamaya aklının ermediği bir yaşta ölmüş, kendisini binbir güçlükle büyüten , birkaç sene önce vefat eden annesine ise yaşadığı yıllarda düşkünlüğü hiç bitmemişti. İşe giderken evine birkaç adımlık mesafede oturan annesine muhakkak uğrar hayır duasını alırdı. Onları tanıyan herkes, birbirlerine olan bağlılıklarını çok iyi bilirdi. Kimselere bulaşmadan eşi ve iki çocuğu ile bahçeli bir evde yaşıyorlardı . Yıllarca evlenebilmek için beklemişlerdi. Kadının ailesi işi gücü olmadığı için evlenmelerine razı olmuyordu. Belki okumak için imkanlarının olmaması sebebiyle, belki tek çaresinin bu olması etkisiyle yaşı ve şartları tutar tutmaz teşkilata müracaat etti. Tüm sınavları başarıyla verip eğitimini tamamladıktan sonra devriye olarak işe başladı. Ardından da evlendi. Huzurla sürdürdüler evliliklerini, güvenle adım atmaktan, inandıklarına inanmaktan vazgeçmeden yan yana yirmi iki yıl geldi geçti ama adamla kadının aşkı azalmadı, sönmedi. Farklı farklı etnik kökenleri, memleketleri ve farklı mezhepleri olan bir çok iş arkadaşı oldu. Devriye gezdiği bölgelerde , ayrım yapmaksızın pozitif bir kişilikte olması , olayları anlayışlı bir tutum ile çözmeye çalışması tanınır saygı duyulur hale getirdi kendisini. Zaman geçtikçe insana, insanlığa , merhamete samimiyete olan inancı sarsılmaya başladı. Şüpheci , katı düşünceli olduğunu hissettikçe duyarlılığımı yitiriyorum endişesi panikli bir adam olmasına sebep oldu. Yatağın altına korkudan saklanmış beş altı yaşındaki çocuğun ağlama seslerini duyarken , annenin gözünü morartıp , kırık kemiklerinin acısından vazgeçip kendisini döven kocasından şikayetçi değilim dediğini duymadı. Geçinebilmek için, kaldırımlarda vücutlarını sunan kadınlara , teklif edilen bedele itiraz etmeyen adamların paraları ellerini ovuşturarak onunla dalga geçercesine vermelerine ses çıkaramadı. Aldığı uyuşturucu sonrası on beş yaşındaki kızına tecavüz eden adamın yüzündeki utanmaz umursamaz tebessüme katlandı . Güçlünün güçsüzü ezdiği, bir başkasının emriyle cinayet , hırsızlık işleyen , karakoldan elini kolunu sallayarak giden tüm suçluları , olayları, işittiklerini , gördüklerini sineye çekti. Bu hayata artık daha fazla katlanmasının mümkün olmadığının bilincindeydi. Mesleğe girdiğinden beri mesleğinin hayatını yaşıyordu. Günde birkaç kez evi arayıp eşinin ve çocuklarının ne yaptıklarını soruyordu. Merakından değildi arayışları denetim takıntısı idi tek sebebi. İşe gitmek için evinden çıkıp nedenini kestiremediği bir korkuyla yarı yoldan geri döndü evine. Çocuklar, hafta sonu olmasından dolayı odalarında anneleri ile birlikte uyuyorlardı. Tetiği çekmeden önce onları öpmeyi unutmadı. Önce eşini vurdu ve iki kurşun daha sıkabilecek gücü ve iradeyi kaybetmeden de çocuklarını. Her şey birkaç dakikada olmuştu. Nasıl öldüklerini, acı çekmediklerini hepsinden önemlisi dünyanın pis düzeninden onları kurtardığını biliyordu. Kalabalıktan birisinin adını seslendiğini duydu. Bilinci açık, gücü yerindeydi, hayattaydı. Kapının kırıldığını duydu. . Elini, onlardan çabuk tutmalıydı, acele etmeliydi .Kolunu doğrultarak namluyu ağzına soktu ve tetiği çekti. Yanına girdiğimiz zaman arkasında endişe duyacağı kimsenin kalmayacağına dair bir rahatlıkla göz kapakları örtülüydü ve yüzünde oldukça belirgin bir gülümseme vardı. Cengiz SARI , eşini ve iki çocuğunu vurduktan sonra , yıllardır istatistiklerde ilk sırayı hiçbir mesleğe kaptırmayan , mesleğinin ortalamasını yükselten intihar eylemini gerçekleştirdin. Ruhun şad olsun.
··
97 Gösterim
8 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Sarı bambaşka şeyler çağrıştırmış size Ferah Hanım, çoğu yazınızdaki o yumru yine yerleşti yerine. Konuşacak çok şey var yaşamanın anlamsızlığı, ölmenin anlamsızlığı, öldürmenin anlamsızlığı, daha çok şey var. Biz kendimize kalanlarla yaşamaya çalışıyoruz hala. Neyse, elinize sağlık, sizi görmek güzel.
Ferah
Gönderi Sahibi
Anlamsızlığı anlatan anlamlı yorumunuz çok teşekkür ederim sağolun Erhan bey.
Öncelikle tekrar hoşgeldiniz Ferah hanım. Lütfen her zaman bizimle kalın:) Bunu tüm içtenliğimle rica ediyorum sizden... Gazetelerde, televizyonlarda denk geldikçe kaçmaya çalıştığım bir gerçekliği sizin satırlarınızdan okurken de tahmin edersiniz ki sindirmek, kabul etmek, okuyup geçmek kolay değil... Hem yürekte hem boğazda bir yumru bırakıp kaçıyor satırlarınız. Buna mesleki deformasyon çatısı altından bakıp geçmek de benim yapabileceğim birşey değil. Bir deformasyon olduğu kesin... Tanımlamak, anlamak, empati kurmak çok zor... O cefakar eşe, o güzel yavrulara doğrultulan o namlunun benim bakış açımda hiçbir geçerli nedeni yok. Günün sonunda, dönüp dolaşıp Cengiz Sarı’ya kızmaktan alamıyorum kendimi. Çünkü dünyada acıyı tadan tek kişinin o olmadığını biliyorum. Cinnetin eşiği tam olarak nerededir bilemem, bunu bize tarif edecek bir navigasyon yok elimizde. Ancak hangi neden veya nedenlerle olursa olsun, kendini o eşiğe getiren bir kişiyi sadece dış etkenler üzerinden değerlendirmem mümkün değil... Böyle bir zayıflığı kendine zamanında itiraf edip meslek değiştirmeliydi belki de... Onu hem katil hem de maktül olmaktan alıkoyacak ne varsa yapmalıydı... Bu ‘siyaha boyanmış sarı’ hikayeniz, okuyan herkesin kendini bir kez daha sorgulamasına vesile olur umarım. Döner dönmez yine bizi sarsmayı başardınız:) Ve belki de zaman zaman böyle bir sarsıntıya ihtiyacı var herkesin. İşte o yüzden tekrar ediyorum, lütfen bırakmayın bizi:) Selam ve sevgilerimle...
Ferah
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim sağolun Necip bey.
Hayatta bazen yaptığımız tek bir yanlış, daha önceki bütün doğrularımızı silip götürebilir. Ne kadar iyi bir insan olursan ol, başkalarının isteği dışında, onların hayatına son veremezsin. Hatta dinen kendi hayatına son vermen dahi yasaklanmıştır. Cengiz Sarı yanlış yapmıştır. Kendinde olmayan bir hakkı ve gücü kendi kararıyla uygulamıştır. Eşi ve çocukları da olsa başkalarının hayatına doğrudan müdahale etmiştir. O yüzden onu anlamam mümkün değil. Kötüdür Cengiz Sarı... Ferah ablacım ellerine sağlık. Yeniden döndüğünü görmek çok güzel. Ellerinden öpüyorum. Yine derinlere inip bam telimize dokunan bir yazı kaleme almışsın :)
Ferah
Gönderi Sahibi
Yapılan yanlışlar, anlaşılmayan düşünceler haklısın Semih. Maalesef ki mesleki deformasyon çok sık karşılaştığım bir durum idi. Seslenişini ne kadar da özlemişim hoşbuldum Semih :)
Bi kaç kalp bırakma şansımız yok mu? Çok güzel Ferah Hanım emeğinize sağlık....
Ferah
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim sağolun.
Dakikalardır ekrana bakıyorum ablacım, bu çok tarifsiz...Annesi... :(( Rabbim kimseyi bu raddeye getirmesin...
Ferah
Gönderi Sahibi
Amin inşallah. Ama çok sıkça karşılaştığım bir ölüm tercihi idi :(
Reklam
Başka acılara katlanamıyorum. Duymak istemediğim için haber bile izlemiyorum. Ne zor bi meslek hep acı hep bela ile içe
Ferah
Gönderi Sahibi
Maalesef hakikatler :(