Başlığı okuyunca şöyle anladım: Evde hak ettiğini bulamayan erkek, eşini aldatmakta haklıdır... Bence aldatmanın haklı gerekçesi olamaz. Olmuyorsa ayrılırsın sonra gider yaparsın ne yapacaksan... Hak ettiğin gibi davranılmıyorsa ne durursun öyle yerde...
Evlenmedim ama sevgililerim oldu elbette. Onları aldatacak da çok fırsatım oldu, kusura bakmayın ama sevgilisi olan erkeğe karşı daha bir cüretkar kadınlar... Ama ben aldatmadım hiç bir zaman, aldatmam da... Böyle biri olduğum için enayi olarak görenler de oldu beni ama ben gurur duyuyorum kendimle. Her zaman daha ahlâklı bir insan olmaya çalışıyorum, bu çabam hayatımı daha anlamlı kılıyor. Cinsellikten, haysiyetsizlikten ya da bu tarz insanlardan ibaret değil bu dünya... İyiler de var ve bizim iyilere borcumuz var. Ahlâklı olmak bir lüks değil, mecburiyet. Ahlâklı olmak zorundayız... Oturduğum yerden falan değil yani. Size hayal gelen şeyler, bizde hayat deneyimi... İnsanları tanımadan konuşmayın bence.
Başlık üzücü. Hemcinslerinize karşı önyargılı olmayın ne olur. Bazen ne yaparsanız yapın erkeğin ruhu koleksiyoncudur, hatta bu meselenin temeli kadının eksikliğinden ziyade kendi eksikliğinden kaynaklanır. Kendini az, yetersiz bulur içten içe ve kanıtlama çabasına girişir.