Gönderi

Uzun biliyorum ama okuyup, yorumlarsanız sevinirim :)
Önüne iyileşme imkanı ve araçları (dürtünün yok edilmesi, değiştirilmesi, yüceltmesi) gayet açık bir şekilde konulmalı, işlerin kötü gitmesi durumunda bunun olanaksızlığı da gösterilmeli;
Felsefe
··
175 Gösterim
5 Yorum
Aslında bu Greek felsefesinin ve Batı felsefesinin temel taşlarından biri olan güçsüz olanı korumaya yönelik hukuk ve ahlak anlayışına sert bir eleştiri. Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor Nietzche fikirlerinde insan varoluşuna dair gerçekten çok gaddar bir filozof. Hatta insanı, üst insan ile hayvan arasında ki bir uçurumda asılı kalmış vaziyette betimler. Şu meşhur sözleri bu alıntısını daha anlamlı kılacaktır "İnsan aşılması gereken bir şeydir.". Peki Nietzche neden bunu istiyor? Aslında Alman idealizmi ile de sürdürülen Hristiyan ahlak seviciliği ve Hümanizme karşı bir isyan bayrağı açıyor. Nietzche'ye göre bazı insanlar toplumu geliştirebilecek, yüceltebilecek kadar güçlü yapıdadır, bazıları ise bu güçten yoksun zayıf insanlardır. Bu uçuruma karşı bize önerisi doğa gibi davranmamız gerektiğidir. Güçsüz olan yok olmaya mahkum olacak güçlü olan ise toplum içerisinde yüceltilecek ve suçlu bile olsa topluma tekrardan geri kazandırılacaktır. Çünkü Nietzche'ye göre zarara uğrayan güçsüz, zayıf insan toplumun gelişimini tıkayacak, Hristiyan seviciliği ile toplumun ahlakında rol oynayıp yine toplumun ilerlemesini durdurmaya çalışacaktır. Nietzche'nin istediği üst insan kendi deyimi ile bir "Hasat edicidir". İnsan tıpkı varoluşunun kaynağı olan doğa gibi adaletsiz, acımasız ve vicdansız olmak zorundadır aksi halde son cümlesinde yazdığı gibi kendi iğrençliğinden dolayı ölmeye mahkumdur. Nitekim Nietzche bu sözlerinde pekte haksız sayılmaz makro kozmostan mikro kozmosa kadar uygarlığın veyahut varoluşun ilk ve en önemli temel şartı güçlü olanın ayakta kaldığı bir düzendir. Kara deliklerin yamyam gibi kendi cinslerini yemesi evrenin en ıssız köşelerinde sürmekte olan kaotik zaman akışı, doğa da daha henüz doğamadan diğer türler tarafından öldürülen hayvanlar. Hal böyleyken varoluşumuzun kaynağı olan evrenden veya doğa'dan kopuk bir vicdan, ahlak ve adalet anlayışına sahip olmamız beklenebilir mi?
Önceki 2 yanıtı göster
Üzerinde yaşadığımız Dünya'nın 5 şeffaf olan 1 de şeffaf olmayan 6 adet yok oluşu mevcuttur. Bu yok oluşlarında hepsinde canlı varlıklar soykırım yaşamışlardır. Yine evrimsel olarak bir çok canlı türü bir diğer canlı türünü tüketerek neslini sona erdirmiştir. Nietzche'nin bu felsefesi öncelikle bireysel değildir. Stephen Hawking gibi bireysel örnekler vermek yersiz olacaktır. Eğer yine de bireysel bir cevap vermek gerekirse eğer siyasal çıkarlar Nazi Almanyasın'da ki gibi ön planda olmayacaksa şuan da yaşamış olduğu gibi Hawking 76 yaşına kadar yaşayabilecektir. Çünkü toplumu yüceltmiş ve geliştirmiştir tıpkı Nietzche'nin önerdiği gibi. Kimin güçsüz veya güçlü olduğu konusu. Bunlara bireysel cevaplar verilemez toplumun tamamını kapsayan basit örnekler verilebilir. Örneğin şuan ki Kürt halkının öyle ya da böyle sebeplerden dolayı gelişememiş, ilerleyememiş ve aydınlanamamış bir halk kitlesi olması onları Nietzche'ye veya "Sosyal Darwinizm"e göre hedef haline getirmiştir. Sağlıksız olması konusu Nietzche'ye göre de hümanizm, vicdan ve ahlak mide bulandırıcı unsurlardır.
1 yanıtı göster
Her zaman ki gibi psikoz ve nevroz arasındaki fasit dairede yolculuk yapan, kendi varoluşsal krizleriyle monolog yapıp bireyi yüceltme mottosuna geviş getiren, ruhun tornasında akla spesifik cilalar çeken tipik Nietzche zırvalığına hoşgeldiniz. Hiçbir Türk gencinin okumaması gereken kaypak bir düşünce soykırımcısı !
Önceki 3 yanıtı göster
Peki fertleri nasıl değiştiririz sence? Böyle sürekli kendi toplumumuzu, gençliğimizi eleştirerek mi yoksa geliştirmeye çalışarak mı? Mesela sen en kestirmeden Nietzsche'yi hiçbir Türk genci okumamalı diyorsun. Okumazsa kendi fikrini nasıl oluşturacak? Nietzsche gerçekten hastalıklı bir zihne sahip olsa da çok güzel düşüncelere de sahip. Şimdi bu iki ayırdımı yapabilmek için gerçekten de okumak gerek hem de ayırt etmeden. Benim mesela Nietzsche sever olmam bu düşüncesini paylaşıp tartışmak istememe, ona hak vermediğim kısımlar olduğunu söylememe engel olmadı. Önemli olan fertleri değiştirmek değil önce kendini değiştirmek bence.
2 yanıtı göster
Pek anlamam ama sanırım bir insanın, üst insan olmaktan uzaklaştıkça ölümü hak etmeye yaklaştığını savunuyor. Bu minvalde biri başkasını öldürürse de cezalandırılmamalı diyor... Ehh insan hayatı mevzubahis edilemez bana göre. Yani idam vs. karşıyım. Nietzsche'nin esas yanlışı, cezayı kişiyi kayırmaya dayandırmasıdır. Yani ceza verilmemesini, eylemi yapan bireysel kişiye yönelik istemesidir. Bu da kişiyi önemsediğini, onu kurtarmaya çalıştığını gösterir. Oysa sorun eğer toplumsal ise çözümü de topyekûn olmalıdır. Ceza kişiye değil, topluma verilen bir cevaptır. O yüzden bireysel sebeplerle kişiyi cezasız bırakmak toplumsal bir etki yaratmayacaktır. Eğer toplumsal gerekçelerle savunmuş olsaydı, yine yanlış olurdu bana göre ama etkili olurdu. Çünkü eylemin cezasız bırakılması toplumun da taraf seçmesine yol açar. Kimse öldürülen tarafta olmak istemeyeceği için öldüren kişi gibi olmaya çalışacaktır. Bu da Nietzsche'nin istediği şeye hizmet eder.
Son sözüne istinaden söylüyorum yani üstinsan olmayanın ölümü haketmesi. Vaaaov harika bir analiz olabilir ama seçici mi yoksa genel mi suçlu seçimi pek orasına katılamıyorum, teşekkürler 🤗
Bu yorum görüntülenemiyor
Benim zekam yetmez kanka kusura bakma 😂 ama okudum 🤓
Pekala 😂
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.