Puan vermedi·168 syf.····Okunma: 19 Şubat 2020 20:41 Dosto'nun gereksiz uzun kitabı Budala'nın, Suç ve Ceza'nın yarattığı etkinin yanından bile geçmemesinin ardından, onurum söz konusu, dikkatleri tekrar üstüme çekmek istiyorum, diyerek kaleme aldığı romanı. Tabii hâlâ yurt dışında olması, Budala romanından gelen paranın suyunu çekmesi ve karısının ikinci kez hamile olması vb. nedenlerden dolayı, tamamen duygusal durumlar da her zaman olduğu gibi mevcut.
Ebedi Koca, her ne kadar okurlar tarafından pek tercih edilmeyen, Dosto'nun ustalık döneminin uzun ve baba eserleri arasına sıkışmış küçük bir kitap gibi gözükse bile etkisi önemli. Çoğu Dostoyevski otoritesine göre bu kitap Dosto'nun kendini kaleme aldığı ve tamamen kendi tarzıyla yazmaya giriştiği bir kitap. Dosto'nun çoğu kitabını okumuş ve tarzına artık aşina olmuşsanız bu kitabın normlara uymadığını fark etmemek mümkün değil. Girişinden finaline kadar çok başka bir tarza ve tada sahip. Psikoloji alanında yine çılgın atan Dosto, bu kitabında daha önceki kitaplarında kullanmadığı yeni psikoloji konularına da giriş yapıyor. Kitabın basılmasından yıllar sonra Freud'un arkadaşları kitabın çevirisi yapıldığı anda notlarıyla beraber Ebedi Koca'yı Freud'un önüne getiriyor. Freud'un çalışmalarında ve tespitlerinde önemli yer kaplayan bazı konular, Dosto tarafından daha Freud çocukluk çağındayken Ebedi Koca'da kullanılıyor.
Kitap tamamen iki ana karakter üstüne kurulu. Velçaninov ve Pavloviç. Kendisi de hayatı boyunca bu durumu çok yaşadığından, iki erkek rakip Dosto'nun çok sevdiği ve sürekli kullandığı bir konu. Burada da vazgeçmiyor bu konudan. Ama bu sefer konu biraz farklılaşıyor. Ebedi Koca tanımı Velçaninov karakteri tarafından yapılıyor. Velçaninov'a göre mevcut olan bir kadın tipi vardır. Kocalarını aldatan, öte yandan aşıklarına da işkence etmekten zevk duyan ve her iki tarafında iplerini tutan bir kadın tipi. Kocalarını aldatmalarında asla kendilerinde hata aramazlar, çünkü bu tarz kadınlar sadakatsiz eş olarak doğmuşlardır. Ama sadakatsiz eş olarak doğmalarına rağmen asla bekar kalmazlar. Bu tarz kadınların evlenmemeleri doğaya terstir. İşte ortaya konan bu kadın tipine uygun düşen ve hayattaki tek görevi bu kadın tipine koca olmaktan geçen erkek tipi de Velçaninov'a göre Ebedi Koca'dır. Bu iki karakterden Ebedi Koca olan Pavloviç, eşinin vefatının ardından eşine ait mektupları okur ve karısıyla yıllar önce beraber olmuş Velçaninov'un yaşadığı yere gelir. Yanında küçük kızı Liza da vardır. Velçaninov, Liza'yı gördüğü anda kendi kızı olduğunu anlar. Bu noktadan sonra iki karakterin birbirlerine açtığı psikolojik savaşları, oyunları ve çekişmelerini okuruz.
Dosto, ailesi ve yaşadıklarından dolayı erken büyümek zorunda kalan ve hastalanıp ölen kız çocuğu figürünü Ezilenler romanında da kullansa bile bu kitapta kullanmasının nedenini büyük ihtimalle bu kitaptan çok kısa bir süre önce kaybettiği kızına bağlıyorum. Velçaninov'un bu konuda girdiği duygu durumlarının Dosto'nun yaşadıklarından bir parça olduğunu düşünmek saçma olmaz herhalde.
Arka arkaya iki kitabında kullanmasaydı fark edebilir ya da yakalar mıydım bilmiyorum ama Rogojin'in karanlık bir köşeye saklanıp rakibi olan Prense bıçakla saldırmasına çok benzeyen bir sahne bu kitapta da mevcut. Tahminimce Dostoyevski bu sahneyi pek sevmiş. Budala romanına kıyasla çok daha etkileyici kullanmış bu sahneyi. Kesinlikle kitabın en yükselen noktasıydı benim için.
Dosto, Ebedi Koca olan Pavloviç'in iki yıl sonra güzel bir kadınla ikinci evliliğini yaptığını ve kontrolün yine kadında olduğunu anlatan bir finalle romanını bitiriyor. Bu kitaptan sonra da karısına yazdığı mektupların birini "Ebedi Kocan" imzasıyla gönderiyor. İlk eşi Mari'nin evlenmeden önce Dosto ile beraber olmasına rağmen kalbini başka birine kaptırması, Dosto'nun bu durumu kabullenmeyi geçtim ikisine de yardım etmeye hazır olması ve ilk eşinin vefat etmesi sonrasında ikinci evliliğini yapmasını hesaba katarsak o mektubu "Ebedi Kocan" imzasıyla göndermeseydi bile bu iki karakterden hangisi olduğunu tahmin etmek hiç zor değildi.
İyi okumalar.