Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·168 syf.··
2020 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2020 20:41
Dosto'nun gereksiz uzun kitabı Budala'nın, Suç ve Ceza'nın yarattığı etkinin yanından bile geçmemesinin ardından, onurum söz konusu, dikkatleri tekrar üstüme çekmek istiyorum, diyerek kaleme aldığı romanı. Tabii hâlâ yurt dışında olması, Budala romanından gelen paranın suyunu çekmesi ve karısının ikinci kez hamile olması vb. nedenlerden dolayı, tamamen duygusal durumlar da her zaman olduğu gibi mevcut. Ebedi Koca, her ne kadar okurlar tarafından pek tercih edilmeyen, Dosto'nun ustalık döneminin uzun ve baba eserleri arasına sıkışmış küçük bir kitap gibi gözükse bile etkisi önemli. Çoğu Dostoyevski otoritesine göre bu kitap Dosto'nun kendini kaleme aldığı ve tamamen kendi tarzıyla yazmaya giriştiği bir kitap. Dosto'nun çoğu kitabını okumuş ve tarzına artık aşina olmuşsanız bu kitabın normlara uymadığını fark etmemek mümkün değil. Girişinden finaline kadar çok başka bir tarza ve tada sahip. Psikoloji alanında yine çılgın atan Dosto, bu kitabında daha önceki kitaplarında kullanmadığı yeni psikoloji konularına da giriş yapıyor. Kitabın basılmasından yıllar sonra Freud'un arkadaşları kitabın çevirisi yapıldığı anda notlarıyla beraber Ebedi Koca'yı Freud'un önüne getiriyor. Freud'un çalışmalarında ve tespitlerinde önemli yer kaplayan bazı konular, Dosto tarafından daha Freud çocukluk çağındayken Ebedi Koca'da kullanılıyor. Kitap tamamen iki ana karakter üstüne kurulu. Velçaninov ve Pavloviç. Kendisi de hayatı boyunca bu durumu çok yaşadığından, iki erkek rakip Dosto'nun çok sevdiği ve sürekli kullandığı bir konu. Burada da vazgeçmiyor bu konudan. Ama bu sefer konu biraz farklılaşıyor. Ebedi Koca tanımı Velçaninov karakteri tarafından yapılıyor. Velçaninov'a göre mevcut olan bir kadın tipi vardır. Kocalarını aldatan, öte yandan aşıklarına da işkence etmekten zevk duyan ve
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2024 9. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2024 20:47
Kadın budalası adıylada yayınlanan yine muhteşem yazarın muhteşem eseri aşk, eski bir dosta hayranlık biraz da nefret ve suçluluk duygusunu resmediyor Dostoyevski, kötülüğe karşı iyiliğin ayaklandığı ve kazandığı bu kurgu da ahlâken ve ruhen ölen Velchaninov'un yerine hayata temiz bir Velchaninov getiriyor ,iyiliğin geldiği yerde kötülüğün barınamayacağını ifade ederken aynı zamanda iyiliğin insan için bir devrim olduğunuda bu eserinde yansıtıyor.
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
9/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2020 38. kitabı
Ebedi Koca & Dostoyevski + ● En sevdiğim üç yazardan biridir; Dostoyevski. Bu kitabı sade, akıcı anlatımının yanında içten içe bizlere ikili ilişkileri, güven veya aldatışı, arzu ve hislerin uç noktalarını ütopik şekilde anlatıyor. Rus edebiyatını üniversite yıllarımda keşfetmiş ve tüm kıymetli eserleri okumaya başlamıştım. Tekrar okuduğum bir kitap. Anıları ve anları çağrıştırması kadar tekrarlandığında bile güzel bir eser olması ile beni mutlu etti. O halde. Hadi okuyun!
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
Ebedi Koca
Puan vermedi·168 syf.··
2023 38. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mart 2023 17:07
"Nedir bu adam? Maskara mı, aptal mı, yoksa 'ebedi koca' mı? Dostoyevski bu eserinde "sadakat-sadakatsizlik" konusunu işlemiş. Kadın, kocası ve kadının aşığının üst düzey çarpık ilişkisi ilginç bir biçimde anlatılıyor. Bu kitapta aldatılmış olan bir erkek, adı Pavel Pavlovitch. Karısının onu aldattığı erkeklerden biri de Bay Velchaninov. Bay Velchaninov Pavel Pavlovitch'le karşılaştığı zaman geçmişinde yaptığı aşırılıklar nedeniyle zihninin oyunlarıyla, vicdanıyla baş etmeye çalışan bir hastalık hastası haline gelmiş. Bu iki erkeğin yolu bir yerde, bir şekilde kesişiyor. Pavel Pavlovitch "ebedi koca" tabiriyle de bu şekilde tanışıyor. Kitap çok kısaydı fakat kısalığı etkileyiciği uzun bir kitap olur. Anllattıkları çok evrensel ve insânî çünkü. Kitabın adını görünce "ebedi koca" tabirinin beni bu denli rahatsız edecek bir tabir olacağı aklıma gelmemişti. Velhasılıkelam güzel kitaptı. Fakat hakkında ancak bu kadar yazabilirim çünkü gerisi büyük spoilera girer. Okumanızı ve "ebedi koca" tabiriyle tanışmanızı tavsiye eder, bu tabirin kimseye kullanılmamasını dilerim.
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
7/10
·168 syf.··
2020 51. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2020 23:03
Kitabımızın iki ana karakteri Velchaninov ile Pavel Pavlovitch arasında geçen olaylar örgüsünde aşkın, ihanetin, sevgisizliğin ve yoksulluğun tablosunu çiziyor Dostoyevski. Bu çizdiği tabloda her zaman görmeye alıştığımız Dostoyevski karakterleri yine bizlerle. Ebedi Koca, üstadın diğer yapıtlarının arasında bir yerde duruyor. Sözgelimi Suç ve Ceza kadar derinlemesine olmasa da vicdan, ahlâk ve adalet kavramları ile ilgili şimşekler çakıyor zihnimizde. Keza Ezilenler kadar irdelenmese de namus, haysiyet ve aşağılama-aşağılanma hislerinin satır aralarına gizlendiği ilginç bir kitap. Tipik Dostoyevski karakterlerinden oluşan bir tipik Dostoyevski hikâyesi diyebiliriz Ebedi Koca için. Sıkılmadan okunabilecek bir klasik arıyorsanız, kesinlikle doğru yerdesiniz.
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
UNFAITHFUL !
7/10
·168 syf.·
2020 73. kitabı
Özellikle Tolstoy ve Dostoyevski özelinde daha önce okuduğum Rus edebiyatı eserlerinde daha çok yalnızlık, sefalet, fakirlik gibi olumsuz durum ve duygular işlenmişti. Dostoyevski bu eserinde ise genelde "sadakatsizlik", özelde ise "aldatan kadın" konusu üzerinde durmuş. Kitabın ana konusu kadının sadakatsizliği olsa da, anlatım ve betimlemeler aldatan kadından daha çok aldatılan erkekler üzerinde yoğunlaşmış. Bazı çevirilerde kitabın ismi "Kadın Budalası" olarak geçse de, bence "Ebedi Koca" daha uygun bir isim kitap için. Kitabın sadakatsiz kadın karakteri Natalya Vassilyevna. Yıllar boyunca sürekli ve defalarca Natalya tarafından boynuzlanmış kocası ise Pavel Pavlovich. Natalya'nın sadece 1 yıl için aşığı olabilmiş kitabın ana karakteri ise Velchaninov. Natalya, Pavel Pavlovich ile evlidir. Natalya kocasını sevmemekte, onu sürekli olarak farklı farklı erkeklerle aldatmakta ama buna rağmen Pavel Pavlovich’ten de boşanmamaktadır. Valchoninov bu evlilik sürerken bir yıl boyunca Natalya’nın sevgilisi olmuş ve Natalya ile birlikte olan diğer tüm erkekler gibi tamamen ve sadece şehvet odaklı bir ilişki yaşamıştır Natalya ile. Natalya, hamile kaldığını öğrenmesi üzerine kocasının başka bir erkekten hamile kalmasından şüphelenmemesi için Velchaninov’un başka bir şehire taşınmasını ister. Velchaninov şehir değiştirdikten birkaç ay sonra ise, bir mektup göndererek başka bir erkeğe aşık olduğunu ve artık onunla görüşmek istemediğini, hamilelik konusunda da yanıldığını bildirir. Bunun üzerine Velchaninov yaşanan herşeyi unutmaya çalışır. Aradan geçen 9 koca yıl sonrasında, Natalya’nın kocası Pavel Pavlovich, bir gece ansızın çıkar gelir ve Velchaninov’u evinde ziyaret eder. Velchaninov’a Natalya’nın öldüğünü ve 9 yaşındaki kızı Lisa ile bir başlarına kaldığını söyler. Uzun
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2022 1. kitabı
Dostoyevski – Ebedi Koca: İnsanın Kendi Gölgesine Tutsaklığı Bazı romanlar vardır ki sadece bir hikâye anlatmaz; insan ruhunu didik didik eder, kalbin karanlık dehlizlerine fener tutar. İşte Ebedi Koca, tam da böyle bir eserdir. Dostoyevski burada sadece aldatılan bir adamın öfkesini değil, insanın içindeki zayıflıklarla, saplantılarla ve asla iyileşmeyen yaralarla nasıl yaşadığını anlatır. Ve belki de en acısı şudur: Bu hikâyede kimse masum değildir. İki Adam, Tek Kadın ve Bitmeyen Bir Hesaplaşma Romanın merkezinde iki adam vardır: Velçaninov ve Pavel Pavloviç. Biri, hayattan zevk almayı bilen, bencil ve umursamaz bir adam. Diğeri, aldatılan, küçük düşürülen ama bu yenilgiden asla kurtulamayan, gölgesiyle yaşayan bir zavallı. Ama Dostoyevski’nin dünyasında hiçbir şey göründüğü kadar basit değildir. Bu iki adam arasında dolaşan şey yalnızca ölü bir kadının hayaleti değil, çok daha derin bir şeydir: Güç ve acziyetin sonsuz savaşı. Pavel Pavloviç, ölen karısının eski âşığı Velçaninov’un kapısını çaldığında, aslında onun hayatına değil, ruhuna sızmaya gelir. Velçaninov’u huzursuz etmek, onu korkutmak, belki de intikam almak ister. Ama bir noktadan sonra fark ederiz ki, bu bir hesaplaşmadan çok, bir bağımlılığa dönüşmüştür. Pavel Pavloviç, Velçaninov’a tutunmadan var olamayan bir adamdır artık. Ve en dehşet verici olan da budur: İnsanın kendi kimliğini, bir başkasının gözlerinde araması. İhanet ve İnsanın Kendine Yabancılaşması Bu roman sadece bir aldatma hikâyesi değildir. Asıl ihanet, insanın kendine ihanetidir. Pavel Pavloviç’in acısı, karısının sadakatsizliğinden çok, kendi güçsüzlüğünü bilmekten gelir. Velçaninov ise, geçmişte yaptığı yanlışların bedelini, peşini bırakmayan bu adamın varlığıyla öder. Dostoyevski burada, insanın en derin korkularından birini
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
Selam olsun gerçeğin duvarının öte yanına, Selam olsun Dostoyevski’ye
7/10
·
Beğendi
Kitap okumaya ortaokulda Dostoyevski ile başladım. Daha sonra okuduğum diğer Rus Edebiyatı kitaplarında ve diğer tüm kitaplarda onun anlatım şeklini aradım. Bulamadığımda ise bana hep eksik geldi. “Ebedi Koca” kütüphanemde olduğu için okuduğum, bir “Suç ve Ceza”, “Ezilenler” kadar olmasa da etkileyici bir kitap. Baş kahramanı takip eden bir adam.. Şapkasında bir tül.. Ölen karısının eski sevgilisinin peşine düşmüş. Bir de hasta kızı var. Tabi karısı onu birçok kez aldattığından kimsen olduğu belli olmayan bir kız çocuğu. Baş kahraman Velchaninov çapkın, servet harcayan, biraz uçarı, bunun vicdan azabını çeken biri. Onu takip eden ve hem düşman hem hayran olan (bana göre) “kötü” karakter olan ise Pavel Pavlovitch yani “Ebedi Koca”. Peki nedir bu Ebedi Koca? Hayata evlenmem için gelmiş, başka vasfı olmayan erkek. Karısına göre şekil alan. Karısı öldüğünde evlenmeden yaşayamayan ve kendinden çok küçük olan bir genç kız ile evlenmeye kalkan bu karakteri bozuk adam. Kitap biraz akıcı gitmediğinden yavaş okudum. Sayfa sayısı az aslında. Ama sürüklemiyor bence. Kitap boyunca bu iki adamın çekişkili, çatışmalı, tuhaf ilişkisini okuyoruz. Günün sonunda Pavel Pavlovich özendiği genç olan karısının eski sevgilisi Velchaninov gibi olamayacağını anlıyor. Dostoyevski Sibirya’da yazmış kitabı. Sibirya onun kendini bulduğu yer olmuş aslında. Kitabın sonunda Dostoyevski’nin hayata dair çıkarımlarını okumak çok hoşuma gitti. Bunlardan en güzeli Nietzsche’nin “Bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski’dir.” Sözü oldu. Gerçekten kişisel gelişim kitaplarından ziyade insanı tüm gerçekliğiyle ve derinlikleriyle ele alan ve okuyucuyu bununla yüzleştiren Dostoyevski’nin kitaplarını okumak insana dair çok daha fazla şey öğretiyor.
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Öteki Yayınevi · 20073,528 okunma
Ebedi Koca/Kadın Budalası
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2022 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2022 00:33
·
Dünya edebiyatının büyük yazarı Dostoyevski'nin Ebedi Koca romanı iki erkeğin hayatlarının bir kadın karakter vasıtasıyla kesişmesini ve beraberinde gerçekleşen olaylar zincirini ele almaktadır. Dostoyevski yazdığı bu romanda baş karakterlerin; Velchaninov ve Pavel Pavlovitch'in aşk, nefret, suçluluk üçgenindeki insanlık hallerini gözler önüne seriyor. Böyle basit bir konuyu sıradan bir yazar ele alsaydı vasat bir eser ortaya çıkabilirdi fakat üstadın oluşturduğu tiplemeler ve düşünce tahlilleri dikkate alındığında bence takdire şayan bir yapıt oluşmuş. Eseri başyapıt yapan olaydan ziyade insan bilincinde oluşan çelişkilerin dışavurumunu okura kendi yorumunu kattırarak sezdirmesidir. Okurken bu iyi insan, bu kötü insan diyerekten belli bir kalıba girmiyorsunuz. Yazarı işte bu yüzden de seviyorum, bana balık vermesin balık tutmayı öğretsin değil mi.. "Ebedi Koca nedir?" sorusuna cevabı okuyarak elde etmelisiniz ki burada açıklayarak kitaba olan merakınızı kaçırmak istemem. Romanın sonunda yazarın Sibirya sürgününde yazdığı bu eserle kendi içindeki Sibirya'ya indiğine değiniyor. Not: Nietzsche ''Bir şeyler öğrendiğim tek psikolog Dostoyevski'dir''der.
İnsan ve Duygular
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Araf Yayıncılık · 20123,528 okunma
7/10
·176 syf.··
2025 204. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 17:20
Bir aşk üçgeninin birleştirdiği karakterler. Çok romantik olmadı mı ? Aslında; Bir yanda ahlaksız, kocasını aldatan bir kadın ve onun aşığı diğer tarafta kadının kocası. Kadın öldü adamların hayatı birleşti. Olaylar ve tuhaf durumlar.. Psikolojik tahliller karmaşık, karakterlerin karakterleri karmaşık:) tarihin bir yerinde, rusyanın bir bölümünde geçen hikaye oldukça sıkıcı.. Büyük yazarlar hep iyi kitaplar yazar dememeli. Öncesinde bir özetine bakmalı belki. Seveni çoktur belki ama bana göre değil..
1000Kitap
Kadın BudalasıFyodor Dostoyevski · Dorlion Yayınları · 20233,528 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.