Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

HERKESE BIR EBEDİ KOCA LAZIM
7/10
·159 syf.··
2022 82. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 21:59
Dostoyevski deyince akla genel olarak duygusal, derinlik konulu, genelde trajik olaylar gelir. Bu romanı ise pek bilinmeyen bir trajikomik roman. Çoğunlukla aldatılmayı alaya almış, evliliği de sıradanlaştırmiș #y:123. Benim beğendiğim konuyu alarak anlatıp okuyucu eğlendirmesi, bir yandan da sade yazılması ile yormaması güzeldi. Hatta diyebilirim ki konu bakımından erkek kadın ilişkilerini anlatarak basit olan konuyu akıllarda kalıcı bir roman elde etmesi kitabın başarısıdır. Konuya gelecek olursak bir arazi davası ile başlayan olay bir tren istasyonunda biter. Olay ise iki erkeğin geçmişte aynı kadını sevip tekrar karşılaması ve birinin hayatını sürekli alkolik geçirerek hayatının yanlışlarını ortaya koyulması. Kitabı okurken doğru ya da yalnıs diye yorumlamakta zorlanıyorsunuz çünkü hayattaki değerler kişiye göre farklılık gösterebilir. Ama bazı yalnıslıklar kayba sebeb olur. Burda da da gerçek hayatta da olduğu gibi iyiler kaybetti. Az bilinen romanın ilk baskısı 1870 yılında çıkmış. Ve Dostoyevski'nin tüm kitapları zaten okunmalı bu da okunmalı diyorum ben. Herkese iyi geceler ve iyi okumalar
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
Kendi acısını her zaman kendinden geçmişçesine işleyen zanaatçıdır.
7/10
·159 syf.·
2020 49. kitabı
Ebedi Koca, taşranın ileri gelenlerinden biri olan ve karısının ölümünden sonra, kadının sevgililerinin bulmak amacıyla St. Petersburg’a giden Pavel Pavloviç Trusotski’nin öyküsüdür. Ebedi Koca romantik dönem yapıtlarında ve Sibirya mektuplarında ortaya konan takıntılı motiflere adanmıştır. Bu öykü, belli bazı noktalar üstünden iki Dostoyevski arasında, dahi olanla dahi olmayan arasında bir karşılaştırma yapmayı sağlayacak bizlere. "Dostoyevski kahramanlarını cinsel açıdan aşağılayan kişinin onlar üstünde nasıl büyük bir etki bıraktığını bütünüyle aydınlatır. Ezilenler’de, daha önce de belirttiğimiz üzere, sevgilinin bunca önemsiz oluşu, cinsel tutkuda rekabetin önemini akla getirir, EbediKoca’daysa, kadın ölmüştür, arzulanan nesne yok olmuştur, rakipse duruyordur; engelin temel özelliği bütünüyle açığa vurulur." DostoyevskiDostoyevski Kitapta anladım kadarıyla, Yeraltından Notlar,Ezilenler esintisi vardı. Ordaki psikolojik yansımalar burada var. Yalnız karakterin Mazoşistliği daha belirgin diğerleri kadar tat almadım bu eserde ama tabii ki bir önyargı oluşmasın bir önceki okuduklarıma binayen bu tespitler.
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
Tekerrür
8/10
·159 syf.··
2019 15. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 10 Haziran 2019 08:09
Dostoyevski okurken olağan gerçekliğin acımasızca ortalarda kol gezmesi halini kabulleniyor insan. Yorumun devamı sürprizbozan içerecek. Aldatılan bir adamın, eşinden alamadığı intikamı bir başkasından olan kızından ve kızın babası olan dostundan çıkartmasını anlatan bu kurgu temelde pişmanlıklar ve görmezden geldiklerimiz üzerine yazılmış gibiydi. İnsan yaşamı sırasınca birçok şeyi fark edemeyebilir elbette. Lakin aynı şekilde gözünü kapatmayı tercih ettiği durumlar da yadsınamayacak kadar çoktur. Aldatma ve aldatılma konusu da şüphesiz bunlar arasında yer alır. Kişi bunu ne kendisine ne de karşısındakine yediremediği için yok sayar ve devam eder. Pavel Pavloviç'in durumu buydu; sadece insanın kendi kızına bunca acımasız şekilde yaklaşmasını kabullenemedim. Öyle ya da böyle sen bu kızı çok seviyordun be adam. Hatta Liza'nın annesinden çok babasına sevgi beslediğini de okuyoruz kitapta. Kitap boyu oturtamadığımı hissettiğim yegane durum buydu. Buna dair alternatif bir fikir içimi soğutuyor sadece. Baştan beri onun kendi çocuğu olmadığını içten içe biliyor fakat kanıt olmadığı için bu durumu yok sayıyordu. Tıpkı aldatılmayı dışladığı gibi bunu da ötelemişti. Keza sonrasında Nadya'ya aşık olması ve olur olmaz bir pozisyona düşmesi beni cidden çileden çıkartmıştı. Aleksey İvanoviç'e gelirsek en büyük pişmanlığı Liza'yla bir ömür geçirememesi oldu şüphesiz. Dostoyevski'nin kendine has ilahi adalet anlayışı her karakter için kendini tekrar etti diyebiliriz. Pavel Pavloviç'e nazaran daha net çizilmiş bir karakterdi. Kararlarının rotasını sezmek güç değildi. Kendi içinde düştüğü sorgulamalar ve gerçeklerin peşindeki yolunu gözlemek güzel bir deneyimdi. Zihnimde birçok soru işareti doğurdu.
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
7/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2021 579. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 05 Ağustos 2021 00:30
Nasıl anlatacağımı bilemediğim romanlardan birisiydi. Pavel Pavloviç ve Velçaniçov adlı iki zıt karakterin adeta birbirini yediği, bol mücadeleye ve acayip olaylara sahne olduğumuz bir eserdi diyebiliriz. İyi ve kötünün mücadelesinin devamını görüyoruz aslında bizler bu romanda. En kısa haliyle böyle söyleyebiliriz ve yazarın eserlerinde de sıkça bu durumla karşılaşmaktayız. Kitabın bir diğer özelliği de In Medias Res olarak yazılması. Bunu en bilinen haliyle anlatırsak, sinemalardan alışık olduğumuz Flashback (şu kelimeyi doğru yazana kadar Flashbank, Flashbomb diye diye mahvoldum neyse) sahnelerine benzemesi. Olaylar bir yerden başlıyor ama sonra geri dönerek olayın temelini anlatıyorsunuz. Filmlerde güzel oluyor da kitaplarda sanki kafa karıştırıyor. Tabi herkesin görüşü kendine. İyi okumalar dilerim..
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2019 6. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 23 Nisan 2019 18:24
Ebedi Koca, 1870 yılında, ustalık döneminde yazdığı iki karakter üzerine kurulu bir uzun öykü ve Gide’nin belirttiğine göre Dostoyevski’nin kendi hayatını niteleyen, hayat anlayışını serptiği önemli bir eser. Dostoyevski için her zaman soru aynıdır: “iyilik” nedir, “kötülük” nedir? İyiliğin ve kötülüğün aynı karakterlerin içinde barındığı, çoğu kez iç hesaplaşmalara sahne olan romanlarında Dostoyevski “kötü”nün nasıl “iyi”ye dönüşebileceğini, nasıl arınabileceğini arar; yaptıkları olumlu şeyler ile “kötü” kahramanlarını affetmemizi, onları kabullenmemizi sağlamaya çalışır. Bu novella’da da bir kadın merkezde iken karakterler Velchaninov ile Pavel Pavloviç eser boyunca didişmektedirler. Etkileyici, cazibeli, çapkın bir adam olan Velchaninov yıllar önce Pavel Pavloviç’in karısı ile yasak ilişki yaşayan erkeklerden biridir. Unuttuğu bu macerayı Pavel Pavloviç ve elinden tuttuğu küçük, hasta kız çocuğunu gördüğünde hatırlar; bir yandan küçük kızı mutlu etmeye çalışarak kendi vicdanı rahatlatmaya çalışırken diğer yandan Pavel Pavloviç’in ne bildiğini anlamaya çalışır. “Ebedi koca” Pavel Pavloviç ise mutsuzluğuna sebep gördüğü Velchaninov’dan bir yandan ölesiye nefret etmektedir ve onu öldürmeye çalışır; öte yandan ise hep olmak istediği bu çekici ve etkileyici tipe hayrandır ve Velchaninov’a benzemeye çabalar. Pavel Pavloviç’in umutsuz çabaları sonuç vermeyecek, kendisi ne kadar uğraşsa da hayal ettiği cazibeli erkek olamayacaktır; yaşamını “ebedi koca” olarak sürdürmek zorundadır.
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
8/10
·159 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2020 13:43
Merhaba kitapseverler, Kronolojik Dostoyevski yolculuğunda 16. kitap olan Ebedi Koca'yı okuduk. Varlık yayınları roman olarak tanımlamışsa da 159 sayfalik uzun öykü demek daha doğru olur. Dostoyevski Karı-Koca ve sevgili ilişkilerini çarpıcı bir öykü ile dile getirmiş. Birine bağlı olmadan duramayan, evlendikten sonra karısının bir parçası haline gelen, alnındaki süsü (boynuzları) ile malum bir Ebedi Koca olan Pavel Pavloviç ile Bay Velçaninov arasında geçen güzel bir öykü. Her eserinde İnsan varoluşunun yakici sorunlarına dokunan Dostoyevski'nin bu kısa, hiç sıkılmadan okunan, akıcı eserini okumanızı öneririm. Hoşçakalın...
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
10/10
·159 syf.·
Beğendi
·
2022 43. kitabı
Ebedi Koca... Ne demek.. İtiraf edeyim, kitabın adı bana hiç bir şey çağrıştırmadı. Sonsuz yahut sonsuza kadar Koca mı, yani sadık, eşi öldükten sonra bile sadık kalan başka kadınlara ilgi duymayan mı ? Sanki böyle buna benzer konusu olan bir hikaye okuyacağımı zannettim. Ama yazarın Dostoyevski olduğunu unuttum bir an. Meğerse bizim Ebedi Kocamız, İşte öyle bir Koca, Koca mi Koca , Var mı var , elinin altında Uysal Allahlık Kocaymış meğerse, hemde boynuzları olan cinsinden bizim Ebedi Kocamız !. Ama gerçekten de öyle mi bu Ebedi Kocalar. Bunu irdelemiş yazar. Özellikle 19.yyl hikaye ve romanlarda çok sık rastladığımız bir durumu irdelemiş. Evli kadınların aşıkları ; gizli olmayan bu aşıklar evlerinin içlerine girer kocaları ile tanışır onlarla yer içer muhabbet ederler. Bu uyumlu, uysal, evcimen kocalar bu kadar kör müdür ? Bu novellamız , - ki benim favorim " Tatsız bir olay " - konusu, işlenişi, tahlilleri ve ilginç sonu ile güler misin ağlar mısın dedirten cinsten. Her zaman dediğim gibi Dostoyevski okumak, daha doğrusu Dostoyevski ile okuyucu olarak bir bağ kurabilmek ayrıcalıklı bir haz ve mutluluktur. Sizlerin de bu mutluluğu yakalamanız temennisi ile...
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
7/10
·159 syf.··
2023 43. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2023 18:27
"Bu adamlar, dünyaya ebedî koca, daha doğrusu yalnızca koca olmak için gelmişlerdir. Bu erkeğin evlenmekten başka görevi yoktur. Evlendikten sonra, bir karakter sahibi olsa bile, hemen karısının bir parçası halini alır. Bu gibi kocaların belirgesi alınlarındaki malum süstür." Dostoyevski romanının kahramanını bize bu şekilde anlatır. Gerçekten de bence cinsiyet ayırmaksızın bazı insanların hayatlarının amacı halini almış olan bu evlenme isteği nereden gelir bilinmez. İnsanın acziyetinden mi? Yoksa 'bakın ben de buradayım' diyerek topluma kendini kabul ettirme çabasından mı? Emin değilim. Kitabı beğendim, herkese tavsiye ederim.
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
Ebedi Koca
7/10
·159 syf.··
2026 14. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2026 19:49
Büyük fikir tartışmalarından ziyade daha dar bir alanda iki adam arasındaki tuhaf ilişkiye sıkışmış bir hikaye söz konusu. Bu olay eserin etkisini biraz düşürüyor. Bazı bölümlerde ise karakterlerin kararsızlık ve içsel hezeyanları biraz fazla uzatılmış hissi veriyor. Bu da okurken haliyle tempoyu düşürmeye sebep oluyor. Yine de Dostoyevski’nin insan ruhundaki tekinsiz köşeleri kurcalama becerisi hatırına, yazarın külliyatını tamamlamak isteyenler için okunabilir diyebilirim.
Edebiyat
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma
Puan vermedi·159 syf.··
2023 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 11 Mayıs 2023 10:57
"Ebedi Koca" olmak bir tercih mi, yaratılış gereği bir meziyet mi, bir acinilasi durum mu, bir heyecan mi, kaçınılmaz bir çaresizlik mi? Bu eserinde Dostoyevski, kadın tarafina hic deginmeden "Ebedi Koca" ve arkadaşı, aile dostunun psikolojilerine inmiş. İbretle okunacak bir eser...
Ebedi KocaFyodor Dostoyevski · Varlık Yayınları · 19963,527 okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.