Gönderi

Fesleğen Kokuları ve Olası MasterChef Senaryoları
1/10
·224 syf.··
2020 128. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 27 Ekim 2020 19:10
YouTube kanalımda bu tür ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken çay edebiyatı kitapları için içerikler hazırlıyorum: ytbe.one/xHTvIh7z7ws Eyvallah 1 kitabı tarifi için malzemeler: 2 su bardağı tasavvuf 1 su bardağı yağmur suyu 5 çay kaşığı çay 1 demet fesleğen 200 ml. Neutrogena bakım kremi 2 tatlı kaşığı başkası adına utanma 1 adet kendi çıkarları için dini kullanmak Eyvallah 1 kitabının yapılışı: 1- 2 su bardağı tasavvufu yağmur suyu ve çay ile birlikte hafif yumuşayana kadar kaynatın. Bu arada bu incelemeyi sonuna kadar okuyun ve aynı zamanda pişirdiğiniz tasavvufun çok yumuşamamasına da dikkat edin. 2- Bir tavada fesleğen ile Neutrogena bakım kremini yumuşayana kadar kavurun. 3- Başkası adına utanmaları da ekleyerek kavurmaya devam edin. 4- Farklı bir tencerede kendi çıkarları için dini kullanmayı da okurlar kendi beyinlerindeki suyu salıp, iyice manipüle olana kadar kavurun. Manipüle olan okurları kitabın başından alın ve soğumaya bırakın. 5- En sonunda bütün hepsini birleştirip kitabı Çok Satanlar bölümünde servis edebilirsiniz, afiyet olsun! Arada bir Hikmet Anıl Öztekin kitaplarını okuyarak yaptığım sanal bir doğal seçilim taktiğiyle birlikte kendi takipçilerim arasındaki Hikmet Anıl Öztekin kitaplarının potansiyel sevicilerinin beni takipten çıkmalarını ve engellemelerini sağlıyorum, böylece zamanla güçlü kitapları zayıf kitaplara tercih eden daha kaliteli bir takip kitlem oluşuyor. Başkası adına utanma evriminde bu seferki durağımız da yukarıda tarifini verdiğim, tasavvuftaki "Hamdım, piştim, yandım" mertebelerini çok yanlış anlayan ve "Yazdım, sattım, para kazandım" seviyeleriyle karşımıza çıkan "Eyvallah 1" kitabı. Kitap "Hala çayı sessizliğe demletenler var ya içimizde, hepsine Eyvallah..." cümlesiyle açılış yapıyor. Askerliğimi yıllar önce bir çaycı olarak ve Hikmet Anıl Öztekin'in bu kadar ünlü olmadığı zamanlarda yaparken orada çayı 10 kuruşa satıyorduk. Memlekete döndüm ve bir de ne göreyim... Herkesin elinde Hikmet Anıl Öztekin kitapları ve normal bir çayın fiyatı en az 5 lira olmuş! Yani şu haberde de görebileceğiniz gibi Çaykur'un üst üste 3 yıl zarar açıklamasıyla birlikte Hikmet Anıl Öztekin'in ve çay edebiyatının çay sektörüne verdiği zararı başka kimse vermiyor arkadaşlar: evrensel.net/haber/417356/ca... Keyif çayı ya da ışıklı top atmak yerine halkınızı daha mutlu etmek için atabileceğiniz Eyvallah 1 kitabı, baş karakterinin içinde biriken bütün şeyleri fesleğen kokulu satırlarla birlikte avuçları fesleğen kokulu bir kadına anlatmak istediği bir kitap. Arkadaşlar zaten farkındaysanız son zamanlarda şöyle üçlü isim tamlamalarını artık daha sık kullanarak uzaktan eğitimden sıkılan öğrencilere permütasyon-kombinasyon konularını daha rahat öğretebilmeyi amaçlıyorlar, bu büyük resmi bir tek ben görmemişimdir umarım: Şiir sakallı adam, roman ceketli çocuk, fesleğen kokulu kadın, öykü bluzlu hanım, otobiyografi bağırsaklı bey... şeklinde gidiyor. Gördüğünüz gibi Doya Doya Moda programında jüri olan Kemal Doğulu'dan sonsuza kadar kombin linci yiyebileceğimiz bir kitap içeriğiyle karşı karşıyayız. Kitabın 27. sayfasında şöyle bir cümle geçiyor: "O pahalı kremlerin yapamadığını yapar dualar. Hem sadece elinize değil, içinize de iyi gelir." (s. 27) Evet, ben de manevi olarak rahatlamak için pek çok kişi gibi dua ediyorum arkadaşlar fakat bu alıntıyı görünce aklıma tam olarak karşılaştırılan iki şeyin birbiriyle uzaktan yakından alakası olmadığını anlatan "No Correlation meme" geldi, yani tam olarak şöyle: hizliresim.com/Jllxj3 Başta verdiğim Eyvallah 1 kitabı tarifindeki malzemelerin arasında Neutrogena bakım kremi bulunmasının sebebi de tam olarak buydu. Çünkü hayatlarında belki de hiç dua etmemiş Neutrogena ya da Nivea şirketlerinin CEO'ları bu alıntıyı görürse muhtemelen Norveç ülkesi için de bir marka boykotu yapmak zorunda kalırız gibi görünüyor, hatta çok yakın zamanda Eyvallah 1 kitabı yüzünden hepimiz boykot amacıyla Neutrogena kremleri alıp bütün vücudumuza sürmeye başlayabiliriz. Kitabın ilerleyen kısımlarında ise Hikmet Anıl Öztekin'in bir çift kişiliği olarak ortaya çıkan "fesleğen" metaforunu görüyoruz. Böylece Dostoyevski'nin Öteki kitabındaki Bay Golyadkin'le ya da David Fincher'ın Dövüş Kulübü filmindeki Tyler Durden'la birlikte edebiyattaki kişilik bölünmelerine ve çift kişilik temalarına Hikmet Anıl Öztekin'in fesleğenini de ekleyebiliyoruz. Hatta Eyvallah 1 kitabını edebiyat dünyasındaki sivrisinek niteliğinde olan kaliteli kitapların yanında onları kaçıran bir fesleğen olarak da kullanabileceğimizi düşünüyorum çünkü; "Bir gün, bir fesleğen kokusu çıkıp gelecek ve hatıralardan önümüze bir sofra kuracak." (s. 58) "Oradaydı. Fesleğen kokuyordu elleri." (s. 91) şeklindeki cümlelerle ilerleyen zamanlarda MasterChef Türkiye elemelerine katılıp muhtemelen yapacağı pesto soslu yemeklerle birlikte Hikmet Bey'in çok iddialı bir şampiyonluk adayı olacağına ve kendi kitaplarından Danilo Şef'e de hediye ederek onun gün geçtikçe bozulan Türkçesini düzelttiğine tanıklık edebiliriz. Hatta bu kitabın içerisinde fesleğenlerle birlikte pek çok yer kaplayan ramazan temalı alıntıların sebebinin de ilerleyen yıllarda oruç saatleri içerisinde yayınlanacak bir MasterChef Ramazan Özel programıyla birlikte gelişen bir komplo teorisi olduğunu düşünmekteyim. Yazarın yaptığına benzer bir sonla incelememi artık tamamlamak istiyorum. Çünkü gerçekten de bu hayatta pek çok "Eyvallah" var arkadaşlar, bu eyvallahlarınızın bir plütonyum değerinde olduğunu keşfedip Jim Carrey'in Bay Evet filmindeki gibi her şeye eyvallah diyen ermiş bir insan konumuna erişirseniz Kafka'nın Dönüşüm kitabında bir sabah kalktığında böceğe dönüştüğünü gören Gregor Samsa gibi siz de bir sabah kalktığınızda kendinizi Gandhi'ye dönüşmüş olarak bulabilirsiniz, demedi demeyin. O zaman sizin de kendi eyvallahlarınızı yorumlar kısmına bekleyerek ve kendi eyvallahlarımı da sıralayıp gidiyorum... Eyvallah diyorum bu incelemeyi buraya kadar okuyana, Eyvallah diyorum bu incelemeyi beğenene ve paylaşana, Eyvallah diyorum başkası adına utanana, Eyvallah diyorum kalan ne varsa her şeye, Eyvallah, eyvallah...
Edebiyat
Eyvallah 1Hikmet Anıl Öztekin · Hayy Kitap · 201712,4bin okunma
··
1 +1'leme
·
1.761 Gösterim
40 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Kendi eyvallahlarınızı benim eyvallahlarımla harmanlayabileceğiniz ve bu sayede nükleer bir eyvallah füzyon tepkimesi oluşturabileceğiniz bir inceleme okumak isterseniz buyrun
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Yaklaşık 4 yıldır 1000kitap'tayım ilk kez 1000kitap çöktüğünde şöyle bir uyarıya maruz kaldım: hizliresim.com/4v2oK1 Demek bir inceleme de bir siteyi çöktürebiliyormuş, eyvallah 1000kitap serverları, eyvallah bütün proxyler ve DNSler, size de eyvallah ... . . . . ...
Eyvallah diyorum "son çay edebiyatı bükücü" olma sıfatını sonuna kadar hak eden ve bu uğurda gözlerini ve beynini kanatıp halkı bilinçlendirmeye çalışan sana Oğuz..
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
Eyvallah diyorum Kayıp Zamanın İzinde kaybolduktan sonra kendini bulmuş ve çayların içine batırılan madlenleri okuyup çay edebiyatının kökenlerini araştırmış çaysı arkadaşım..
Okunmaması gereken kitapların en güzel yanı sizin incelemeleriniz oluyor...Siz o kitapların incelemesini yaptığınız için günümüz şenleniyor...İyi ki varsınız,iyi ki bizi mizahi yaklaşımlarınızla güldürüyorsunuz:))
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
evet çünkü bazı kitaplar ölmeden önce okunması gereken değil okumadan önce ölünmesi gereken kitaplardır, bizi kaliteli bilinçlere ulaştıran bu kitaplara da eyvallah..
Kitabı okumadım, yazar hakkında da pek bir fikrim yok açıkçası ama bu kadar sert bir incelemeden sonra kafamda bir profil beliriyor. Duyar kasan tayfanın burada da kendilerine düşen role bürüneceklerine eminim ama ben okudum gülerken, çokzel olmuş yani. :D Ekleme: Bir şeyleri genellemeyi sevmem ama bu tarz kitapların hitap ettiği, etkilemeye çalıştığı kitle belli. Muhafazakar, kapalı hanımefendiler için olduğunu söyleyebilirim. Çay edebiyatı yapan, yeni gelin sunumları ile instagram story kısmını rezil bir yer haline getiren, maddi geliri ortalama üstü, evinde altın varaklı ya da ona benzer süsler olan hanımefendiler.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
tepki almak uğruna kendinden ödün vermeyen ve içindekilerin hepsini döken okurlara da eyvallah ama ısrarla muhafazakarlık soslu çay edebiyatını savunanlara eyvallah değil...
Reklam
Ne kitabı, hangi kitap? Kitap, eser, sanat, fikir, edebiyat... bunlar yüksek şuurun ve kalitenin neticesidir. Buna kitap demek hakiki yazarlara ihanettir. Bunları satın almak ise iki kere ihanettir. Bakın şimdi. Önceden piyasada iş gören, parsayı toplamak için paçavra metinler hazırlayıp okurların ilgisini bulandıran tipler pek görülmezdi. Bunun nedeni galiba paçavra işlere ve yazar diye anılan çöpcü tiplere yayınevlerinin çanak tutmamasıydı. Gene iyi, nitelikli işler yapan yayınevlerinin kapısından giremiyorlar bunlar. Bu sevindirici. Fakat sırf para kazanmak,şöhret olmak isteyen garip yaratıklara kol kanat geren ve köşeyi kısasından dönmek için kurulan yayınevleri var şimdi. Hazreti Mevlanayı, Şems-i Tebrizi'yi ve daha birçok tasavvuf erbabını ganimet gibi görüp, onlar üzerinden "saçma sapan yalan yanlış" romanlar, anlatılan devrişen tipler oldukça canımız sıkılmaya devam edecek değil. Asıl aşılmaz sorun bu kitap diye yutturulmaya çalışan paçavraların satın alınması ve daha da vahimi bunların okunuyor olması! Peki ne yapmalıyız diye düşünecek olursam; Tüm bunlar aslında bir sabun köpüğü nev'inden. Sadece ceplerini düşünen tipleri Oğuz Aktürk ve hakiki okur cezalandırıyor zaten.
Oğuz Aktürk
Gönderi Sahibi
büyük resimler bir bir görülmüş, hem de bu sitede büyük resimleri gören bir tek ben varım diye düşünürken.. bu süper yorum için de eyvallah....