Gönderi

Bir şey yapmadığını sanan da bir şey yapar!
9/10
·96 syf.··
2020 23. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2020 23:56
Stefan Zweig, biyografi, monografi, şiir, tercüme, tiyatro, liberto ve roman gibi eserlerinin yanında yazdığı kısa öyküleriyle dünyada ve ülkemizde en çok okunan yazarlardan biri olmaya devam ediyor. Yaşamı boyunca çok seyahat etmiş olan Zweig, değişik kültür havzalarından topladığı bilgileri, kişilikleri, karakterleri öykülerinde derinlemesine işliyor. Psikolojiye duyduğu derin ilgisinin de etkisiyle oluşturduğu karakterlerin iç dünyasına derinlemesine girebiliyor. O kadar ki Eski Ahit ve Bhagavad Gita gibi kutsal kitaplardan esinlenerek ilginç efsaneleri kendi parlak ve edebi üslubuyla yeniden ürettiğine şahit oluyoruz. • • • Nitekim Zweig’in edebi kişiliğinin tüm izlerini, “Efsaneler” adlı eserinde yer alan dört öykünün kahramanlarının hikâyelerinde de görmek mümkün. Bu dört hikâyede yazar, oluşturduğu karakterler üzerinden insanın Tanrıyla olan ilişkisini, kimlik arayışını, hayatı anlama ve anlamlandırma konusunda yaşadığı iç çatışmaları, iyi ve kötünün birbiriyle olan savaşını gözler önüne seriyor. Özellikle de din, ahlâk, vicdan, adalet, suç, savaş, barış, özgürlük ve varoluş gibi birçok konuyu sorgulamamızı sağlıyor. • • • Yazar, “Rahel Tanrıyla Hesaplaşıyor” öyküsünde, Yakup peygamberin eşi Rahel örneğinden hareketle insanın Tanrı karşısındaki acziyetini ve onun gazabından kurtulabilmek için içten yakarışını anlatıyor. Özellikle Rahel’in “Tanrım, sabretmek ne kadar zor kulların için” şeklinde başlayan seslenişini ve sonrasında da bir şehrin Tanrının gazabından nasıl kurtulduğunu görüyoruz. • • • “Üçüncü Günün Hikâyesi”nde, Nuh tufanında karadan haber getirsin diye gemiden yollanan üçüncü güvercinin hikâyesi anlatılıyor. Keşif için gönderilen iki güvercin gemiye tekrar döndüğü halde üçüncüsü dönmüyor. Yazar, bu hikâyesiyle adeta “dünün dünyasından” günümüze sesleniyor ve “Günümüzde güvercin hâlâ bulamadı dinlenecek bir yer, insanlık bulamadı barışı” ifadeleriyle içinde yaşadığımız dünyada yüzyıl da geçse çok da bir şeyin değişmediğini ifade ediyor bize. • • • En çok etkilendiğim hikâye ise, “Ölümsüz Kardeşin Gözleri” hikâyesi oldu. Hikâye kılıcını kralın hizmetine adayan Virata’nın yanlışlıkla kardeşini öldürmesiyle başlıyor. Virata bu olay sonrasında askerliği bırakıyor ve yargıç olarak görev alıyor. Yargıç olarak görev yaptığı dönemde bir suçlunun sözleri üzerine suçu, suçluyu, adaleti, özgürlüğü, iyiyi, kötüyü, günahı, vicdanı ve yaşamı tüm boyutlarıyla sorguluyor. Yazar, Virata’nın hikâyesinde olduğu gibi bir insanın tüm görevlerini ve toplumsal rollerini bırakarak bir ormanın içerisinde yaşamını sürdürse bile “Bir şey yapmadığını sananın da aslında bir şey yaptığını, herkesten bağımsız, yalnız yaşadığını sananın da aslında tüm insanların kaderine bağlı, onların içinde yaşadığını” bizlere hatırlatıyor. Virata’nın hikâyesini okurken kendini bir aynada seyrediyor gibi hissediyor insan ve yaşamını tüm yönleriyle sorguluyor. • • • “Zıt İkizler” hikâyesinde ise yazar, biri zevklerinin esiri olup kötü yola düşmüş, diğeri ise dine yönelip bir hastanede insanlara yardıma yönelmiş ikiz kız kardeşin yaşamı üzerinden iyi ve kötüyü, günah ve sevabı, hırs ve kazanma arzusunu sorguluyor. Hikâyenin sonunda “Hain dünyamızda gene güzellik bilgeliği yenmişti, ahlâksızlık ahlâkı, her zaman istekli olan beden narin, başına buyruk ruhu yenmişti” ifadeleriyle yazar, kötülüğün iyiliğe nasıl galebe çaldığını anlatıyor. • • • Zweig, “Efsaneler”in her bir hikâyesinde de insanı kavrayıcı, kuşatıcı ve kucaklayıcı üslubuyla sayfalar dolusu kitaplarda anlatılabilecek konuları beş on sayfalık hikâyeleriyle adeta önümüze seriveriyor. Bu duyguyu, Zweig’in daha önce okuduğum birçok hikâyesinde yaşadığım gibi bu hikâyelerinde de yaşadığımı söylemeliyim. Diğer hikâyelerine göre daha az bilinen ve okunan bu hikâyelerin, herkes tarafından mutlaka okunması gerektiğini düşünüyorum. Sağlıklı ve kitap dolu günler dilerim!
Edebiyat
EfsanelerStefan Zweig · Doğu Batı Yayınları · 201998 okunma
··
318 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Zweig çok birikimli birisi. En başarılı olduğu husus da sizi belirli anları anlatırken o anın içine ustalıkla taşıyabilmesi. Hikaye ve romanlarını henüz okumadım ama bu yeteneği ile çok başarılı romanlar yazabilirdi diye düşündüm. Yani demek istediğim, müthiş potansiyelini sonuna kadar kullanmamış bir yazar gibi gelir bana. Bu kanım, onu beğenmiyorum anlamına gelmez. Kalemini çok severim ve sevdiğim yazarlar arasındadır henüz tüm eserlerini okumasam da. Üstelik bunu sırf Dünün dünyası yazmakla başardı... :)
nalkan
Gönderi Sahibi
Bence yeteneklerini sonuna kadar kullanabilmiş bir yazar Stefan Zweig (#108074570). Roman olarak sadece Sabırsız Yürek'i yazmış. Ben hikayelerinin yanında daha fazla roman yazmasını isterdim.👌📚
Stefan Zweig kitaplari ile ilgili düşüncelerimi altüst eden bir inceleme yazmışsınız. Belki de yanlış kitaplarından başlamıştım okumaya. Belki de içtenlikle okuyabileceğim tek kitabı olabilir Efsaneler... Etkisi ve detayı yüksek inceleminiz icin teşekkürler, kaleminize sağlık. İyi okumalar dilerim. 🙏📖💫
nalkan
Gönderi Sahibi
Stefan Zweig'ı okumaya hangi kitabından başladınız bilmiyorum ama gerçekten çok etkileyici biyografileri, hikayeleri ve bir romanı var. Özellikle kendisini tanıma adına kendi hayatını anlattığı Dünün Dünyası'nı okumanızı öneririm. Bana göre her kitabının tadı birbirinden eşsiz.👌 Ben de değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim.🙏📚