Gönül Demircioğlu

“Sıkıcılık da bir aslî mutluluktan gelir! Ve bu nedenle cennet benim için çekilmezdir. Cenneti istemiyorum, cehenneme geri dönmek özlemim! Cennette kalma işi bana göre değil çünkü cennetin insani bir tadı yok! şey tadı var onda ve hayati olan şeyin de tadı yok, ağzım kesildiğinde kanımı emdiğimdeki tat gibi, korkuyorum çünkü kendi kanımda insan tadı yok.”
Sayfa 141·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2023 17:48
“İki gündür karşı apartmandaki kadının intihar etmesini bekliyorum. Belki de etmez; Ne düşündüğünü bilmiyorum onun. Gizli kapaklı bir amacı olabilir. İki gün oldu tam.” Sevim Burak/ Yanık Saraylar alıntısıyla giriyoruz #modernsoslupostmodernmakarna ’nın içine. Günümüz edebiyatından geleceğe aktarılacağına inandığım bir eser bu kitap. Önümüzdeki günlerde hakkındaki bir inceleme yazısıyla karşınıza çıkmayı planlıyorum ama bundan evvel minnacık da olsa bir bahsetmek isterim. Öncelikle kapağındaki detayların, öyküler hakkında oldukça ipucu verdiğini söyleyerek başlayım. Editör notunda da bahsedildiği gibi: “Dünü yeniden, yarını yakından düşleyerek, mizahi ve politik bir dille kuruyor öykülerini Turhan Yıldırım” Kitabın içinde iki ayrı bölüm var. 16’sı normal, 11 tanesi küçürek olmak üzere 27 tane öykü bulunuyor. Karşımıza önce -Turhan Yıldırım’ın ilk öykü kitabını okuyanların tanıyacağı- İmparator Haydutyus dikilip homurdanmaya başlıyor:) Seviyorum bu karakteri. Öykülerin içinde politik olanlar ne kadar siyahsa, içine mizah damlayanlar da o kadar incelikli diyebilirim. Teker teker yorumlamayı incelemede ayrıca yapacağım ama şimdilik kaliteli bir öykü kitabı arayanların doyacağı bir eser olduğunu söylemeliyim. Tamamı büyük bir emekle kaleme alınan bu öykülerin okuyanının, anlayanının çok olmasını diliyorum. Bizlere böyle nitelikli eserler kazandırdığı için @ithakiturkce ’ye de teşekkür ediyorum. Son olarak kitaptaki en sevdiğim öyküden (Üzüm Fırtınası) alıntı bırakıyorum: “Üzümlerin melodisini dinlemeye bayılıyordu, en çok da siyah olanların. Çünkü onlar sanki bir kanarya gibi şakıyordu. Böylesine şık bir mekânda, “Şaraplara Fısıldayan Kadın” lakabını boşuna kazanmamıştı. Yıllardır bu özel meyvelerle kendine has bir dilde konuşuyordu. Gerçi böylesi bir durumun varlığından
Edebiyat
Modern Soslu Postmodern MakarnaTurhan Yıldırım · İthaki Yayınları · 2023154 okunma
Lispector’dan
10/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2023 18:05
Yabani Kalbin Yakınlarında Clarice Lispector Yaşam Suyu Yabani Kalbin Yakınlarında G.H.’ye Göre Çile Yeni şiir dosyama son metni de ekleyip kapattım. Artık o yoluna, ben yoluma. Şimdi kaldığım yerden okumalarıma başlayacağım. Listem uzun, zaten hiç kısalmıyor. Beş bitse, alta on daha ekleniyor:) Lispector’un Türkçe’ye çevrilen kitaplarından bir kısmını dosya öncesi okumuştum. Bir kısmı sırada. Yaşam Suyu ve Yabani Kalbin yakınlarında okuduklarımdı. Woolf’tan sonra dili bana hitap eden ikinci kadın yazar oldu. Woolf sevenlerin Lispector’u da seveceğini düşünüyorum. Yaşam Suyu’nda kitabın başından itibaren sapmalarla başlayan akış kitabın sonlarına doğru bağlanıyor. Ağ gibi. Dili farklı ama adından da anlaşılacağı üzere su gibi akıyor. Zaten 102 sf.lık bir eser. Ama ince diye ayaküstü okunur kitaplardan olduğu düşünülmesin. Öyle değil. Bu kitap özel olarak zaman ayırılmayı, okuma saatinde okunmayı talep ediyor. Bence buna hakkı da var. İçerisinde kendine has bir üslup ve imla kullanımı var. Bu Lispector’un kendi talebiymiş ve buna sadık kalınmış. O açıdan da bir deneysellik söz konusu. Yabani Kalbin Yakınlarında’ya gelince yazarın ilk kitabı. Yaşam Suyu’ndan bana göre farkıysa bunda kurgu belirgin bir hat çiziyor. Yaşam Suyu’nda bu yok. O daha şiirsel bir bilinç akışına sahip. Yazarın sinapsleri arasında geziyoruz. Yabani Kalbin Yakınları’nda da aynı anlatım söz konusu olmasına rağmen dış çerçeve ve aradaki çıtalar (bal çıtası gibi düşünebilirsiniz) daha belirgin. Sanırım, ilk kitabı olan Yabani Kalbin Yakınlarında’dan sonra giderek o çıtaları birer birer eksiltmiş. Şimdilik ben size Yaşam Suyu’ndan bir alıntı bırakıp G.H.’ye Göre Çile’den okumaya devam ediyorum: “Bir şey söyleyeceğim sana: şu anda çizdiğimden nasıl daha iyi ya da daha kötü çizebilirim bilmiyorum. Çizdiğim bir ‘bu’. Ve ‘bu’ nunla yazıyorum- yapabildiğim
Edebiyat
Yaşam SuyuClarice Lispector · Monokl · 2017367 okunma
“Ruhumun en ulaşılmaz parçası bana ait olmayandır -ben olmayanla sınırlarıma dokunan ve kendimi teslim ettiğim bölümdür. Tüm endişem bu aşılamaz ve haddinden fazla yakın olan şey. Ben daha çok benim olmayanım.”
Sayfa 121·Kitabı okudu
Roman
“Hamam böceği ve ben şeytanca özgürdük çünkü canlı madde bizden daha büyük, şeytanca özgürdük çünkü kendi hayatım bedenimin içinde o kadar az kontrol edilebilir ki kullanamıyorum onu. Yeryüzü bedenimi benim kullandığımdan daha çok kullanıyor, ben dediğim şeyden çok daha büyüğüm, sadece bir dünya hayatına sahip olarak kendime sahip olacağım. Dünyada küçücük de olsa fark edilebilir bir nokta yapmak için bir sürü hamam böceği gerekir -ama tek bir hamam böceği, sadece yaşam -dikkati nedeniyle, o tek hamam böceği dünyadır.”
Sayfa 121·Kitabı okudu
Roman