“Zar zor konuşmuştu, görüşü hâlâ bulanıktı. Joana öğretmeninin karısında belli belirsiz bir hareket hissetti. Birbirlerine baktılar, kadındaki kaba, hırslı ve aşağılayıcı bir şey Joana’nın şaşkınlıkla anlamaya başlamasını sağladı… O gün ikinci kez kaybetmişti kendini! Evet, ikinci kez kaybetmişti kendini o gün! Bir borazan gibi… Keskince gözlerini dikti onlara. Gidiyorum bu evden, diye bağırdı tedirgin. Oda gittikçe daha çok kapandı, bir anda adamla karısını kızdırıvermişti! İnen yağmur gibi, inen yağmur gibi…”
Karanlık yutar, tükürür karanlık. Melodram kesiğidir kırbacı saçlarının, vururken yelkovan göğsüme. Durdu saatler. Ama güneş durmuyor. Biz nasıl durduk? Gönül Demircioğlu
Taklacı kopardı bileğini, olmaya güvercin. Çünkü çatı, çünkü uçak, çünkü bulut. Uçmakla uyku arası. Bestesinde Mozart’ın kağıt yırtılması. Gönül Demircioğlu