Gönül Demircioğlu

“Sana düzensizlik içinde yazıyorum, biliyorum bunu. Ama böyle yaşıyorum ben. Kayıpla ve bulunanla işliyorum ancak.”
Sayfa 77·Kitabı okudu
Roman
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Bana olan her şeyi burada not alarak yaşıyorum. Çünkü inceleyen ellerimde bugünün yaşayan ve titreyen sinirini duymak istiyorum.”
Sayfa 76·Kitabı okudu
Roman
“Yorgunum. Yorgunluğum sık sık gelir çünkü son derece meşgul bir insanım: dünyaya göz kulak oluyorum. Her gün terasımdan sahilin ve denizin bir bölümüne bakıp kalın köpüğün daha beyaz olduğunu görüyorum, gece de sular tedirgince ilerliyor. Bunu dalgaların kumda bıraktığı izden biliyorum. Yaşadığım sokaktaki badem ağaçlarına bakıyorum. Yatmadan önce dünyayla ilgileniyorum, gece göğü yıldızlı mı, denizci mavisi mi diye bakıyorum çünkü bazı geceler gök kara olmak yerine yoğun bir denizci mavisine bürünüyor, vitraya çizdiğim bir renk. Derinlikleri severim. Dokuz yaşında, paçavralar içindeki, bir deri bir kemik kalmış çocukla ilgilenirim. Tüberküloza yakalanacak, hâlâ yakalanmamışsa tabii.”
Sayfa 65·Kitabı okudu
Roman
“Uyandım. Son darbe. Kendimi savunmaktan da yoruldum. Masumum ben. Hatta biraz da naif çünkü hiçbir garantim yokken teslim oldum. Düzen doğurdu beni. Tamamen sakinim. Düzenle nefes alıyorum. Bir yaşam tarzım yok: kişisel olmayan bir yere vardım, ki çok zor bu. Yakında düzen azami olanı da aşmamı buyuracak. Azami olanı geçmek de saf maddeyi yaşamak demek. Buna dayanamayan insanlar var: kusarlar onlar. Ama ben kana alışığım.”
Sayfa 50·Kitabı okudu
Roman
“Erkek ya da kadın için hazırlanabilirim şimdiden. Şarkı da sonuna geldi. O halde ben başlıyorum. Yalan söylemiyorum. Kristal bir şamdandaki süs gibi parlıyor gerçeğim. Ama gizli. Dayanabiliyorum ona çünkü güçlüyüm: kendi plasentamı yiyorum.”
Sayfa 47·Kitabı okudu
Roman