Gönül Demircioğlu

“Kristaller karşılıklı şakırdayıp parıldıyor. Başaklar olgun: ekmek paylaşıldı. Tatlılıkla mı peki? Bunu bilmek önemli. Düşünmüyorum, elmasın düşünmediği gibi. Saydamlıkla parıldıyorum. Ne açım, ne susuz: benim, iki gözüm var açık. Hiçbir şeye doğru. Duvara doğru.”
Sayfa 45·Kitabı okudu
Roman
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
“Bir itirafta bulunacağım: Biraz korkuyorum. Özgürlüğümün beni nereye götüreceğini bilmiyorum çünkü. Bu ne keyfi ne de hovardaca. Ama hiçbir şeye bağımlı değilim.”
Sayfa 35·Kitabı okudu
Roman
“Ama çocukken kendime sorduğum ve hiçbir zaman cevaplanmayan sorular vardı, hâlâ hüzünle yankılanırlar: dünya kendini mi yaptı? İyi ama nerede yaptı kendini? Hangi mekanda? Ve eğer Tanrı’ nın enerjisiyle olduysa bu nasıl başladı? Şimdi hem var olup hem kendimi yapıyor olduğum gibi bir şey mi bu? Bir cevabın yokluğu ne kadar da canımı sıkmıştı.”
Roman
“Nasıl söyleneceğini bilmediğim söylenecek çok şey var. Sözcükler kifayetsiz. Ama yenilerini uydurmayı da reddediyorum: zaten var olanlar söylenebilecek olanı ve yasak olanı söylemeliler. Keşke gücüm olsaydı. Düşüncenin ötesinde sözcükler yok: neyse o. Resmimin sözcükleri yok: düşüncenin ötesinde. Bu olmak diyarında ben de kristal bir coşkuyum. O kendisi. Ben kendimim. Sen kendinsin.”
Sayfa 30·Kitabı okudu
Roman
“İnsan türüne ait olmadığıma ilişkin içimde tuhaf bir izlenim var.”
Sayfa 30·Kitabı okudu
Roman