Gönül Demircioğlu

Diken battı dilime, ağzımda çürük üzüm. Sarhoş değil şarabım, dans eden külhan. Aksın kiri toprağa, tuz bastım nefesime. Sonrası kesilmek sızıya. Hançer isli düşümde, kızılca ay. Şakayık bahçesinde dirildi Kleopatra. Gönül Demircioğlu
Poem
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Alabanda
“Kapağı sıkışmış cam şişe gibi dikleniyor, köpürmüyorum. Çıkmıyor kabarcık. Cümleler arasında buhar gurultusu. Hayatımı kolaylaştıramadım. Durmaksızın biriktiriyorum. Ölmeyi bekler gibi. Gün ışığını hesaplamayan bir sessiz sözleşme. Son damla. Her şey içimde olup bitiyor. Hayat gövdeme içkin.”
Sayfa 19·Kitabı okudu
Şiir
Yüzüm dedim, yüzüm bakışında saklı. Zaman silecek anıları ensemden, kara. Yıkandı alınlarımız amonyakla. Sakladım harfleri saçlarımın altına, kuşlar hâlâ perdelere konarken. Gönül Demircioğlu
Şiir
Atlar yılkılandı göğe. Peygambere yetişebilirler mi zaman makinesiyle? İcatlar uydurup oradan buradan saplı aklımız. Işıl ışıl gece, sönüp sabaha. Cesur siyah, değil mavi. Yıldızlar bu yüzden uzak. Sırtımızda ayaz, kapıyı açık bırakan kim? Gönül Demircioğlu
Şiir
Gidişe her geliş, susar yağmura toprak. Annelerin tuzlanır yemenileri, süte değince bıçak. Onlar bebek emzirir topuğundan cennetin, ayakları hep ıslak. Gönül Demircioğlu
Şiir