"Neyi seversen sev, ondan ayrılacaksın..."
Puan vermedi·125 syf.··
2026 7. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 17:42
İmam Gazali’nin bu derin eseri, sadece dış dünyadaki ahlaki kuralları değil, insanın kendi iç dünyasında verdiği o en büyük savaşı, nefs mücadelesini, merkeze alıyor. Kitabı okurken fark ettim ki, Gazali bize sadece "şunu yap, bunu yapma" demiyor; bir ruh hekimi gibi kalbimizin hastalıklarını (kibir, haset, öfke) tek tek teşhis ediyor. Bize faniliği hatırlatırken, kalbimizi neyle doldurmamız gerektiğinin de ipuçlarını veriyor. Kitapta en çok etkilendiğim yön, ahlakı güzelleştirmenin bir gecede olacak bir şey olmadığını, tıpkı bir fidanı büyütür gibi sabır ve sürekli bir disiplin gerektirdiğini anlatması oldu. İnsan bu terbiyeyi hakkıyla verdiğinde ise ruhu asıl huzuruna kavuşuyor. Tıpkı eserde zikredilen o muazzam ufuk gibi: "Namaz gözümün nuru kılındı." Günümüzün modern dünyasında sürekli dışarıya bakmaktan kendi içine bakmayı unutan, fani olanla baki olanı ayırt etmekte zorlanan her okurun kitaplığında bulunması gereken bir başucu eseri. Kalbini arındırmak, durulmak ve samimi bir muhasebe yapmak isteyen herkese gönülden tavsiye ederim. Kitapla kalın...
Nefs Terbiyesi ve Ahlâkı Güzelleştirmeİmam Gazali · Çelik Yayınevi · 20214,620 okunma
8/10
·200 syf.··
2026 183. kitabı
Son Nefes Havaya Karışmadan #okudumbitti Paul Kalanithi’den okuduğum ilk kitaptı ve açıkçası kalemini bu kadar seveceğimi tahmin etmiyordum. Hem bir doktorun zihninden hem de bir hastanın kalbinden yazılmış gibi duran çok özel bir metin bu. Bir yanda yıllarını tıbba, beyin cerrahisine, insan hayatına adamış başarılı bir hekim; diğer yanda tam hayatının meyvelerini toplayacakken dördüncü evre akciğer kanseriyle yüzleşen genç bir insan… Paul’ün ölümü yalnızca korkutucu bir son gibi değil, hayatın anlamını daha derinden sorgulatan bir eşik gibi anlatması beni çok etkiledi. Dün hastalarının yaşamla ölüm arasındaki çizgisinde duran bir doktor iken, bugün aynı çizginin öteki tarafında kendi nefesini, kendi zamanını, kendi geleceğini düşünmek zorunda kalıyor. Bu geçişi okurken insan ister istemez kendi hayatına da dönüp bakıyor: Neyi erteliyoruz, neye fazla üzülüyoruz, gerçekten ne için yaşıyoruz? Anlatımı öyle sade ama öyle derin ki bazı cümleler sessizce gelip insanın içine oturuyor. Tıbbi tarafı var, felsefi tarafı var, ama en çok da çok insani bir yanı var. Eşiyle kurduğu hayat, yarım kalan hayalleri, baba olma arzusu, doktor kimliğiyle hasta kimliği arasında sıkışması… Hepsi çok gerçek, çok kırılgan ve çok dokunaklıydı. Bu kitap bana ölümden çok yaşamı düşündürdü aslında. Bir nefesin, bir günün, sevdiğimiz insanların, kurduğumuz hayallerin ne kadar kıymetli olduğunu yeniden hatırlattı. Bitirdiğimde içimde hem hüzün hem de garip bir minnet duygusu kaldı. Paul Kalanithi kendi hikâyesini tamamlayamadan gitmiş olabilir ama kelimeleriyle geride çok güçlü bir iz bırakmış. Sarsıcı, düşündürücü, kalbe dokunan ve uzun süre unutulmayacak bir kitap. Hayatın anlamı üzerine durup düşünmek isteyen herkese gönülden tavsiye
Son Nefes Havaya KarışmadanPaul Kalanithi · Altın Kitaplar · 20162,647 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Fatih Duman _ Ene (yorumu)
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:40
#okudumbitti Bu kitabı yaklaşık 2 sene önce almıştım ama okumak bir türlü nasip olmadı, hep bakıştık, yazarını takip ettim gönderilerine baktım. Çok sevilen, kitapları da çok satan bir yazardı, sonra imza günü denk geldi , önce bir tanımak istedim.Yazar çok şaşırmıştı nasıl okumadım diye, haklıymış, nasıl okumadım yaa. Gittim bir tane de anneme aldım. Annem Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerini çok sever , imzalı kitabı olsun dedim , hem her yaştan her insanın okuyabileceği türden bir kitap . Her şeyin bir zamanı vardır ya bu kitabın da zamanı Haziran 2026 imiş. Çok şeyler kattı, çok şeyler öğrendim , hikayesini de az çok bildiğim için. TGRT Belgeselin yaptığı filmi geldi gözümün önüne hep . Kitap bir çok kişinin ağzından anlatılıyor, Aziz Mahmud Hüdayi hazretlerinin Nefsi konuşuyor, sonra bir karakter daha var kitabı okuyan onun ağzından da okuyoruz , bu şekilde merak ederek hızlıca okunabilir, gönülden tavsiye ederim. İlk kez okuma grubuyla bir kitap okudum başka türlü bir kitap okuyacak kafada değilim bu aralar, çok iyi oldu vesile olanlardan Allah razı olsun. Evimdekahvekokusu #FatihDuman #ENE
1000Kitap
Ene 'Sus Ey Nefsim'Fatih Duman · Nesil Yayınları · 20228,6bin okunma
GERÇEK KIYAMET İNSANIN İÇİNDE KOPANDIR!
7/10
·274 syf.··
Beğendi
·
2026 54. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 12:24
Bir insanı hayatta tutan şey gerçekten umut mudur? Yoksa bazen sadece unutamamak mıdır?.. Herkese selamlar sevgili kitap dostlarım. Bugün sizlere Oğuz Yılmaz ’ın Şimal Yıldızı kitabını inceleyeceğim. Hazırsanız başlayalım! Öncelikle şunu söylemeliyim ki bilimkurgu, çok sık tercih ettiğim bir tür değil. Ben daha çok edebi yönü güçlü, karakterlerin iç dünyasına derinlemesine inen, melankolik tarafı ağır basan kitaplarda kendimi buluyorum. Bu yüzden Şimal Yıldızı’nı okurken de dikkatimi en çok çeken şey kurulan distopik dünya ya da teknolojik unsurlar değil, karakterlerin yaşadığı duygusal çatışmalar oldu. Özellikle Leke karakteriyle bağ kurdum diyebilirim. Çünkü kitabın merkezinde büyük bir sistem, bir mücadele ve bir gelecek tasarımı olsa da beni en çok etkileyen şey onun yaşadığı insani kırılmalardı. Şimal’e dair yaşadığı hayal kırıklığı, buna rağmen tamamen teslim olmaması, sorgulamaya devam etmesi ve kendince direnmeye çalışması oldukça etkileyiciydi. En çok da burada hikâyenin bilimkurgudan çıkıp insanın en tanıdık yaralarına dokunduğunu hissettim. Çünkü bazen insanın hayatındaki en büyük yıkım, dünyanın değişmesi değildir; güvendiği bir insanın değişmesidir. Asıl kıyameti orada kopar insanın… Yabancıların kötülüğüne karşı kendimizi hazırlayabiliriz belki ama sevdiğimiz insanların bizi hayal kırıklığına uğratmasına hiçbir zaman tam anlamıyla hazır olamıyoruz. Bu yüzden Leke’nin yaşadığı kırgınlıklar bana kitabın distopik atmosferinden çok daha etkileyici geldi. Gölge ile kurduğu bağ da bu nedenle hoşuma gitti. Dünyanın bütün düzenleri değişse bile insanın anlaşılmaya, görülmeye ve yanında yürüyen birine ihtiyaç duyması değişmiyor çünkü. Kitabın temelinde yer alan hafıza, duygu, özgür irade ve insanlık üzerine kurulan sorgulamaları da değerli buldum. Özellikle kusursuz
Edebiyat
Şimal YıldızıOğuz Yılmaz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202649 okunma
10/10
·540 syf.··
2026 10. kitabı
·
74 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 00:00
Zamanın ve mekânın sınırlarını aşan muazzam bir yolculuğun ardından, bu eşsiz siyer kitabının Mekke dönemini nihayet bitirdim.. geride ruhumda hiç sönmeyecek izler ve kalbimi sarsan asil bir hüzün bırakarak. Kitabın son sayfasını çevirip kapağını kapattığımda içimde derin bir kuyu açıldı sanki. Günlerdir Mekke’nin o kurşun gibi ağır, gergin sokaklarında Peygamberimizin ve ashabının hemen arkasından yürüyordum, şimdi kapağı kapatınca onları o çilenin ortasında bırakıp kendi konforlu dünyama kaçmışım gibi tuhaf, sızılı bir suçluluk kapladı içimi. Bitmesini hiç istemedim. İnsan ruhunu bu kadar temizleyen bir hüzünden neden uyanmak istesin ki? Bugüne kadar çok siyer okudum ama ilk defa bir yazar, tarihi bilgileri birer kronoloji olmaktan çıkarıp kalbi olan birer çile atlasına dönüştürmüş. Celalettin Vatandaş öyle muazzam, öyle dertli bir iş çıkarmış ki kelimelerin arkasındaki o hıçkırığı duyuyorsunuz. Boykot yıllarında çekilen o amansız açlık, Taif yollarından sızan o asil kırgınlık sadece sayfada kalmıyor gelip tam göğsünüzün ortasına oturuyor. Onlarla birlikte daraldım, onlarla birlikte doğruldum, onlarla birlikte gözyaşı döktüm. Abartısız söylüyorum, ömrümde okuduğum en hakiki, en can cana siyer bu oldu. Fakat bu yolculuk beni sadece ağlatmadı beni asıl kendi enkazımla yüzleştirdi, dertlendirdi. Sahabenin İslam’ı bir nefes gibi korumak için ödediği bedelleri okuduktan sonra başımı kaldırıp kendi hayatıma baktım. Modern dünyanın sunduğu o uyuşturucu konfora, dertsizliğime, ucuza yaşanmış Müslümanlığıma baktım ve içim utançla kavruldu. "Ben bugün bu davanın neresindeyim, hangi sancağı tutuyorum?" sorusu saplandı zihnime. Bu kitap benim içimde uyanan, sızlayan ve bir daha asla eskisi gibi uyuyamayacak bir muhasebenin başlangıcı yaptı. Yazarın derdi kalemiyle benim
Din
Hz. Muhammed'in Hayatı ve İslam Daveti 1Celaleddin Vatandaş · Pınar Yayınları · 2018530 okunma
9/10
·320 syf.··
2026 95. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 12:58
Ben bir #challenge başlattım. Kitaplığımda ki her sıradan bir okumadığım kitabı okuyorum. İlk kitabım bu güzellik oldu. Gerilim ve ters köşe kitaplarda favorilerimi sıralasam bu yazarı ilk beşe koyardım. Biliyorsunuz geçenlerde bir kitabıda film oldu. O da çok iyiydi diyebilirim. Önce konusundan sonrada beni delice ters köşeleriyle sınayan bu kitaba kişisel yorumumdan bahsedeyim. Eden Fox bir akşam koşudan evine döndüğünde hayatını altüst eden bir olayla karşılaşır. Anahtarı kendi evinin kapısını açmaz ve kapıyı açan kadın korkutucu şekilde ona benziyordur. Daha da kötüsü, kocası bu yabancı kadının kendi gerçek karısı olduğunu söylüyordu. Aynı sırada Birdy de aldığı ağır bir haber ve gizemli bir miras nedeniyle Hope Falls kasabasına gelir. İki kadının yolları, sırlarla ve psikolojik oyunlarla örülü Spyglass adlı ev etrafında kesişir.Kimin doğru söylediği sürekli değişiyor ve bu durum sizi delirtiyor. Herkes suçlu, herkes sorunlu...deli gibi durmadan devam eden ters köşeler.. Bu kitap beni ilk sayfalardan itibaren huzursuz etmeyi başardı. Eden'ın yaşadığı şey zaten başlı başına insanın aklını karıştırıyor çünkü kendi evine gidiyorsun ve sana ait olması gereken hayat bir anda senin değilmiş gibi davranıyor. Okurken sürekli bir dakika burada bir şeyler yanlış hissi yaşıyorsunuz. Karakterlere güvenmek çok zor çünkü herkes bir şeyler saklıyor gibiydi ki öyleydi. En sevdiğim tarafı da buydu; her şeyi çözdüğümü sandığım anda düşüncelerim değişiyordu. Hep bir bu ds tutmadı, bu ds değilmiş deyip deyip durdum. Kasabanın o tekinsiz havası ve psikolojik gerilim tarafı da bayağı güçlüydü ve ben bunu cidden sevdim . Bazı anlarda gerçekten insanın kendi hafızasına bile güvenemeyeceğini düşündürüyordu. Genel olarak merak duygusunu hiç düşürmeyen, insanın elinden bırakmak istemediği
1000Kitap
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026110 okunma