Türkçe Rap' ın bütün sorununu Rap söyleyenlerin çocuk gibi birbirlerine küfürler savurması ve Rap' ın tanrısı olma çabalarının altında yatan ezilmişlik sendromuyla kendilerini seçici müzik dinleyenlerin gözünde komik duruma düşürmesiydi. İleride kendine güzel bir yer bulacaktır Türkçe Rap ve milâdı da sanırım #Susamam olacak. (Tabi Sago' yu ayrı tutuyoruz sözlerin derinliği konusunda)
Şiir' in bir varyasyonu olarak görüyorum Rap' ı. Müzikten öte sözlerin ruhta bir etki yaratabileceğine hep inanmışımdır. Bugün sosyal konulara eğilen ve kimseyle işi olmayan (ona buna gider yapmayan) #Susamam birçok kesimin de ilgisini çekmiş durumda. Güzel bir iş çıkardınız. Kitapların tozlu mahzenlerinden gülümseyerek ve heycanla izliyoruz. Ve son olarak tüm Rap severlere Naçiz' Hane bir tavsiyem şu ki lütfen çok kitap okuyunuz. Bu hem kelime haznesi açısından hem de kelimeleri kullanırken derinlik ve yerindelik konusunda sizlere çok yardımcı olacaktır.
Mutlu olmak için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz, fakat mutlu değiliz. Kayıp olan bir şeyler var. Çevreme bakındım. Gördüğüm tek şey, yıllardan beri yaktığım kitaplardan kalan artıklar. Bu bakımdan kitapların yardımcı olabileceklerini düşündüm
.. diyenlere: Bir defasında hocama dedim ki: “Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.” Bana bir hurma uzattı ve dedi ki: “Bunu ağzında çiğneyip ye.” Yedikten sonra sordu: “Şimdi sen büyüdün mü?” “Hayır”, dedim. Dedi ki: “Büyümedin ama o hurma vücudunda dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu..”
Anladım ki, okuduğum kitapta öyle dağılıyor; Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştiriyor, bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlakını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi merhameti artırıyor, bir kısmı özgüvenini artırıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor..
Her ne kadar sen bunların farkında olmasan da..
.. diyenlere: Bir defasında hocama dedim ki: “Bir kitap okudum ama zihnimde kitaptan hiçbir şey kalmadı.” Bana bir hurma uzattı ve dedi ki: “Bunu ağzında çiğneyip ye.” Yedikten sonra sordu: “Şimdi sen büyüdün mü?” “Hayır”, dedim. Dedi ki: “Büyümedin ama o hurma vücudunda dağıldı; et oldu, kemik oldu, sinir oldu, deri oldu, tırnak oldu, hücre oldu..”
Anladım ki, okuduğum kitapta öyle dağılıyor; Bir kısmı kelime dağarcığını zenginleştiriyor, bir kısmı bilgi ve irfanını artırıyor, bir kısmı ahlakını güzelleştiriyor, bir kısmı yazı ve konuşmada üslubuna incelik katıyor, bir kısmı hayata farklı bakmanı sağlıyor, bir kısmı içindeki sevgi merhameti artırıyor, bir kısmı özgüvenini artırıyor, düşünmeni, sorgulamanı tetikliyor, olaylar karşısında nasıl davranman gerektiğini öğretiyor..
Her ne kadar sen bunların farkında olmasan da..