Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yaşama cevabımız meditasyon ya da konuşmada değil doğru eylemden ve doğru yaşam biçminden oluşması gerekiyordu.
Bir insanın kendi kaderinive içerdiği olanca acıyı kabul ediş yolu, kendi davasını seçiş yolu ona, en ağır koşullar altında bile yaşamına daha derin bir anlam katma fırsatı verir.
“Biliyor musun, insan en güzel trende düşünür... Bir konu kafanı kurcalıyorsa; yazmak, anlatmak istediğin şeyleri kafanda sıralamak istiyorsan, hatta yeniden kurmak istiyorsan bir tren yolculuğuna çıkmalısın.”