Kendine gülmeyi öğrenen nevrotik birey, kendini idare etme, belki de iyileşme yoluna girmiş olabilir. - Gordon W. Allport
Sayfa 139
Alıntı
Han imparatorlarının tümü, önemli makamlarda en iyi ki­şilere görev vermeye çaba gösterdi ve İmparator Wu da farklı değildi. Yetenekli insanların öne çıkmasını isteyen bir duyuru yayımladı: Olağanüstü işler için olağanüstü adamlar gerekir. Fırlayıp gi­den ya da çifte atan bir at, en sonunda son derecede değerli bir hayvan haline gelebilir. Dünyanın nefret ettiği bir adam, yaşamında büyük şeyler başarabilir. Yola gelmez at neyse, karasevdalı adam da odur; bu sadece bir eğitim sorunudur. Bu nedenle, Bizim generallerimiz, Bizim bakanlarımız ve Bizim uzak devletlerdeki elçilerimiz olmaları için parlak ve olağanüstü yeteneklere sahip kişiler aramalarını çeşitli bölge yetkililerine emrediyoruz.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Konfüçyüs, hükümdarları da kapsayacak şekilde öğreti­sini genişleterek, onlara, uyrukları altındaki halkın refahına özen göstermelerini ve asla halkı çantada keklik saymamala­rını ya da istismar etmemelerini öğütledi. İyi yönetimin insan­ları mutlu ettiğini ve düzeni sürdürdüğünü savundu. "Halkı yasal düzenlemelerle yönetin," diye yazdı. "Cezalandırma yoluyla halk arasında düzeni sağlarsanız, sizden kaçacaklar ve özsaygılarını tümden yitireceklerdir. Onları ahlaki güçle yönetir ve töre yoluyla aralarında düzeni sağlarsanız, özsay­gılarını koruyacaklar ve kendi rızalarıyla size geleceklerdir."
Gezgin bilgeler arasında, Çin tarihindeki önemi asla hafi­fe alınamayacak Konfüçyüs adlı bir alim vardı. Güzel günler görmüş soylu bir ailenin çocuğu olarak doğan Konfüçyüs, Ru düşünce okulunu kurdu ve Lunyu ya da Seçmeler adıyla ko­runmuş öğretileri, ideal insanın eğitimiyle, davranış tarzıyla ilgili daha sonra geliştirilen Çin düşüncesinin büyük bölü­müne temel oluşturdu. İnsanın nasıl yaşaması ve başkalarıyla nasıl etkileşimde bulunması gerektiğine ilişkin öğütler, insa­nın katılması gereken toplum ve yönetim tipleriyle ilgili ay­rıntılar, bu öğretiler arasındaydı. Konfüçyüs'ün yaşamı hakkında söylenenlerin çoğu, ger­çek olmaktan çok efsane olarak kabul edilmelidir. Bu efsane­lerin birçoğu, Han hanedanının saray tarihçisi Sima Qian (MÖ 145 - ykl. 85 arası) tarafından MÖ 2. yüzyılın sonunda kaleme alınmış Büyük Tarihçinin Kayıtları'nda (Shiji) yer alıyordu. Qian'ın yazdığına göre, Konfüçyüs, çok yoksul bir çocukluk ya­şamıştı ve yetişkinliğe adım atınca, muhasebeci olarak, hatta sığırtmaç olarak çalışmak zorunda kalmıştı. Taocu üstat Lao Dan' dan ayin eğitimi, Chang Hong' dan müzik eğitimi ve mü­zik üstadı Xiang'dan lavta dersleri aldığı yönünde anlatılar olmasına karşın, Konfüçyüs'ün nasıl bir öğrenim gördüğü konusunda hiçbir fikrimiz yoktur.
Bu döneme adını veren kaynak, MÖ 722-481 arasın­da Lu devletinin tarihçesini anlatan ve Batılıların Konfüçyüs (MÖ 551-479) olarak bildikleri büyük Çinli öğretmen, yayım­cı, siyasetçi, filozof K'ung Fu-tzu'ya ait bir eser olan Bahar ve Güz Vakayinameleri'dir, Bu dönemin MÖ 221'e kadar süren ikinci yarısı, Savaşan Devletler Tutanağı adlı tarihsel eserde an­latıldığı üzere, meydana gelen yıkıcı iç çatışmalardan dolayı Savaşan Devletler dönemi adıyla anılır.
Köleler, sığırlarla bir tutuluyordu ve aslında, köle anlamına gelen Çince bir söz­cüğün bire bir çevirisi, "hayvan insan" dır.