7/10
·325 syf.··
2026 9. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 23:57
Bilmiyorum neden ama kitabı kapattığımda zihnimde açılan baloncukta “Bile bile lades” cümlesi belirdi. Hikayeye tam olarak oturuyor mu emin değilim ama bazen sonunu bile bile denemek ister insan.. Gıpta ettiklerinin zararlarını bilse de yaşamak ister.. Charlie belki farkında olmadan girdi bu “akıllı olma” yoluna ama akıllı olduktan sonra da sadece aklın işe yaramadığını gösterdi bize. Duygular.. duygusal zeka, kendimizi ifade edememe ne kadar da yerleşiyor gün geçtikçe hayatımıza aslında. Teknolojinin bize yaşattığı rahatlığı sayesinde çoğu zaman aklımızı yormadığımız yeni düzende duygularımızı da alıp götürdü sanki… Beni etkileyen ve acı veren bölüm ; charlie’nin zihni geliştiği dönemde, insanların eskiden kendine olan davranışlarının ne kadar da kırıcı olduğunun farkına vardığı andı.. bir çok şeyi artık bildiğinde ve aynı şeyleri tekrar yaşayacağı ile yüzleştiğinde ise içimden bir şeyler koptu gitti. İnsan bilmediği şeye tahammül edebilir. Ama bildiği şeye tahammül etmesi ne zordur. Bu gerçeklerle yaşayan farkında insanlara selam olsun :)
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
10/10
·325 syf.·
2026 5. kitabı
Hayatımda ilk defa bir kitabı okurken ağladım. Kitabın ilk sayfalarından itibaren beni etkileyen yerlerde durup notlar alarak ilerledim. Notlarıma dönüp baktığımda görüyorum ki, ilk sayfadan itibaren beni duygulandıran birçok sayfa olmuş. Charlie’nin azmi ve hevesi, ameliyata girerken uğurlu eşyalarını yanında götürmesi, o çocuksu masumluğu hatta engelliler okulu lafı bile duygulanmama yetti. Zihinsel engelli bir karakteri ve bu karakterin yaşadığı o gelişimi yazan yazarı da böyle bir kitabı çeviren çevirmeni de ayrı ayrı tebrik ediyorum. Charlie’nin annesinin tutumu, okurken nefesimi kesen cinsten bir kötülüktü. Norma çocuktu, annesinden de etkileniyordu ama annelerinin; Norma’nın “normal” olduğunu fark ettiği an sorunun kendinden kaynaklı olmadığını, sorunun sadece Charlie olduğunu düşünüp onu gözden çıkarışının hiçbir açıklaması yok. Zihinsel engelli bir birey yaptıklarının mesuliyetini alabilecek düzeyde değildir. Sırf zihinsel engelli diye dalga geçen fırındakilere ve ameliyatı yöneten ekibe ayrı ayrı öfkelendim. Özellikle Profesör Nemur’un, Charlie’yi bir birey olarak görmediğini belirtmesi ve özünde tüm ekibin onu sadece deney faresi gibi görmeleri içler acısıydı. Ama bu okuduklarımız ne kadar yaralayıcı olsa da gerçek hayatta zihinsel engelli bireylerin sıkça yaşadığı durumlar. İnsanlar engelli birinin bir kalbi, düşünceleri, duyguları daha doğrusu bir insan olduğunu o kadar çok yok sayıyorlar ki; bu kitabın her aşamasının bu kadar gerçekçi olması da yazarın nasıl olur da bunları bu denli gözlem ve analiz edip kaleme almış diye hayret etmekten alıkoyamadı. Özellikle de yakın çevresinde zihinsel engelli bir birey yoksa, bu daha da hayran olunası bir gözlem ve empati yeteneği. Charlie’nin o sondaki çöküş anını okumak benim için o kadar zorlayıcıydı ki bir
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Çarkların dişleri arasında bir yaşamla nasıl mücadele edilir?
7/10
·328 syf.·
2026 13. kitabı
Rachel Kushner, 1968 doğumlu Amerikalı bir yazar. California Üniversitesi’nde Siyasal İktisat okuduktan sonra Columbia Üniversitesi’nde yaratıcı yazarlık eğitimi almış. Genellikle siyasi gelişmeleri, toplumsal sorunları ve farklı alt kültürleri eserlerinde ele almayı tercih ediyor. İlk romanı "Küba’dan Teleks (2008)" ile dikkat çeken yazar, 70'lerin sanat ve siyaset dünyasını işlediği "Alev Püskürtenler (2013)" ve ABD hapishane sistemini anlattığı "Salon Mars (2018)" kitaplarıyla tanınıyor. Son olarak "Creation Lake (2024)" adlı romanı yayımlanan yazar, kariyeri boyunca Booker, Ulusal Kitap Ödülü, Fransa'nın saygın Prix Médicis gibi prestijli edebiyat ödüllerinde finale kalmış. Gerçekçi gözlemleri ve toplumsal konulara yaklaşımıyla günümüz edebiyatının dikkat çeken isimleri arasında yerini bulmuş. Ayrıca, Kushner’ın yalnızca bir romancı değil, aynı zamanda çok güçlü bir deneme yazarı olduğunu da belirtmek isterim. Yazarın "The Hard Crowd: Essays 2000–2020 (2021)" adlı yirmi yıllık siyaset, sanat, müzik, adalet sistemi ve kişisel anılarını içeren ödüllü deneme derlemesi ve "The Strange Case of Rachel K (2015)" adında yayımlanmış bir kısa öykü derlemesi de bulunuyor. Kushner ile ilgili bir diğer önemli ve dikkatimi çeken detay ise kitap yazarken adeta bir gazeteci gibi derin araştırmalar yapması oldu. Çünkü "Salon Mars" romanını yazabilmek için yıllarca Kaliforniya'daki kadın hapishanelerini ziyaret etmiş, mahkumlarla ve gardiyanlarla görüşmeler yapmış. Yeni romanı "Creation Lake" için ise Fransa'nın kırsalındaki aktivist komünleri ve mağara tarihini yerinde incelemiş. Bu bakımdan araştırmacı yönünü takdir ettim. "Salon Mars", Amerika’daki kadın cezaevi sistemini, yoksulluğu ve hukuk sisteminin açıklarını birçok karakterin kesişen hayatları üzerinden anlatmaya çalışan bir
Edebiyat
Salon MarsRachel Kushner · Siren Yayınları · 2024193 okunma
Hercule Poirot yine iş başında
10/10
·288 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 07:54
Ölüm Dalgaları Agatha Christie Zengin bir adam olan Gordon Cloade Londra bombardımanda ölünce genç ve güzel eşi Rosaleen dul kalır. Bu ünlü ailenin diğer üyeleri ise Gordon 'un sağlığında hep ondan maddi açıdan destek alırlardı. Savaş nedeniyle 🪎 maddi sıkıntı çeken geniş Cloade ailesi, Rosaleen'in tüm mirasa tek başına kalmasıyla hayal kırıklığına uğrar. Ölüm haberini alınca üzülürler fakat bu üzüntü duygusal değil maddi bir durumdur. Ailenin miras uğruna başlarından bir sürü olay geçer. İşin içinde para olunca tabi ki cinayet kaçınılmaz olur . Rosaleen , Gordon'un ikinci eşidir, Mirasın yasadışı olduğuna veya Rosaleen'in ilk eşinin aslında ölmediğine dair dedikodular ortaya çıkar. Dul eşin erkek kardeşi David aşırı korumacı olarak kardeşini , eşinin akrabalarına karşı korumaktadır. Miras nedeniyle onu öldürme ihtimallerine karşı sürekli onu uyarmaktadir. Birgün kasabaya Enoch Arden isminde bir yabancı gelir . Rosaleen'in öldü sanılan ilk kocasının hala hayatta olduğunu iddia ederek şantaj yapar. Bu iddia doğruysa ikinci evlilik geçersiz sayılacak ve miras Cloade ailesine verilecektir. Fakaaaattt bu gizemli misafir otel odasında ölü bulunur . Ortalık karışır , miras , cinayet, ölüm veee sonra bu olayları çözmek için Hercule Poirot sahneye çıkar . Bir polisiye kitabı olmasının yanında Hercule Poirot karakteri sizi cinayeti çözmeye çalışırken eğlendiriyor da . Bir tarafta bir kadını boğmak üzere bir adamı basarken diğer taraftan adama bir kahve hazırla da içelim diyerek hiçbir şey olmamış gibi o ana devam ediyor. Para insanı nasıl katil yapıyor onu okuduk , tabi birçok kitabın konu . Aşk teması da vardı fakat para hırsı kadar baskın değildi. Yine hoş , sürükleyici ,merak uyandırıcı bir eser. Okudukça evet katili tahmin etmek zor olmadı . Bu kez
Ölüm DalgalarıAgatha Christie · Altın Kitaplar · 2018929 okunma
Zekanın Ötesindeki Bir İnsan Hikayesi
10/10
·325 syf.··
2026 16. kitabı
·
51 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 16:08
Daniel Keyes'in Algernon'a Çiçekler adlı romanı, ilk bakışta zekâ üzerine yazılmış bir hikâye gibi görünse de aslında insan olmanın ne anlama geldiğini sorgulayan son derece dokunaklı bir eserdir. Romanın kahramanı Charlie Gordon, düşük zekâ seviyesine sahip bir bireydir. Çocuk yaşta ailesi tarafından terk edilmiş, hayatını bir fırında çalışarak sürdürmüş ve çevresindeki insanların çoğu tarafından küçümsenmiştir. Ancak Charlie'nin en dikkat çekici özelliği zekâsı değil; insanlara karşı duyduğu sevgi, öğrenme isteği ve bitmeyen umududur. O, daha zeki olursa insanların onu seveceğine, arkadaş edinebileceğine ve ailesini gururlandırabileceğine inanır. Charlie'nin deneysel bir ameliyatla üstün zekâlı bir bireye dönüşmesi, romanın asıl trajedisini ortaya çıkarır. Çünkü insanlar Charlie'nin zekâsını kazandığını görürler ama onun zaten bir insan olduğunu unuturlar. Daha önce onunla alay edenler, bu kez de zekâsından korkmaya başlar. Charlie, hayatının hiçbir döneminde tam anlamıyla kabul göremez. Düşük zekâlıyken küçümsenir, dahi olduğunda ise dışlanır. Böylece roman, insanların çoğu zaman bireyin kendisini değil, kendilerine hissettirdiklerini sevdiklerini gösterir. Kitabın en etkileyici yanlarından biri de Charlie ile Algernon arasındaki ilişkidir. Aynı deneyden geçen bir laboratuvar faresinin yaşadığı değişimler, Charlie'nin geleceğinin habercisi olur. Algernon'un bozulmaya başlayan zihinsel durumu, okura yaklaşan sonun ağırlığını hissettirir. Bu nedenle roman yalnızca bir yükseliş hikâyesi değil, aynı zamanda kaçınılmaz bir düşüşün de hikâyesidir. Eserde beni en çok etkileyen bölümlerden biri Charlie'nin terapi sırasında yaşadığı mistik deneyimdir. Evrenle bütünleştiğini hissettiği, ışıklar, mağaralar ve lotus benzeri çiçek imgeleriyle anlatılan bu sahne, Charlie'nin
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 00:47
Algernon'a Çiçekler, zihinsel engelli olan Charlie Gordon'un zeki bir insana dönüşmek uğruna yaşadıklarını anlatıyor bizlere. Geçirdiği ameliyatın tüm tehlikeleri ve bilinmezliklerine rağmen "normal bir insan" olabileceğinin düşüncesi hemen ikna ediyor onu. Çocukluğunun puslu hatıraları ameliyat sonrasında yavaş yavaş netleşmeye başlıyor. Bugünkü davranışlarının nedenlerini, normal algıladığı davranışların aslında nasıl olduğunu, çevresindekilerin gerçek yüzlerini görmeye başlıyor. Dünyadaki en zeki insan olmaya yaklaşmışken zeki olmadan önceki haliyle insanların onu daha çok sevdiğini düşünmeye başlıyor. Sanki zekası arttıkça sevdiği insanlarla arasına kilometrelerce mesafe giriyor. Kitap da tam bu noktada insanın aklına şu soruyu getiriyor: İnsan gerçekten anlaşılmadığı yerde mi yalnızlaşır, yoksa fazla şey görmeye başladığında mı? Charlie’nin değişimi boyunca en etkileyici şeylerden biri de günlüklerinin diliydi bence. Kitabın başında yazım hatalarıyla dolu, çocukça görünen cümleler zamanla karmaşık düşüncelerle dolmaya başlıyor. Öğrenmesi gereken şeylerin çokluğu onu heyecanlandırırken geçirdiği değişimin boyutu da heyecanını artırıyor. Ama bu değişim yalnızca zekânın gelişimini değil, Charlie’nin kaybettiği saflığı da hissettiriyor. Başlarda dünyaya daha basit ama daha sıcak bir yerden bakarken, zamanla her şeyin ağırlığını fark etmeye başlıyor. Ayrıca deney hayvanı olan ve kendisiyle aynı yollardan geçen fare Algernon'u her gün gözlemlemeye çalışıyor. Başlarda zekasıyla kendine bir rakip olarak gördüğü bu fare, zamanla onun için bir yoldaş oluyor. Belki de onu kaybettiğinde bir parçasını kaybetmiş gibi hissetmesinin bir nedeni de onda kendisini, kendi geleceğini görüyor olmasıydı. Başına gelecekleri onda gözlemledikçe geldiği zeka düzeyiyle yapabilecekleri ve
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,8bin okunma
Reklam
Reklam