9/10
·100 syf.·
Beğendi
·
2026 55. kitabı
Molière yine yapacağını yapmış. Tartüf’te yine zamanlar üstü bir meseleye dokunur: din kisvesi altında çıkar sağlamak ve kör bağlılıkla gerçeği göremeyen insan tipini ele alır. Oyunun merkezinde Orgon vardır. Kör bir bağlılıkla evine aldığı Tartüf’e inanır, ailesini hiçe sayar, kızını ona vermek ister. Oysa eş Elmire’in zekâsı, hizmetçi Dorine’in sağduyusu ve kayınbirader Cléante’in aklı, gerçeği göstermek için çırpınır. Molière , mizahı ve hicvi kullanarak bu ikiyüzlülüğü görünür kılar. Bu eseri okurken aklıma sürekli 'Hastalık Hastası' geldi. Orada da Argan menfaati için, kızını bir doktorla evlendirmek ister. Bu durum, Tartüf’te Orgon’un kızını sahte bir din adamına vermek istemesiyle paralellik kurar. Her iki oyunda da baba figürünün körlüğüne karşı, hizmetçi ve akraba karakterler hakikati açığa çıkarmaya çalışır. Tartüf’ün sonunda kralın müdahalesiyle adalet sağlanır. Bu da umut veren bir kapanıştır. Dileğim odur ki aynı adalet, bizim toplumumuzda da uygulanabilsin. Sonuçta Tartüf, yalnızca 17. yüzyıl Fransa’sının değil, bugünün de hikâyesidir. İnsanların umutlarını ve korkularını kullanarak çıkar sağlamak, tarih boyunca değişmeyen bir yöntemdir. Tıpkı "bunu yaparsan cennette yerin garanti” söylemiyle insanların kandırılması gibi... Ne yazık ki bugün farklı maskelerle toplum yine aynı tuzağa sürükleniyor. Kısacası bugünü anlamak için dünün sahnesine bakmak yeter; bakıp da gerçekten görebilene... Molière’in gücü de tam burada, toplumsal yaraları ele alıp düşündürmesinde. Yine beğenerek okuduğum bir eser oldu. Mutlaka okunmalı.
TartüfMolière · Mitos Boyut Yayınları · 2008822 okunma
9/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Nisan 2026 16:41
Bu kitabı yorumlamaya çalışacak herkesin ilk cümlesinin “bu kitabı anlatmak oldukça zor” olacağına eminim. Anlamın aktarılabilirliği hep eksikken, böyle bir başlangıç cümlesi sanırım oldukça yerinde. Düşünsel bir selin içinde görüntüler, imgeler… Bir hamam böceğinden sızan kadim bilgelik. Görebilene, bir hamam böceği bile başlı başına bir dünya. İnsan öncesi evrenle üç bin yıl sonrası arasında kıvrılan bir anlatı; belki de bir hiçlik. Yazar, kendimizin ötesine geçmek yerine kendimize doğru gitmeyi fısıldıyor. İnsan olmanın, insan türü için bir ideale dönüşeceği zamanlar gelecek. İnsanlık, kendi içinde geriye doğru ilerleyecek; bir çöle, bir kayaya, bir plazmaya, varoluşun ilk izlerine dek uzanacak. “Ben” dediğimiz şey dünyanın anlık bir yanılsamasıysa, ben kimim? İnsan nedir, kime denir? Kitap, bu soruların soyutluğunda dolaşıyor. Ya çok seveceksiniz ya da hiç sevmeyeceksiniz. Arada bırakmayan bir enerjiye sahip. Uzun zamandır “gerçekten sevdim” diyebileceğim kitaplarla karşılaşmıyordum; ama bunu sevdim diyebilirim. Bu kitabı bana armağan eden sevgili Çağatay’a da ayrıca teşekkür ederim.
Çağdaş Öykü
G.H.’ye Göre ÇileClarice Lispector · Monokl Yayınları · 2017190 okunma
Reklam
Puan vermedi·136 syf.··
Beğendi
·
2022 19. kitabı
"Harika annelik mi dedin gülüm? O ben olsam bari ben olsam bariiii" "Saklambaç oynarken tenha yerlere ve inşaatlara girmeyin uyarıları, birilerinin bizi kaçırıp kolumuzu kesip dilendirebileceğinden fazlasını ifade etmiyordu. Benim için en kötü senaryo buydu. İnsanların ne kadar korkunç olabileceğini öğrenmeden büyüyen şanslı çocuklardan biriydim." "Eskiden çocuklar böyle değildi, şimdikiler bir garip cümlesi var. Ama kimse nedenini düşünmüyor. Önceden bir çocuğu bir yetişkin cümleleriyle yaraladığı zaman çocuk bunu sokakta arkadaşlarıyla oynarken,mahalle bakkalı ile dertleşirken ya da bağıra bağıra sokakta ağlayarak en az hasarla atlatabilirdi. Şimdi 4 duvar arasında ağlaması bile kontrol altında olan çocuklara, eskiden psikoloji mi vardı diye söylenmek haksızlık değil mi? Eskiden arkadaş terapiydi,sokaklar terapiydi,gökyüzü terapiydi. Şimdi, küçük bedenlerine hapsolmuş yetişkin ruhlu evlatlarımıza bakınca diyorum ki: Çocuk olmak bile eskidendi." "Bizi yoran sadece eşimiz mi? Dün akşamki dizide karısını aldatan adama duyduğumuz öfkeyi kocamıza kusuyor olmayalım ya da bakıcılarla büyüyen çocukları görünce kendi çocuğumuzun bizi zorladığını düşünüyor olmayalım." "Kimse için çok çabaya değmez derdim 20 yaşıma. Herkesi memnun edemezsin, herkes tarafından sevilmek ve herkesle iyi geçinmek zorunda değilsin. İnsanları seç, yoluna bak deyip, güler yüzünden öperdim." " Günlük hayatta, özellikle de sosyal medyada en çok ne anlatıyoruz? Çevremize vermek istediğimiz mesaj nedir? Fotoğraflarımızın altını hangi sözcükler işgal ediyor? Mutluyum, çok seviyorum, dürüstüm, kocam bana aşık, eşim bana sâdık, çok titizim, huzurluyum sözcükleri mi? Huzurlu muyum gerçekten? Peki, öyleyse neden sürekli anlatma gereği duyuyorum? Neden herkese duyurma çabasındayım? Kime ispat etmeye
Burası Gerçek DünyaŞeyma Çekici · Cezve Kitap · 2018522 okunma
8/10
·336 syf.··
2025 3. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2025 00:00
Kitap insanın iç dünyasındaki arayışını konu alır. Basit hikâyelerin ardında derin anlamlar, önemsiz detayların içinde güçlü mesajlar vardır. Yaşanılan sıradan bir olay, insanı Allah’a yaklaştırıp kişinin dünyasında bambaşka kapılar aralayabilir. Belki de görebilene her şey bir işarettir. Bu hengâmesi ve telaşı bitmeyen dünyada gönlünün sesini duymak için çabalayanlara ışık niteliğinde bir kitap olacaktır. Amerika’da yaşayan bir psikolojik danışman olan ve sonradan İslam’la tanışan Muhyiddin Şekûr, kitabında tasavvufla tanışmasını anlatır. Kitapta akıcı ve samimi bir dil kullanılmış, her bir bölüm sembolik kelime ve tamlamalarla isimlendirilmiştir. Yazar; yaşadığımız olayların, durumların ve kısacası her şeyin Allah’la olan ilişkimize bir işaret olduğunu eserinde sıklıkla vurgulamıştır.
Su Üstüne Yazı YazmakMuhyiddin Şekur · Sufi Kitap · 20213,807 okunma
6/10
·144 syf.··
2025 43. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2025 14:32
İntihar Dükkanı İsminin aksine eğlenceli içerisinde bolca ironi barındıran bir kitap. Karanlık mizahla yazılmış bu konuda başarılı da bence. Yaşamı anlamsızlaştıran şey ne? Mutluluğu neden bu kadar uzağımıza koyuyoruz? Her bitiş bir başlangıcımı arıyor? Sorularını sorarken buluyorsunuz kendinizi. Okuması akıcı ve keyifliydi fakat edebi bir derinlik arıyorsanız maalesef bundan çok uzak bir kitap. Bir solukta okunacak çerez bir kitap fakat konusunun farklı olması ve isminin insanda merak uyandırması dışında ben aradığımı bulamadım devam edecekmişte birden bitirilmiş gibi hissettiriyor insana. Kıssadan hisseye gelecek olursak “en karanlık noktada bile umut ışığı belirir (görebilene, görmek isteyene)”
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,7bin okunma
10/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2025 35. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2025 08:38
Bir hayale âşıksan o aşk ölümsüzdür... Tarık Tufan'ın okuduğum ikinci kitabıydı ve her bir satırını keyif alarak okuduğum bir eser oldu. Betimlemelerinin gücü kitapta geçen mekânları kendi hayal dünyamda çok net bir şekilde görebilmemi sağladı. Hayal ettiğimiz aşkı daha doğrusu aşkın kendisini sevdiğimiz zaman karşımızdaki insana bu hisleri yüklediğimizi; karşımızdaki insanın ne kadar farklı bir insan olduğunu kabul etmek istemediğimizi, hayatın iyiye mi kötüye mi gideceğini, dibe mi yoksa zirveye doğru mu yol alacağını aslında yazgımızın belirlediğini anlatan bir eser... Yaşamda tesadüfün olmadığını, her şeyin bir hesabı ve nedeninin olduğunu hatırlatan satırlar... Duyabilene, görebilene, anlayabilene... Ve öyledir ki bu dünyada âşıklara yer yok...
Edebiyat
Âşıklara Yer YokTarık Tufan · Doğan Kitap · 20234,548 okunma
Reklam
Reklam