O böyleydi, sadece başka türlü nasıl kurulabileceğini görebilmek için yıkardı dengeleri.
Sayfa 256·Kitabı okudu
Bazı şeyleri görebilmek için bir miktar körlük gereklidir. Belki de bu bir sanatçının işaretidir. Herkes ondan daha fazla bi­lebilir ve güvenle akıl yürütebilir, gerçeğe göre. Ama özellikle de o şeyler ışıklar açıkken görülemez. Karanlıkta fosforlu olurlar.
Reklam
"Böyle olaylar hep beni bulur!", ya da "Gördünüz mü, yine başıma neler geldi!" sözleriyle alınyazısı ve kötü talih kavramları sorumluluklarımızı görmemek için sık sık kullanılan gerekçelerdir. "Yine başımıza neler geldi!" yerine, "Ne yaptım da başıma bu olayı getirttim!" biçiminde düşünerek kendimize farklı bir açıdan bakmaya başladığımızda bu gerçeği görebilmek pek de güç olmaz.
Bu fikri seviyorum. Bazen başka şeyleri daha parlak görebilmek için karanlığa ihtiyacımız olduğu fikrini.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Alıntı
Bu sistemi sadece kapitalizm, sadece emperyalizm ya da baş ka başka teorilerle açıklamak her bakımdan eksik kalır. Kapi talizm düşmanı olanlar bu sistemin sömürü sistemi olduğunu, insanları sömürüp dünyadaki nimetlerin azınlıklar tarafından dağıtılıp insanların aç ve susuz bırakıldıklarını ve tüm oyunun bundan ibaret olduğunu savunabilir. Başka birisi İsrail Devleti, Yahudiler ya da Masonlar üzerinden bu sistemi açıklayıp tüm amacın insanların Yahudilerin köleleri haline getirilip Yahudi-lere vaadedilen toprakların ele geçirilmesi olarak görebilir. Bir başkası bu sistemi Rusya'ya bir diğeri Haçlı organizasyonlarına ve Amerika'ya mal edebilir. Yine çarklarla kurulu bu sistemi bü-tüncül olarak değerlendirmek yerine kimisi gıda alanında yapı-lan ifsada, kimisi sağlık alanında yapılan ifsada (kısırlaştırma, GDO vs.) kimisi de eğitim alanında yapılan ifsada odaklanabilir. Aslında tüm bunlar daha önce fil görmemiş, karanlık bir ahıra sokulan köylülere filin tanımının sorulması gibi bir şeydir. Ki-misi hortumunu tutup "Fil bir hortumdur." der, kimisi bacağını tutup "Kalın bir ağaç gövdesidir." der, kimisi kulaklarını tutup yapraktır der. Bu sahnede Müslümanın bakış açısı ise ahıra bir ışık tutup fili olduğu gibi tanımlamasıdır. İşte bu sahnede kuru-lan bu ifsad düzenini görebilmek için kullanacağımız ışık, vah-yin ışığıdır.
Sayfa 188
Alıntı
Ve sonra bir gece o trajedi yaşandı. İlkbahar mevsimiydi,o geceki masal anlatılmış, Jane yatağında uykuya dalmıştı .Wendy, elindeki dikişi görebilmek için şöminenin çok yakınında yerde oturuyordu, çünkü odada başka ışık yoktu; tam dikişe oturduğunda bir horoz ötüşü duydu. Sonra, eskiden olduğu gibi pencere bir esintiyle açılıverdi ve Peter pat diye yere indi. Tıpatıp aynıydı. Wendy'nin ilk fark etiği, hala ağzında süt dişlerinin durduğuydu. O küçük bir oğlan çocuğu, Wendy ise bir yetişkindi. Hareket etmeye cesaret edemeyerek şöminenin yanında büzüşen, çaresizlik, suçluluk içinde yetişkin bir kadın. "Selam Wendy," dedi Peter, hiçbir değişiklik görememişti, çünkü aklı fikri kendisindeydi; o loş ışıkta Wendy'nin üzerindeki beyaz giysi, pekala da kızı ilk gördüğünde üzerinde olan beyaz gecelik olabilirdi. "Selam Peter," diye yanıtladı Wendy zayıf bir sesle; büzüşmüş, olabildiğince küçülmüştü. İçinden bir ses şöyle haykırıyordu: "Kadın, kadın, içimden çık git." "Hey, John nerede?" diye sordu oğlan, bir anda üçüncü yatağın olmadığını fark ederek. "John artık burada değil," diye iç geçirdi Wendy. "Michael uyuyor mu," diye öylesine sordu Jane'e bir bakış atarak. "Evet," diye yanıtladı Wendy ve o an hem Jane'e hem de Peter'e karşı dürüst olmadığını fark etti. "O Michael değil," dedi hızla daha fazla yanlış anlaşılmamak için. Peter ona baktı, "Hey, bu yeni biri mi?" "Evet." "Kız mı, oğlan mı?" "Kız." Evet şimdi anlayacaktı durumu; ama hayır, hiçbir şey anlamamıştı.
Alıntı
Reklam
Reklam