10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
Dedemin bakkalı kitabını okuduktan sonra bu kitabı okumak hikayenin devamını görebilmek için güzel bir şey. Şermin Yaşar’ın bu kitabı etkileşimli bir kitap. Çocukları birçok konuda yazmaya teşvik ediyor, birçok çalışma da var. Tadına doyamayacağınız bir kitap. Özellikle Atanı iyi tanı bölümünde gülmekten okumakta çok zorlandım.
Dedemin Bakkalı: ÇırakŞermin Yaşar · Taze Kitap · 20174,130 okunma
10/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
doğan hoca öyle bir nimet ki okuduğum her kitabında sanki karşımda bilge bir dedeyle konuşuyor gibi hissediyorum. ölümünün üzerinden yıllar geçse de hala kitaplarıyla bize bıraktığı güzel videolarla sohbetleriyle yaşayan bir değer olmaya devam ediyor. mekanı cennet olsun. evlilik öncesi dönemde bir bilgenin rehberliğine ihtiyaç duyduğumuzu fark ettim ve bu kitap ihtiyacımızı karşılar nitelikte oldu. her detay üzerine düşünülmüş her ihtiyaç her soru işareti önceden görülüp giderilmeye çalışılmış. yer alan mektuplar çok çok değerli, kitabı çok zenginleştirmiş. dili akıcı, kitap yormuyor. verilen bilgileri anlamak görebilmek için psikoloji temeli olması gerekmiyor -ki bu bence çok önemli bir nokta. kitap herkese hitap edebiliyor. ilişkiniz varsa, evlenmeye karar verdiyseniz henüz evlenmeden partnerinizle birlikte okuyup üzerine tartışmanızı psikolog olarak da tavsiye ederim.
Evlenmeden ÖnceDoğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 20217,4bin okunma
Reklam
Puan vermedi·304 syf.··
2026 55. kitabı
Selam Bugün sizlere farklı ve düşündürücü bir kitapla geldim. Hangimiz çocuklarımızın sosyal medya hesaplarını kontrol ediyoruz? Ya da WhatsApp mesajlarını? Hadi onu da geçelim; kendimizden yola çıkalım. Telefonunuza hiç tanımadığınız birinden mesaj gelse ne tepki verirsiniz? Peki ya bu kişi sizin hakkınızda neredeyse her şeyi biliyorsa? Düşündürücü değil mi? Hadi gelin, size kitabımızdan bahsedeyim. Linda’ya bir gün tanımadığı birinden mesajlar gelmeye başlar. İlk başlarda bu durum karşısında çekimser davransa da zamanla sadece mesajlaştığı bu yabancıya içini açmanın kendisini rahatlattığını fark eder. Birinin onun hakkında bu kadar çok şey biliyor olması Linda’yı korkutsa da çocukluğunda yaşadığı ve kendisini hâlâ suçladığı olay nedeniyle büyük bir içsel çatışma yaşamaktadır. Yaşadığı bu çatışma ve ailesinin baskıları, Ateş ile olan arkadaşlığını da etkilemeye başlar. Linda, kendisini en iyi tanıyan ve her fırsatta ona olan ilgisini hissettiren kişinin Ateş olduğunu düşündüğü için bir süre sonra gizemli mesajların ondan geldiğinden şüphelenir. Ancak gerçekte Ateş’in ona zarar verme gibi bir niyeti yoktur. Ailelerinin birbirine düşman olması Ateş’i pek etkilemezken, çevrenin baskısı Linda üzerinde ağır bir yük oluşturmaktadır. Üstelik geçmişte yaşanan kötü olayda ne Ateş’in ne de Linda’nın bir suçu vardır. Linda’nın çevrim içi olup Ateş’e cevap vermemesi ise Ateş’in dikkatini çeker. Kiminle konuştuğunu merak eden Ateş, bunun peşine düşmeye karar verir. Aileler ne kadar uzak olsa da Linda’nın hayatındaki her detay Ateş’in ilgisini çekmektedir. Onu görebilmek için gizlice okuluna gitmesi, katıldığı davetleri takip etmesi ve ne yaptığını merak etmesi bunun en büyük göstergesidir.Üstelik Linda'nin beyni yaşadıklarını kaldıramadı için çocukluğuna veya bugüne dair bazı
2026 Okuma Raporları
KullanıcıMelisa Şentürk · Ephesus Yayınları · 202640 okunma
8/10
·158 syf.··
2026 7. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 16:30
Oldukça uzun bir inceleme olacak: İnceleme ve özet seklinde. SPOİLER İÇERİR DİKKAT!! Yaşar Kemal’in Teneke romanı, her ne kadar yerel ağızlar ve yoğun yöresel ifadeler nedeniyle yer yer okuma akışını zorlaştırsa da, okuyucuya sunduğu o samimi anlatımıyla tam bir Toplumcu Gerçekçi klasik. Ben Yaşar Kemal'le, Orhan Kemal'le, Fakir Baykurt'la çok geç tanıştım. Biraz tersten başladım edebiyata ilkokul ve lisede Rus edebiyatını çok severdim. Romanın yapısal olarak iki farklı yazım tarzından (bir kısmı tiyatro, bir kısmı düz metin) oluşması ve olay örgüsünde ufak nüans farklarının bulunması edebi açıdan ilginç bir deneyim. Ancak bir okur olarak ben ikinci kısımdaki o tiyatro kısmının tamamen düz yazıya çevrilmesini ve kitabının orada yer alan olay örgüsü üzerine kurgulanmasını isterdim. Kitabı okurken asıl yoğunlaştığım ve beni derin düşüncelere sevk eden kısım, genç Kaymakam Fikret’in iç dünyası ve bürokratik yalnızlığı oldu. Yazarın, onun içsel sorgulamalarına daha fazla yer vermesini çok isterdim. Çünkü devlet mekanizmasında, hele ki böylesine sorumluluk gerektiren makamlarda işe yeni başlayan biri için hayat asla kitaplarda yazıldığı gibi ilerlemiyor. Fakültede, kanunlarda öğrendiğiniz teorik bilgiler sizi pratik yaşamın kurtlar sofrasına hazırlamaya yetmiyor. Önünüze "Ne olacak ki, altı üstü bir imza" diye getirilen kağıtların arkasındaki trajedileri görebilmek için acı tecrübeler gerekiyor. Tam da bu noktada, romandaki Katip Resul karakteri gibi, bürokrasiyi ve hayatı iyi bilen akıl hocalarına denk gelmenin memuriyette ne kadar büyük bir şans olduğunu kendi hayatımdan da biliyorum. Memur olan arkadaşlar beni anlayacaktır. Ancak mesleğe çok erken yaşta başlamış ve çekirdekten yetişmiş bir devlet memuru olarak, Kaymakam Fikret’in yöntemine dair bir şerh düşmeden
TenekeYaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 201712,3bin okunma
Puan vermedi·336 syf.··
2026 116. kitabı
“İnsan hayatı sürekli bir devinim içindeydi sanki. Geçmişleri, çocuklukları, kökleri, hepsi onları bugünkü hâllerine yoğuran görünmez eller gibiydi... Ve bütün bu katmanlar, içinde insanın saklandığı bir kılıfa dönüşmüştü... Zaman bazen en karmaşık düğümleri bile sessizce çözer.” Masal… küçük yaşlarda babasını kaybeden ve bu kaybın boşluğunu annesiyle gidereceğini zannederken yanıldığını anlayan, yıllar sonra yaptığı evliliğin de gölgesinde kalan bir kadının hikayesi ile insan ilişkileri, geçmiş, anılar ve duygular etrafında şekillenen kitap yaşamın gerçekliğini oluşturuyor. İnsan bir ailenin içindedir ama aslında bütünün bir parçasını oluşturmadığını yavaş yavaş anlamaya başlar yaşamda. Masal, hem annesinin hem de eşinin hikayesinde büyük bir yer kaplamadığını görüyordu. Sonra bir dergideki bir röportaja rastlıyor ve tüm geçmiş bir anda gözlerinin önüne geliyor. Belki de o an geçmişin tamamlanamayan her parçası içinde daha bir boşluk yarattı kim bilir. Okurken hep şunu düşündüm, terk edilme duygusuyla alınan kararlar çoğu zaman insanın gerçek isteğinden değil, içindeki eksikliği susturma çabasından doğar sanırım. Bir insan sırf yalnız kalmamak için yanlış ilişkilerde kalabilir, sevgi görebilmek uğruna kendinden ödün verebilir ya da bir daha incinmemek için herkese duvarlar örebilir. O duygu zamanla insanın bakışını değiştirir, güvenmeyi zorlaştırır, sevgiyi bir kaybetme korkusuna dönüştürür diye düşünüyorum. Böyle kararlar bazen yıllar sonra bile kişinin hayatında derin izler bırakır çünkü insan en çok, yarasını kapatmaya çalışırken yaptığı seçimlerin yükünü taşır hayatta. Yine de zamanla fark edilir ki, terk edilmenin bıraktığı boşluğu aceleyle alınan kararlar değil, insanın önce kendi içindeki kırılmış yere şefkatle yaklaşması iyileştirir. Ama sanırım tüm
KılıfEmel Şimşir · Mümkün Kitap · 20269 okunma
Akıp giden bu dünyada, neler kaçırıyoruz?
9/10
·120 syf.··
2026 150. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 13:16
Bir şeyleri daha iyi görebilmek, anlayabilmek ve hatırlayabilmek için hızımızı yavaşlatmalıyız. Tam tersine, bir şeyi unutmak için hızlandığımız, kaçtığımız, harekete geçtiğimiz gibi... Modern teknoloji ile birlikte, hayatımızda her şey hızlanmaya başladı. Araba sürerken, yürürken, bir video izlerken çarpı kaç yapıyoruz hızı? Ve niçin? Unutmak için mi? Hayatı ıskalamak için mi? Görmemek için mi? Nereye koşuyoruz? İnsanı bu gibi sorgulamalarla başbaşa bırakan, bunu bir şatoda farklı hikayeler ve karakterler üzerinden anlatan, benim çok sevdiğim bir kitap oldu Yavaşlık. Üstelik daha o zaman bu korkunç hızlı internet çağı başlamamışken bunları yazabilmesi inanılmaz bir öngörü.
YavaşlıkMilan Kundera · Can Yayınları · 20181,623 okunma
Reklam
Reklam