Puan vermedi·639 syf.··
2026 42. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 21:33
“İnce Memede başladığımda 24 yaşındaydım. İnce Memed ise 21 yaşındaydı.ben ince memedin dördüncü kitabını bitirdiğimde ben 60 geçmiştim memed daha 25 yaşındayıdı” İnce Memed kitabı ne zaman görsem ya da sohbet arasında ismi geçse aklım her zaman Yaşar Kemal yukardaki sözleri geliyor. Hayatın bütün bir dönemini ince memedi yazmaya adamış bir adam betimlemeleriyle , anlatım tarzıyla kendine hayran bırak bir yazar diyebilirim. Özelikle Serinin ilk kitabında Çukurovayı anlatırken sadece gözlemlemez ; dokunur , koklar , hisseder , dinler. Görsel şölen sunar adeta … Bu seriye başlamadan önce bence Yaşar Kemal, Alain Bosquet yaptığı röportaj tadında Yaşar Kemal Kendini Anlatıyor kitabını okumanınzı öneririm. kendi hayatından , sanat hayatından , yaşadığı zorluklardan bahsediyor. Kitabı önermemin sebebi ise kendi yaşam hikayesi , acıları , travmaları bu esere yansımıştır. Hatta serinin ikinci kitabından aklımdan kalan kısa bir kesitden örnek verirsem ; Memed uzun zaman sonra köyün gittiğinde Jandarmalara çatıştı gün sonrası kaçmayı başarmıştı. Yaşadıkları , düşündükleri onu çok üzülmüştü ;Dişleri kenetlemişti . Kitapta hatta orda “çok üzüldüğünde hep böyle olurdu” diyordu aklıma Yaşar Kemal’in çocuktan babasını camide öldürülmesinden sonra üzüntüden kekeme olması geldi . Aslında Memed bir yandan yaşar Kemal’in içindeki duygularını tercümanı. Bu sadece aklımdan kalan bir örnek yaşar Kemal’in gençliğinde arzuhalcilik yaptığı dönemede; okuma yazma bilmeyen , ağalar tarafından topraklarını ellerinden alınan köylüler, zülüme uğrayan insanları dinledi. Ağır işlerde çalıştı pamuk tatlarında ırgatlık yaptı...bunlar hepsi eserine yansıyor O yüzden yaşam hikayesi okumak eserini okumak kadar önemli olduğunu düşünmüyorum . Yaşar Kemal ince memede “mecbur insan romanı “ diyordu . Başkaldırmaya mecbur.
İnce Memed 4Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202121,5bin okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 10. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 19:12
70-80 yil once baslayip ucan kuslarin havada, bir kadinin sut sagarken, bir cocugun belki arkadaslariyla oynarken ve o bolgede bulunan herkesin bir anda uyuyakaldigi, bunun yavas yavas yayildigi bi lanet kitabin konusu. boyle masalsi, cocuk kitabi gibi hissettiren ama aslinda sadece cocuk kitabi denilip gecilemeyecek kitaplari cok seviyorum. Neil gaiman’da tam oyle bir yazar bence. bundan once mezarlik kitabini okumustum yine cok sevdim,coraline en sevdigim animasyondur yine bu yazarin kaleminden cikmis olmasi bana garip hissettiriyor(guzel bir sekilde garip) bilmiyorum bi cocugum olsa acip boyle hikayeler okurdum herhalde ona. klasik hikayeleri de andiriyor ama daha gotik? bi tarzda yazilmis. ayni zamanda tam bir gorsel solen. genclik cok cabuk geciyor ve boyle hikayeler okudugumda acaba onun yerinde olsam aynisini yapar miydim diye dusunuyorum. yapmazdim saka.
Uyuyan ve İğNeil Gaiman · İthaki Yayınları · 2023515 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·656 syf.··
2026 65. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 12:33
Yazar Emre Gül, kalemiyle bize her türde keyifli bir okuma vadediyor. Gerilim, romantizm, genç kurgu ve fantastik… Kısacası o ne isterse, bize o sınırsız dünyaların kapısını açıyor. Yozlaşmış Harabeler de fantastik türündeki sağlam kurgusuyla kendisini merakla okutturmayı başardı. Serinin ikinci kitabı, Kral Darcon ve eşi Ester'in hikayesiyle açılıyor. Olayların en başına dönüyor ve her şeyi soluksuz bir tempoda öğreniyoruz. İlk kitabın sonunda Rena'nın ölümüne şahit olmuştuk; uyandığı yeni evrende ise onu zorlu sınavlar bekliyordu. Altı Krallık'tan biri olan Yansıyan Şehir'e giden Rena, karşısında Aryen'i görünce hem büyük bir hüzün hem de mutluluk yaşıyor. Bu kitapta bizi bekleyen en büyük sürprizlerden biri de Rena'nın sahte ikiziydi. Onun sayesinde hikayenin hem karanlık tarafını keşfediyor hem de oldukça eğlenceli anlara şahit oluyorsunuz. Rena bu kitapta çok daha güçlü, korkusuz ve savaşçı bir karaktere dönüşmüş. Onun bu gelişimine şahit olmak harikaydı. Tabii Aryen ve Rena sahneleri yine en sevdiğim kısımlar oldu. Romantik anlarını okumaya doyamadım. İlk kitap daha çok evreni ve karakterleri tanıma aşamasıydı. Bu kitap ise aksiyonu, gerilimi, gizemi ve hiç düşmeyen temposuyla gerçekten mükemmeldi. Emre Gül yine yapacağını yaptı ve hikayeyi öyle bir yerde bıraktı ki gel de şimdi üçüncü kitabı bekle! Serinin kalitesine, tasarımına ve yan boyamalarına ise ayrı bir parantez açmak gerek; her detayıyla görsel bir şölen. Karanlık atmosferi, efsaneleri, ters köşeleri ve güçlü karakterleriyle Yozlaşmış Harabeler serisini türü seven herkese kesinlikle tavsiye ederim.
Yozlaşmış Harabeler IIEmre Gül · Guardian Yayınları · 202631 okunma
Herkesin kütüphanesinde bulunmalı
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2026 57. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2026 11:52
Noxborn serisinin ikinci kitabı olan "İhanet", adının hakkını her satırında sonuna kadar veren ve ilk kitaptaki gizemli havayı tam anlamıyla karanlık bir kaosa çeviren harika bir devam kitabı olmuş! İlk kitabı (Uyanış) bitirdikten sonra beklentilerim oldukça yüksekti ama yazar bu kitapta vitesi inanılmaz bir seviyeye çıkarmış. Kitaba o meşhur okul balosu sahnesiyle giriş yapıyoruz. Gençlik dizilerindeki o şatafatlı, eğlenceli ve sıradan lise balosu ortamının sadece birkaç dakika içinde tam anlamıyla bir cehenneme dönüşmesini okumak nefes kesiciydi. Hikayenin ana karakteri Diana’nın o her şeyi kontrol altında tutmaya çalışan, takıntılı ve planlı yapısının, etrafındaki duvarlarla beraber başına yıkılışına şahit oluyoruz. Karakterin iç dünyasındaki bu sarsıntı çok gerçekçi yansıtılmış. Kitaptaki en büyük şok (ve kitabın adını aldığı asıl olay) kesinlikle Eric'in durumu. İlk kitaptaki o okulun altın çocuğu, herkesin hayran olduğu sarışın prensin maskesinin düşüp, hırsları uğruna ruhunu satan bir Kırmızı Noxborn'a dönüşmesi tüylerimi ürpertti. Gözlerindeki o insanlığa dair son kırıntıyı da yitirmiş kırmızı parıltı ve eski dostlarına sırt çevirişi, okurken kalbimi sızlattı. Maya'nın o kargaşada gizemli bir şekilde ortadan kaybolması da gerilimi sürekli diri tutuyor. "İhanet"in aksiyon dozajı ilk kitaba göre çok daha yüksek. Artık sadece ufak tefek çatışmalar değil; Mavi Noxbornlar ve insan dostlarımız, Clara ve Leo gibi oklarıyla terör estiren Avcılar, Eric ve yanındaki Kırmızılar, bir de Roberto'nun kontrol ettiği o iğrenç ucube yaratıklar... Kendimizi tam dört cepheli, devasa bir savaş meydanının tam ortasında buluyoruz. Yazarın betimlemeleri o kadar sinematik ki, okurken "Bu kesinlikle yüksek bütçeli bir Netflix dizisi olmalı!" hissine kapılmaktan kendimi alamadım.
İhanetAli Murat Yılmaz · P Kitap · 20268 okunma
Yaşamak öylesine yalancı ki!
8/10
·216 syf.··
2025 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2025 11:59
Çok başarılı yazarları olmasına rağmen, zevkimce Amerikan edebiyatının yükünü sırtlayan yazardır Steinbeck. Değindiği konular hoşuma gider, anlatımını içten, akıcı ve güzel bulurum. Kült sayılan eserleri dışında; Fareler ve İnsanlar, Sardalye Sokağı, İnci gibi eserlerini okumuş ve çok beğenmiştim. Yoksulluk, ezilmişlik, hayatın sefil tarafı, inanç, umut, azim üzerine bir çok şeye rastlayabilirsiniz eserlerinde. Gerçekçi bir yazar. Okurken de hissediyorsunuz, hayatın gerçeklerini. Toplumcu gerçekçi anlayışı her eserinde zuhur ediyor. Bahsi geçen kitabına gelecek olursam: "Cennet Çayırı (vadisi)" kitabımız cennet gibi tasvir edilen çok verimli ve görsel bir şölen gibi gözler önünde uzanan bir vadide yaşanan olaylar ve insanların hayatlarını konu alıyor. Betimlemeler ve tasvirler gerçek gibi her noktanın gözlerinizin önünde canlanmasına olanak sağlıyor. Yazar bu konuda tam bir ustalıkla resital sunuyor okuyanlara. Diyaloglardaki kişilerin, konuşma esnasındaki jest ve mimikleri bile resim çizer gibi anlatılıyor. Cennet Çayırı adı verilen bu vadide bir sürü insan yaşamakta çoğu çiftçilikle uğraşan, hayatın telaşında olan sıradan insanlar. Sadece bu vadide yaşayan insanlara değil, hayatın süreciyle yolu buraya düşen, uğrayan insanları da görüyoruz. Kimi kısa süreli kimi uzun süreli... Herkesin başka bir öyküsü var. Kitabın bölümlerinde farklı farklı kişilerin hayatlarına dokunuyoruz. Ortak noktaları Cennet Çayırı. Cennet diye tasvir edilen bu yerde herkes bir şekilde , hırsları, ihtirasları, iki yüzlülükleri, yalanları ile kendi cehennemini yaşıyor... Olaylar ve hikayeler birbirinden bağımsız gibi görünsede ana çerçevede hepsi bağlantılı. Kitabın dili ve anlatımı güzel ve anlaşılır. İnsanı sıkmadan, keyifli bir okuma geçirmenizi sağlıyor yazar. Betimlemeler
Cennet ÇayırıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20162,129 okunma
Gotik Bir Distopyanın Peşinde...
Puan vermedi·200 syf.··
2026 57. kitabı
Hikaye, adından da anlaşılacağı üzere bildiğimiz o klasik, ağır zombi klişelerinden çok farklı. Kara mizahla harmanlanmış, fazlasıyla dinamik ve alternatif bir dünya var karşımızda. Yılların eskitemediği bir manga okuyucusu olarak, bu kitaptaki o hızlı tempoyu sonuna kadar hissettim. Bir oturuşta, adeta bir solukta bitti zaten. Kestirilemez, asi ve tam anlamıyla "cool" karakter tasarımları hikayeyi sürüklüyor. Zombie Makeout Club serisinin üçüncü kitabı olan Ölüm Busesi'nin o gotik, punk ve distopik havayı buram buram hissettiren çizim tarzı o kadar muazzam ki Peter Richardson’ın yarattığı bu evren, görsel olarak tam anlamıyla bir görsel şölen. Pop-kültür ögeleriyle süslenmiş, biraz vahşi, biraz romantik ama kesinlikle çok tarz bir distopya arıyorsanız bu kitaba kesinlikle bir şans vermelisiniz.
1000Kitap
Zombie Makeout Club 3: Ölüm BusesiPeter Richardson · Eksik Parça Yayınları · 20264 okunma