2/10
·144 syf.··
2026 9. kitabı
bana göre tam bir “derdini skeyim” kitabı. Büyük laflar, minik dertler, Instagram story’si tadında aforizmalar… Sanki herkesin yaşadığı sıradan bunalımları alıp üstüne “bak ne kadar derinim” etiketi yapıştırmışlar. Ne gerçekten karanlık, ne gerçekten samimi; arada kalmış bir dert pornosu. Okurken bir noktadan sonra empati kurmak yerine göz devirmek geliyor insanın içinden. Hayata dair bir şey katmıyor, sadece “ben de kötüyüm ama tatlıyım” diye dolanıyor. Kapatınca da insanın aklında tek kalan şey şu oluyor: Bu kadar tantanaya gerek var mıydı?Bu onaylanma ihtiyacı neden? ZİKKİM YE ALALLA...
Ölmek İstiyorum ama Tteokbokki de Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20248,6bin okunma
10/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2026 12:23
Serinin en iyi kitabı Bu kitap beni mahvetti, daha ne kadar kötüsü olabilir dediğimde bin misli o kadar kötüsü oldu. Bu kitap Başkan Snow'un acımasızlığını en şeffaf şekliyle okuduğumuz kitap bence. Katniss'in üçlemelerine o kadar çok benzerlik vardı ki. Aslında hiçbir şeyin tesadüf olmadığını incelikle işlendiğini görüyoruz. Suzanne Collins öyle iyi bir iş çıkarmış ki ağlamaktan helak oldum. İnceleme biraz uzun olacak yani. (SPOİLER) Haymitch'in doğum gününün hasat günü olması başta sizi hikayenin içine çekiyor zaten. Sonra biricik aşkı Lenore'u korumaya çalışırken haksız yere hasat edilmesi... Ve bu daha hiç bir şey. Tamam diyorum sonra her türlü oyunlara katılacaktık zaten. Kitabın yarısına kadar arenadan önceki hazırlıkları okuyoruz. Maysilee Açıkçası ne derseniz deyin benim favorimdi. Bu yüzden ayrı bir başlık altında değinmek istedim. Benim kitaplarda en çok sevdiğim ikili ilişki olan kardeş temasının Haymitch ile gitgide gelişmesine bayıldım ne kadar içimden onunla vedalaşmamız gerekeceğini bilsem de. İleride Katniss'in sembolü olan kuşlar tarafından öldürülmesi ve sesini almaları... Son ana kadar başı dik mücadele etmesi, sözünü esirgememesi nedense bana acayip Johanna Mason'ı hatırlattı Ateşi Yakalamak kitabındaki. Finnick Katniss'in zamanındaki Maysilee'ydi sanki. Ölümünde o kadar ağladım ki bir ara kitabı okuyamadım göz yaşlarımın bulanıklığından. Louella'nın ölümü beni başta o kadar sarsmamıştı ama sonda onu Katniss'e benzetmesinde yine kendimi tutamadım. Beetie'ye kendi oğlunun ölümünü izlemek zorunda bırakmaları beni bitirdi. Bana Ampert Rue hissiyatı verdi. Dediğim gibi kitap o kadar paralellerle doluydu ki her farkındalıkta kalbime başka bir ağrı saplandı. Wiress'ı ilk gördüğümde gayet aklının yerinde olduğunu fark edip şaşırmıştım. E bu kadın
Hasatta GündoğumuSuzanne Collins · Dex Kitap Yayınları · 2025873 okunma
Reklam
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
2/10
·496 syf.··
2025 61. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2025 19:45
bu kitabı beğenmememin onlarca sebebi var ama uzatmayıp sadece özellikle dikkat çekmek istediğim bazı kısımlardan bahsedeceğim. öncelikle kurgusu. başlamadan önce konusunun ne olduğunu biliyordum o yüzden bunu doğrudan sebep göstermem. ana kadın karakter elena'nın ablası erkek karakter nico'yla zorunluluktan nişanlanıyor ama o da nico da evlenmek istemiyorlar, kızın içinde zaten sadece ama sadece nefret vardı AMA bu kitabın kötü yazıldığı gerçeğini değiştirmiyor. yazarın amacı zaten rahatsızlık vermek olabilir ama tepkim rahatsız olmaktan öte sadece göz devirmek oldu. bir de yüzümü buruşturdum ıyyy yani. demek istediğim bu kitabın iyi yazılmış bir "dark romance" olmadığı konusunda baştan anlaşalım. dark romance de değil zaten. sadece içeriğinden dolayı değil yazımdan dolayı rahatsızlık veren iyi yazılmış onlarca dark romance vardır ama bu kitapta yazarın bu rahatsızlığı hissettirmek için yaptığı tek şey"eniştem" ve "nişanlımın kız kardeşi" üzerinden ilerlemekti. zaten karakterleri bir kez okusanız mideniz kalkar. bunlar sözde 30larına yakın yetişkinler ama özellikle nico 13 yaşında cinselliğin ne demek olduğunu yeni keşfetmiş ergenler gibi davranıyor. elena'nın ona "her tarafın ıslanacak" demesini bile hemen cinselliğe bağlıyor. allah aşkına nereden aklına geliyor böyle şeyler??? ve aklında elena ile ilgili canlandırdığı bütün malum sahnelerde onun nişanlısının kızkardeşi olduğunu özellikle belirtiyor. elena da aynı şekilde sürekli o benim eniştem ama onunla şunu bunu yapmak istiyorum diyor. iğrenç şeyler. (bu arada konusunu önceden biliyordum, yani böyle şeyler okuyacağımın farkındaydım ama dikkat çekmek istediğim nokta yazarın bunları özellikle gözümüze gözümüze sokması ve mide bulandırıcı anlatabiliyor muyum?) tek sebep bu değil tabi ki de. çoğunuzun adını bir kez
En Tatlı KaçışDanielle Lori · Martı Yayınları · 20223,583 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 22. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2025 23:21
Çuluğ Kağan Çinli bir katunla evlendikten sonra birlik ve dirlik yavaş yavaş kaybolmaya başlar. Çuluğ Kağan'ın oğulları Çinli katundan pek hoşlanmasa da babalarına, atasına karşı gelmenin saygısızlık olduğunu bildikleri için töreye karşı gelmezler ve sessiz kalırlar. En sonunda katun, Çuluğ Kağan'ı zehirler ve Çuluğ Kağan ölür. Beğler aralarında bir karar alarak Çuluğ Kağan'ın kardeşi, Kara Kağan'ı devletin başına geçirirler. Kara Kağan kardeşinin intikamını almak yerine bu katun ile evlenir ve zamanla gerçeklere karşı kör olur. Budun yani halk, Çinlilerin iç işlerine karışılmasından, katunun kardeşinin diğer Türk beğlerinden daha üstün konuma getirilmesinden, Türkler açlık çekerken Çinlilerin rahat yaşamasından rahatsız olsalar da bunu Kağan'a açıkça diyemezler. Derseler töreye, nizama karşı geleceklerdir çünkü. Suskunluğun sonu zamanla büyük bir enkaza sebep olur. Kağan ve Budun tüm yiğitliklere, büyük bir uğraşa rağmen dokuz yıllık bir süreyle esir düşerler. 9 yıl içerisinde ellerinden hiçbir şey gelmez. Çünkü kayıp büyüktür. Kimisi evdeşinden, kimisi anasından, kimisi çocuğundan, kimisi de tüm ocağından olmuştur. Ellerinden sadece bunlar gitse neyse, vatanları, Ötüken'i kaybetmişlerdir. 9 yıllık esaretin ardından Kür Şad adlı korkusuz yiğit ve 40 çerisi bu zulme daha fazla göz yumamazlar. Kendilerinden sonra gelecek bir nesil bırakmak adına, budununu kurtarmak adına aralarında plan yaparak, Çin hükümdarını devirmek isterler fakat işler hiç planladıkları gibi gitmez. Ama onlar yine de yiğitçe inandıkları uğurda şehit düşerler. Kendileri bilmese de, şehit olurken umutsuzluğa düşseler de, açık ara büyük bir zaferle amaçlarına ulaşmışlardır. ... Kitap Hüseyin Nihal Atsız'dan izin alınarak, Bozkurtların Ölümü ve Bozkurtlar Diriliyor adlı iki kitabın birleştirilmiş
1000Kitap
Bozkurtların ÖlümüHüseyin Nihâl Atsız · Ötüken Neşriyat · 20243,926 okunma
Is Kokan Zeytin Ağacı
8/10
·504 syf.·
2025 97. kitabı
İs Kokan Zeytin Ağacı Şule Avlamaz Herkese selam. Bu kitabını Şevvalciğimin önerisiyle Merveyle birlikte okuduk. Şevval de Tırpan okudu bence gayet karlı bir anlaşmaydı jshwhsjs Kitaba gelecek olursak. Kitap aşırı softtu. Karakterler, davranışları, aile ortamı hepsi çok güzeldi. Mihra'yı ayrı Yusuf Agah'ı ayrı sevdim. Birbirleriyle ilk karşılaşmaları, daha sonra sürekli tesadüfi(!) bir şekilde karşılaşıp konuşmaları. Mira'nın aile ortamı... Annesi babası, kardeşleri abisi... Hepsi o kadar güzellerdi ki.. Mihra'ya destek olmaları onun okuması için elinden gelen her şeyi yapmaları. Kitapta tek sinir bozan karakter Yasemindi. Ama onu da Elif ve Mihra tarzında yazsaydı bir tezatlık olmayacaktı. O yüzden kızdığım noktalar olsa da karakter farklılığı açısından iyiydi. Mihra ve Yusuf'a gelirsek; Birbirlerine şiir okumaları, kitap önermeleri, telsizle konuşmaları... Hepsini sırıtarak okudum Mihra 'yaaa Yusuf' diyemese de ben sürekli dedim valla shnwnsms Sonu da baya ne oluyoruz şekilde bitti. Sizi yormayan aşırı soft hissettiren bir kitap. Sadece kitabın başındaki betimlemeler bir garipti sonra ya alıştım ya da yoktu. Göz devirmek yerine kahve harelerimi döndürdüm veya gözleri kocaman açıldı yerine alt ve üst kirpikler birbirine yaklaştı şeklinde kısımlar var oraları bir garip geldi. Onun dışında gözüme takılan bir şey yoktu.
1000Kitap
İs Kokan Zeytin AğacıŞule Avlamaz · Indigo Kitap · 2023886 okunma
Reklam
Reklam