şimdi ben de yokum
ne o bankta ne de o gri şehirde
gözlerim başka renklerle buluşuyor
tenim başka ayazlara
nefesim deniz kokusuna karışıyor
o an adını unutuyorum..
gözlerin başka gözlere değiyor
tenin soğuk bir şehre
nefesin şarkılarına karışıyor
o an adımı hatırlıyorsun...
Neydi, nesine takılmıştı? Duruşuna,bakışına, el sıkışına mı?sonra sesine,konuşmasına, zekasına mı, gülüşüne mi?Boşuna!
Bir erkeğin etkisine böylesine girmiş, aşka düşmüş birinin sıfırlanmış mantığıyla yanıtlamamazdı böyle sorular.
Masadakilerin hepsi alaturka müziği seviyorlardı ve sık sık bir araya gelerek çalıp söylemekten zevk alıyorlardı.Ciha, bu tür oluşumların Ankara gibi sıkıcı bir şehirde yaygın olduğunu biliyordu