Geldik gene bi seri kitabıyla. Ben bu kitabı Adora Yağmur çok seviyo diye aldım çünkü genelde onun kitap tercihleri beni pişman etmiyo ama bu etti. Devam etmeyeceğim, beeeeelki çok uzun zaman sonra "aaa şu kitapta da nolmuştu ya" dersem bi ihtimal pdflerini okuyacağım bir seri. Eğer 15-16 yaşında okuyacaksanız kesin çok beğenirsiniz ama 30 yaşında hiç zannetmiyorum. Bi kere büyü sistemi karmakarışık, Gümüşlerin arasında o kadar çok büyücü var ki yok Taş Adamlar yok Zihin Kontrolcüleri yok Engelleyiciler yok Yeşerticiler... Bu saydıklarım onda biri bile değildir. Önüne geleni yazmış yetenek diye. Onca yetenek arasından da baş karakterin yeteneği Elektrik... Yani dicek lafım dahi yok bu avamlığa. Bi de artık benim gibi çok fantastik-distopik roman okumuş biri için bu kitabı tahmin etmek inanın hiç zor değildi ya. Gümüşlerin farklı yeteneklerini öğrendiğim anda bi Kızıl olan Mare'in de yeteneği olduğu çok barizdi. Cal'le tanıştıkları anda prens olduğunu biliyodum ve Maven'in ihanetinden daha bariz bi şey olamazdı. Bağırdı bütün kitap boyunca "ihanet edicem" diye. Okurken bir gram şok olmadım. Bi de ne alakaysa sözde Mare Cal'in annesi olan ölen kraliçeye benziyomuş bak sen ya öyle miymiş. Zaten hep öyle olur ölen kraliçe melek gibidir, bizim köyden tozun toprağın içinden gelmiş Allahın verdiği hikmetle özel yetenekleri olan kızımız öz kızı gibi benzer kraliçeye. Allah aşkına gözünün önünde ihanet edecek adamı tanımayan kraliçe mi olur ya. Demek Cal'in anası da böyle bi aveldi ki ölmüş gitmiş. Bi de Cal buna ne ara aşık oldu ya ne yaşadınız da aşık oldunuz birbirinize aşk öyle bi şey mi? Her şeyi geçtim sen bi Kızılsın, ömrün boyunca Gümüşlerin ayakları altında ezilmişsin, abilerini savaşa, ölüme göndermişsin, baban bu uğurda sakat kalmış ölümlerden dönmüş, en yakın